Yeryüzünde fesad çıkarıp sonrada ıslah ediyoruz diyenlerin aklına uyanlar, çaylarımızı da, derelerimizi de, ırmaklarımızı da, denizlerimizi de, suyumuzu da ifsad ettiler. Sonra da nasıl ıslah faaliyetine giriştiklerini ibretle izliyoruz. Sanki salih değillerdi de, sanki salih halde yaratılmamışlardı da ıslaha ihtiyaçları vardı. Kâfir aklına ve ameline uymadan önce vatanımızın her deresinden, çayından ve ırmağından gözü kapalı su içip abdest alındığına, elli yaşında olan ben şahidim. Kâfir aklına uymanın dozu arttıkça o nispette sularımız bozuldu. Kur'an'ın uyarmasına kulak tıkamamızın sonucu pis su ile karşılaştık. Açgözlü nankör kâfirlerin sermayesi sularımızla beraber sünnete uygun yaşayan bu toprakların ahalisinin hayatını ifsad etti.
Iyd" عيد Arapçada bayram demek. Bayramı hatırlattığı için "bayramlık", "bayrama ait" manasında iyde عيدة iydiye عيدية yahut ıydi عيدي olarak telaffuzu "iğde" olarak günümüze gelmiş.
Bildiğimiz "kâfir" کافر kelimesinin manası Kur'an'dan önce istimal ettiğimiz manasıyla yoktu, "çiftçilik yapan" manasına kullanılırdı. İslâm'dan sonra bambaşka bir mana kazandı. Keza mü'min kelimesi de böyledir, Müslim kelimesi de.