Sevgi neydi?
Sevgi emekti, sevgi sevdiğinin canı acımasın; o üzülmesin diye kendini feda etmekti, sevgi onu her şeyiyle kabullenmekti, sevgi onu hiç bırakmamaktı, en ufak bir zorlukta çekip gitmek değil el ele her zorluğu aşmaktı...
Kitabı okuyan herkes kesinlikle filmini de izlemeli. Kitaptan sonra filmi izleyince her şeyi çok daha iyi anlamlandırıyorsunuz. İlyas ve Asel çok aşıklardı birbirlerine. İlk görüşte aşık olmuşlardı. Ama İlyas o aşkı hak eden bir adam değildi. Zorlukları sevdiği kadınla aşmak yerine kendini başka bir kadının koynuna atan basit bir adamdı. Asel ise her şeye rağmen, İlyas'ın başka bir kadınla beraber olduğunu bilmesine rağmen hep onun yollarını gözledi. İlyas'a rağmen sevdi onu hem de hiç şüphe etmedi sevgisinden. Bence kitapta Asel'in de kendini anlattığı bir yer olmalıydı. Asel'in hislerini bir de onun ağzından dinlemeyi çok isterdim. Asıl acı çeken kişi Asel'di. Giden değil kalan asıl acıyı çekendi çünkü.
Baytemir'e gelecek olursak sevmeyi de sevilmeyi de çok hak ediyor. Asel'in hala İlyas'a aşık olduğunu bilmesine rağmen bırakmadı onu; hep korudu, kolladı, hep sevdi onu. Samet'e kendi oğlu gibi şefkat gösterdi. Adam gibi adam nasıl olunur hepimize gösterdi Baytemir.
Çocukken filmi ilk izlediğimde Asel'e ben de herkes gibi çok kızmıştım. İlyas'la gitmedi diye, çocuğunu gerçek babasından ayırdı, aşkının peşinden gitmedi diye. Asel aşkını kalbine gömüp sevdiğinin elini tutmayı seçti. Çünkü bazen aşk size verilen en büyük ceza oluyormuş. İnsan büyüyünce, bir şeyleri deneyimleyince anlıyormuş gerçekleri. Asel İlyas'la gitseydi ne olurdu? İlk başlarda yine çok güzel olacaktı her şey. Peki ya sonra? İlyas eski haline geri dönecekti. Kafa dağıtmak için başka kadınlara gidecekti ya da Asel'i görmezden gelip ona kötü davranacaktı. Samet'e