Puan vermedi·160 syf.··
2026 10. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 22:45
Selamlar, Bugün, okudukça kalbime dokunan, vicdanımı sızlatan ve beni uzun uzun düşündüren bir kitapla geldim. Başlığından konusu açıkça anlaşılsa da, içeriğiyle beni kendine çeken bu eser hakkında birkaç şey paylaşmak istiyorum. Kudüs. Gazze. Filistin… Bu isimleri duyunca hepimizin zihninde benzer görüntüler canlanmıyor mu? Masum siviller, yıkılan hastaneler, okullar, acılar… Öte yandan Türkiye’de yıllardır sıkça duyduğumuz bir söylem de var: “Araplar bizi sattı, onlar da topraklarını sattılar,bunlar hakkedildi..” Peki gerçek hangisi? Tarih tektir. Yaşananlar tektir. Gerçek de tektir. Okuyan, araştıran ve sorgulayan biri için Filistin’in tarihi, Osmanlı ile olan ilişkileri ve kendi topraklarını koruma mücadelesi bugünkü ile aynıdır. Peki bu kitap bize ne anlatıyor? Yazar şu ifadeyi kullanıyor: “Gazze düşerse Filistin düşer. Filistin düşerse bütün İslam dünyası düşer. Arz-ı Mev’ud’un Türkiye’nin güney sınırlarını da içerdiğini belirtelim.” Kitap ayrıca bu mücadelenin farklı aktörlerine de değiniyor. Hamas’ın kuruluş sürecinden, Ebu Ubeyde gibi isimlere kadar birçok konuya yer veriliyor. En çok dikkatimi çeken isimlerden biri ise, soykırım sonrasında doktorluğu bırakıp karikatürleriyle yaşananları dünyaya anlatmaya çalışan Alaa Allagta oldu. X hesabındaki biyografisinde şu ifadeler yer alıyor: “Tıp ile çizgi arasında. Vatanımızdaki yara, bedenimizdeki yaradan daha büyüktür. Bu yüzden küçük yarayı bırakıp büyük yarayla ilgilenmek gerekli oldu.” Hâlâ aktif olarak üretmeye devam eden bu sanatçıyı takip etmenizi tavsiye ederim.
KudüsMustafa Özel · Muhit Kitap · 20255 okunma
10/10
·313 syf.··
2026 23. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 21:33
Muazzam bir serinin son kitabı. Okumaya başlarken beni bu kadar etkileyeceğini asla düşünmemiştim ama çok yanılmışım.. Filistin davasını ayrıntılarda boğmadan, olduğu gibi aktaran, her sayfasında tarihin gerçekleriyle bizi yüzleştirip siyonist Yahudilere ve İngiliz zalimlere olan kinimizi tazeleyen bir başyapıt. Son zamanlarda Filistin'i anlatmak için (!) yazılan sözde aşk kitaplarından sonra ilaç gibi geldi. Okuma listenize muhakkak eklemenizi kesinlikle tavsiye ediyorum. 'Biliyoruz' diye geçiniyoruz ama aslında tarihten o kadar bihaberiz ki... Kitabın her sayfasında bunu anlayıp kendinizden utanıyor ve öğrenmek için çaba sarf etmeye başlıyorsunuz. Kıymetli yazarımızın en sonda yazmış olduğu hasbihali çok duygusaldı. Başka eserleri çıktığı an hiç düşünmeden alacağım inşallah.
Yaralı MihrapKıyamoğlu Sancaktar · Dila Yayıncılık · 20264 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·104 syf.··
2026 54. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 15:55
Merhaba, bugün sizlere 𝕭ü𝖞ü𝖙𝖊ç 𝕰𝖐𝖎𝖇𝖎 kitabının yorumu ile geldim Çocukların merakla okuyacağı eserleri tercih edenlerdenseniz bu eser tam onlar için Burak'ın meraklı gözleri gözleri kapıda öğretmenin gelmesini bekliyordu. Yerinde heyecandan duramıyor,sürekli zıplıyordu. Selim Öğretmen, içinde dünya şehirlerinin isimleri olan bir etkinlik hazırlamış adına da Bir Dünya Kavanoz adını vermişti. Çocuklar gruplarını oluşturmuştu ve her hafta sırası gelen grup kavanozdan bir şehir seçiyor, araştırmalar yapıyorlar, sınıfta anlatımını gerçekleştiriyorlardı. Bu hafta sıra 𝐁ü𝐲ü𝐭𝐞ç 𝐄𝐤𝐢𝐛𝐢'ndeydi. Meryem, Burak ve Yiğit.. Meryem, kavanozdan bir kağıt aldı ve çıkan şehir Kudüs idi. 𝐁ü𝐲ü𝐭𝐞ç 𝐄𝐤𝐢𝐛𝐢 hazırlıklarını yapmışlardı. İlk önce kütüphanede, sonrasında İnternette ve sonrasında müzede araştırmalar yaptılar. Müzede araştırmalar sırasında görevli kişi yardımcı olurken, kubbenin içindeki taşı göstermişti. 𝐁ü𝐲ü𝐭𝐞ç 𝐄𝐤𝐢𝐛𝐢, bu taşı oldukça merak etmişlerdi ama müze kapanmak üzere olduğu için bilgiler yarım kalmıştı. Bakalım, 𝐁ü𝐲ü𝐭𝐞ç 𝐄𝐤𝐢𝐛𝐢 araştırmalarını tamamlayabilecekler miydi? Her çocuğun, Kudüs'ü bilip, tanıması gerekiyor Oldukça kıymetli ve bizler için önemini kavramalarını sağlayacak harika bir eser Hadi o zaman 𝐁ü𝐲ü𝐭𝐞ç 𝐄𝐤𝐢𝐛𝐢'ne eşlik etsinler Kitapla ve sevgiyle kalın
Büyüteç EkibiMeryem Aksa · Okur Çocuk · 20262 okunma
Puan vermedi·184 syf.·
2026 90. kitabı
Tam 40 yazıdan oluşan bir kitap. Şabattan Nekbe'ye özelde Kudüs, genelde ise Filistin-İsrail meselesine dair yazılar. Benim için çok öğretici bir okuma oldu. Çoğu meseleyi yeni öğrendim. Hatta her yazıdan pek çok yeni bilgi öğrendim, diyebilirim. En temel şeylerden bile o kadar bihaberiz ki. Konuya ilginiz varsa başlangıç için güzel bir seçim olabilir. Sonrasında kitapta önerilen okuma listesiyle de devam edebilirsiniz. Sadece okuyup geçmemek, az da olsa not almak okuma sürecini daha verimli hâle getiriyor. Çoğunlukla sembolik olsa da her yazı için kısa notlar almaya çalıştım. Yazıyı okuduğumun ertesi gününde tekrar o yazıya göz atıp not aldığım için her konuyu az çok tekrar etmiş de oldum. Bir de yapay zekaya o yazıyla ilişkilendirdiğim çizimler yaptırdım. Hem ertesi gün tekrar hem görsel oluşturma, öğrenme sürecimi perçinledi; başlangıç düzeyinde de olsa disiplin kazanmamı ve 40 gün boyunca istikrarlı olmamı sağladı. Benim için özel bir kitap oldu bu yüzden. Gazze ile beraber okudum, o henüz bitmese de... Benzer konuların işlenmesi ve bazen tam da aynı konunun aynı günde ya da önceki/sonraki gün denk gelmesi güzeldi. Bu alanda okumalar yapmak insana çok şey katıyormuş ve bundan daha önemlisi gerekli de. Bu tip okumalarda benim için başlangıç ve dönüm noktası Şam'a Dönüş olmuştu. Ama hocamın hediyesi olmasa çok ilgi göstereceğim bir kitap değildi. Bu kitap da Taha Kılınç'ın Kudüsten Kaşgara seminerinde hediye edildi. Kısaca tavsiye edebileceğim bir kitap. Bence okuyun ya da en azından imkân bulduğunuzda kitaplığınıza ekleyin, zamanı geldiğinde okursunuz. :)
Kudüs YazılarıTaha Kılınç · Ketebe Yayınları · 20242,481 okunma
Uzaktan Sevmek Kudüs
7/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2026 00:00
Bazı kitaplar sizi ismiyle çağırır. Kayıtsız kalamaz mutlaka kitap raflarından alıp en azından bir bakınırsınız. Derya Şafak’ın Uzaktan Sevmek Kudüs kitabını elime aldığımda, sadece bir roman okuyacağımı değil, ruhumun derinliklerinde bir sızıya dönüşen o kadim şehrin tozlu sokaklarında bir vefa yolculuğuna çıkacağımı biliyordum. Bu kitap, benim için sadece kâğıttan bir eser değil; Kudüs'ü doğrudan görmese de onu kalbinin en derin köşesinde hissedenlerin, ecdadın mirasına duyulan o büyük özlemin bir yansıması oldu. Okurken içimden şu mısralar geçti: "Girmeden tefrika bir millete düşman giremez. Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez!". İşte yazar, silinen hafızalarımıza inat, "kim olduğumuzu" hatırlatmak ve zalimin zulmünü yanlarına kâr bırakmamak için bu satırları kaleme almış. Ben de bu satırları, hırsızın ev sahibine baskın çıktığı bu düzende, kendi ismim, cismim ve insicamımla o sokaklarda yeniden var olmak için okudum. Kitaptaki Muzaffer, Merve Lina ve Burak karakterleri benim için çok özel bir yere sahip. Yazar, Asr suresini bilen iki gencin ismini bu karakterlere vererek, aslında isimlere karakterleri değil, o güzel isimlere Kudüs bilincini yüklemiş. Burak zaten evvelden Kudüs yolcusuydu; bizler de onun gibi o kutlu emanete sahip çıkacak olan "Burak Ordusu" nun birer neferi olduğumuzu bu sayfalarda yeniden idrak ettik. Kitabın her satırında bir özür ve bir söz var: "Aksa'nın şanlı yiğidi! Affet!.. Sana özgür Kudüs'ü miras bırakmak yerine, Kudüs'ü özgür kılmayı miras bıraktığımız için...". Biz şikâyet etmiyoruz; biliyoruz ki bu toprakların imtihanı Peygamberlerin imtihanı gibi ağırdır. Yusuf gibi kuyuya atılsak, Yakup gibi ihanete uğrasak, hatta Zekeriya gibi biçilsek de bedeller ödeyerek direnmeye devam ediyoruz. Peygamber Efendimizin sırtına deve
Roman
Uzaktan Sevmek KudüsDerya Şafak · Gülhane Yayınları · 202512 okunma
Puan vermedi·80 syf.·
2026 1. kitabı
Francis Bacon’ın "Yeni Atlantis" (New Atlantis) eseri, hem felsefe tarihi hem de bilim kurgu/ütopya edebiyatı için tam bir dönüm noktasıdır. Kitabın adı zaten doğrudan Platon’a (Eflatun) bir naziredir. Platon, Timaios ve Kritias diyaloglarında Atlantis adında, lüks ve kibir yüzünden tanrılar tarafından cezalandırılıp sulara gömülen muazzam bir uygarlıktan bahseder. ​Bacon bu esere "Yeni Atlantis" diyerek Platon’a şu mesajı gönderir: ​"Senin Atlantis’in gücünü, zenginliğini ve bilgisini kibre, savaşa ve sömürgeciliğe alet ettiği için helak oldu. Benim 'Yeni Atlantis'im ise bilgiyi Allah korkusuyla ve insanlığın hizmetinde kullandığı için ayakta kalacak." *** Roman, Peru’dan yola çıkan bir geminin Pasifik Okyanusu’nda kaybolmasıyla başlar. Azıkları tükenen, hastalıktan kırılan ve ölümün eşiğine gelen mürettebat, kendilerini haritalarda hiç görünmeyen gizemli bir adanın açıklarında bulur. ​Gemicilerin ulaştığı adanın adı Bensalem’dir. Bu isim rastgele seçilmemiş, İbranice iki kelimenin birleşiminden oluşturulmuştur: ​Ben: "Oğul" anlamına gelir. ​Salem (Şalem/Selam): "Barış" veya "Kudüs" (Yeruşalim) anlamına gelir. ​Yani Bensalem, kelime anlamıyla "Barışın Oğlu" veya "Yeni Kudüs" demektir. *** Gemiciler adaya yanaşmak istediklerinde, diğer klasik ütopyaların aksine vahşi bir dirençle karşılaşmazlar. Aksine, son derece organize, temiz, dindar ve yardımsever bir halkla karşılaşırlar. Kendilerine hemen ilaç, yiyecek ve kalacak yer (Yabancılar Evi) sağlanır. ​Bacon burada okuyucuya ilk mesajını verir: İdeal bir toplum, yabancıya korkuyla değil, kurumsallaşmış bir merhamet ve düzenle yaklaşır. *** Adanın kalbinde olan bilim merkezine Süleyman Evi (Solomon's House) denir. Kitapta adanın eski krallarından Solamona’nın bu merkezi kurduğu ve buraya İsrail Kralı Hz.
Yeni AtlantisFrancis Bacon · Maya Kitap · 20243,407 okunma