İnsan İslâm’ın sırat-ı müstakim diye tesmiye ettiğimiz inanç sistemini tam manasıyla idrak ettiği zaman, artık hakikat kalden hâle, sözden fiile inkılap eder. Ve o insan artık iman ve İslâm’ı söz dili ile değil, beden dili ile anlatır. O insanın çarşıda, pazarda dolaşması, alışverişe çıkması dahi İslâm’ı tebliğ olur. Zira o hilkatin gayesini anlamış, fıtratın neticesine ulaşmış ve zirveyi yakalamıştır. O insan görüldüğü vakit her hâliyle halka Hakk’ı anlatır. Çünkü halk içinde Hakk iledir.