"Kalp temizliği" diye adlandırılan olgu her Müslümanın niteliğidir. Fakat bu olgu hayattan kovulmuş soyut bir nitelik diye algılanamaz.Kalp temizliği gereklidir ama yeterli değildir. Ne var ki, Müslümanca yaşama ve Müslümanca düşünme tarzının yanlış bir düzleme oturtulması yüzünden günümüzde kalp temizliğini yeterli sayanlara rastlanabilmektedir.
İslâm ahlâkı dediğimiz husus, alışverişinde doğru davranmak, yalan söylememek vb. gibi noktalara münhasır kılınamaz. Bunlar gereklidir. Fakat ahlakımızın sadece belli bir kesitini oluştururlar. İslâm ahlâkı, aynı zamanda ibadetlerimizin de eksiksiz yerine getirilmesiyle bütünlenir.
Batı uygarlığında geçerli olan bu tür ayrımların İslâmda yeri yoktur. Batıda dindışı bir ahlâkın sözünü etmek mümkündür, fakat İslâm'da dindışı bir ahlâk nasıl yaşanır?
"Demek ki, kötü bir dünyada iyi bir müslüman olarak kalabilmem için kötülüklerin ortasında bile benim namaz, oruç gibi ibadetlerimi yerine getirebilmem, faiz, fuhuş gibi yasaklardan kaçınmam yetmiyor.
Aynı zamanda kötülüklerin ortadan kaldırılabilmesi için mücadelede bulunmam gerekiyor, aksi taktirde kötü bir dünyada sayılmayacak kadar çok, iyi Müslümanın bulunduğunu söyleyecektik, ama bu kadar iyi Müslümanın yaşadığı bir dünyanın nasıl olup da iyi olmadığını izah edemeyecektik."