Şirin, Mona ve Peri…
Günahkar, İnanan ve Şaşkın.
İnanç, inançsızlık, arayış ve aşkı sağlam diliyle harmanlayarak önümüze sunulmuş güzel bir kitap. Kitaptaki karakterler sizi içine çekiyor ancak Mona'dan çok az bahsedilmesi, Peri'nin aile detayı ve 2016 akşamında işadamının evindeki davetliler yer yer sıktı diyebilirim.
"Sadece sizin gibi düşünen/konuşan insanları okuyorsanız, okumuyorsunuz demektir. " alıntısını ekleyerek okumanızı tavsiye ediyorum.
Orhan Pamuk'un okuduğum ilk romanı bu yüzden diğer kitaplarıyla kıyas yapmayarak ilginç, sarsıcı ve sürükleyici buldum. Sürekli efsanelerden bahsetmesi ara ara sıksada belli ki bize Oidipus ve Sührab'ın hikayesini unutturmaya çalışmış. Hep hatırımızda olsun ki bu kadaranı beklemiyordum diyelim. Velhasıl ben kitabı beğendim düşünmeden okuyun.
Yazarın ilk kitabına nazaran beklentiyi karşılamayan bir kitap. Anlatım, olaylar ve ruhani baskı beni yordu hızlıca bitirip kurtulmak istedim. Okumasanız da olur.
Böylesine güzel bür kitabı neden ilköğretim çağlarında okumadım diye soruyorum kendime. Kesinlikle heyecan dolu, soluksuz okunacak ve sizi dünya turuna çıkaran bir eser. Keyifli okumalar.
2.kez yarım bırakıyorum ve yarım bırakmak incelemek için yeterli midir bilmiyorum.
İlk olarak 2014 ya da 2015 te okumaya başladım ama 25-30 sayfadan öteye gidemedim. Okunması gerekenlerden diye övdükleri için bir daha denedim ama nafile sarmıyor. Bilim kurgu dediğin böyle birşey değil ya hu!
Okumazsam çok şey kaybetmem diye düşünürek okunmayı bekleyen kitaplara dönüyorum.