Puan vermedi
KIZIL GECE 2 / Duru Mavi "Neden güçlü olmak hep biz kadınlara düşüyor?" Merhabaaalar, Kızıl Gece serisiyle tanışmam geç oldu ama güç olmasın diyerek bir çırpıda iki kitabı da okudum. Oldukça keyifli bir seriydi, ben yazarın kalemini çok sevdiğim için seriye karşı çok ılımlıydım. Aksiyonu çok, düşmanlar zaten cuma günleri cami önünde hayır toplayan teyzeler gibi her yerden oluk oluk geliyor. Yani kitabı okurken sıkılmaya hiç vaktiniz olmayacak. Bu arada serinin ikinci kitabı bu arkadaşlar yanlış hatırlamıyorsam üçüncü kitabı da gelecek. Türk yazarlarımızdan böyle fantastik evrenler okumak müthiş üstü müthiş. Bu cümle biraz devrik olmuş olabilir ama yazarımızın kurduğu evren hiç devrik değil, okuyucuyu içine çeken bir fantastik dünya. Ben özellikle fantastik kurgularda, evrenin tadını çıkarmayı seviyorum. Yazar karakterlere odaklandığı kadar evreni de bize aktarmış. Canım Rozelin, bu kız başını kuma gömmeli bence yoksa başına gelecekler asla bitmeyecek. Annesi bir an önce torun istiyorum demiş gibi kız bir anda habersiz hamile oldu. İlk kitapta bunları görmüştük. Bu kitapta beni şaşırtan şey yine kızın hiç bilmediği bir evrende bir sürü düşmanının olması. Hamileler strese girmemeli derler ya işte Rozelin için dememişler sanırım. Ne alaka nasıl hamile kaldı derseniz o kısmı ilk kitapta işledik, oraya gönderiyorum sizi. Çünkü bu kitapta bebek her an gelebilir belki de gelmiştir. Biran, erkek karakterimiz. Kafası karışık bir karakter bence tabi ona da hak veriyorum lakin bu evrende yaşıyorsun sen yani şaşırmaman lazım be adam. Biran’ı sevdiğim kadar Timur’u sevmedim. Bu adama karşı biraz mesafeliyim arkadaşlar. Çok içten pazarlıklı geliyor bana.
Kızıl Gece 2DuruMavii · Epsilon Yayınevi · 0143 okunma
10/10
·430 syf.··
2026 22. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 16:46
Afganistan’da yakın tarihteki dahili ve harici çatışmaların içinde evlilik dışı bir çocuk olarak dünyaya gelen Meryem ve savaşta ailesini, sevdiği adamı kaybedip Meryem’e kuma olarak giden Leyla’nın zamanla bir anne-kız, dost , yoldaş olup üzerlerine çöken o yoksun, acımasız ve kan revan hayattan kurtulma mücadelesini anlatan, sarsıcı bir kitap, Bin Muhteşem Güneş. Okurken kaç kere ağlamamak için kitaptan yüz çevirip başka yana baktım hatırlamıyorum. Tabi savaşın hüküm sürdüğü bir coğrafyayla kıyaslanmaz ama Meryem ve Leyla’nınkine benzer yaşamları, onlara reva görülen yalnızlığı, önemsizliği, çaresizliği burada, Anadolu’da kendi gözlerimle görmüş olmak belki de beni bu radde etkiledi. Küçük yaşta zorla büyütülmüş, alınıp-satılmış, bir eşyadan farklı görülmemiş, şiddetin her çeşidiyle sınanmış kadınlar… Gücünü kadın ve çocukları ezmek için kullanan erkeklerden en hafif tabiriyle nefret ediyorum. Fakat Leyla’nın da hiç vazgeçemediği gibi ben de bir gün masum kadınların, çocukların zulme uğramadığı bir dünya umut ediyorum. Ve kalbinin ta orta yerinden öpüyorum Meryem co.
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,6bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·512 syf.··
2026 34. kitabı
Mehsa ~ Firuze Selam ballarıım bugün size Mardin rüzgarları esen bu güzel kitapla geldim konusu Yıllar önce baş karakterimiz Ezra'nın babaannesi Arjin Koçak büyük bir sevda ile Rohat Saruhan ile evlenir. Evlilikleri çok güzel giderken bir sorun çıkar. Saruhanlar ile Eraslanlar arasında kan davası vardır. Bu dava ya berdelle ya kuma ile sonuçlanacakken bir şekilde kuma ile sonuçlanır ve Arjin'e kuma gelir. Bunun acısına dayanamayan Arjin, meydanda içi yana yana büyük bir ah eder ve beddua eder. Der ki, "Hiç bir Koçak, Saruhan'a yar olmasın. Hiç bir soy kız çocuğu olmasın olanlar şanslı saysın kendini." Arjin'in ettiği bu ah istemeden bir felakete yol açar. Bir lanet gibi tüm sülaleyi sarar ve iki ailede birbirine kız alıp vermeye çok korkar, ya kız çocukları hiç olmaz ya da olanlar erkenden ölür. Biz Firuze Koçak ile Ezra Saruhan'ın imkansız aşkını okuyoruz. Birleşmeye çalışırken çektikleri acıları. yorumum Kitabı baştan aşağı çok sevdim. Ben Mehsa'nın kalemine Mıh'tan aşinaydım. Şimdi kalemini ayrı bir geliştirdiğini düşünüyorum. Ezra, özel yetenekli bir insan ve mücevher tasarımcısı. Tasarımları o kadar iyi ki saf yeteneği ile tüm dünyaya duyurdu adını. Kitapta özel taşlarla ilgili hikayeleri okumauı da çok sevdim. Mehsa'nın kaleminde bunu da çok seviyorum. Mesela Mıh serisindeki baş karakter sayesinde çiçeklerin bitkilerin hikayelerini; Firuze serisindeki baş karakter sayesinde taşların hikayesini okuyoruz çok hoş‍ Firuze ise avukat. İstanbul'da çalışıyor çok tatlı bir de arkadaşı var Sahra. Onu da Baranla yapıyoruz Firuze son yıllarda tehdit grödüğü için sevdiklerine ihanete zorlanmış. Acısı çok. O anları okurken bende çok duygulandım Genel itibariyle yan karakterleri de sevdim hepsinin ayrı bir havası var tam Mardin gibi hissettiren çok güzel bir kitaptı.
Firuze 1 - Kehribar AteşiMehsa · Ephesus Yayınları · 202654 okunma
Firuze Kehribar Ateşi Kitap Yorumum
10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2026 60. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 00:42
"Her yara kabuk bağlar derler ama bazı yaralar sanki kalp için yaratılmıştır… Onunla da olmuyor, onsuz da… " ‎ ‎Merhabalar canlarım ‎ ‎Ben geldim ve bugün sizlere daha önce MH serisiyle kalemiyle tanıştığım Mehsa'nın, beni ilk sayfadan itibaren içine çeken yepyeni kitabı Firuze: Kehribar Ateşi ile geldim. ‎ ‎Seneler önce birbirlerini çok severek evlenen Arjin ve Rohat, aşiretin ve çevrelerindeki insanların baskısı yüzünden çok büyük bir yara alıyorlar. Rohat, deliler gibi sevdiği karısı Arjin'in üzerine kuma getiriyor. Arjin ise yaşadığı acılara daha fazla dayanamıyor. Hamileliği sırasında son derece zorlu bir doğum geçiriyor ve üç gün üç gece suda kaldıktan sonra büyük bir lanet savuruyor. ‎ ‎"Bir daha bir Koçak, bir Saruhan'ın yari olmayacak ve onlardan dünyaya çocuk gelmeyecek…" ‎ ‎Ancak o an, bu lanetin yıllar sonra Firuze ve Ezra'nın hayatını altüst edeceğinden habersiz. ‎ ‎Bir kadın düşünün… Kız kardeşinin başına gelenlerin intikamını almak istiyor ve bunun için sınırlarını zorlamaya hazır. Üstelik bu kadın bir avukat: Firuze Koçak. ‎ ‎Firuze, gözü gibi sevdiği kız kardeşi Dildar'ın yaşadıklarından sonra hem yıllardır sevdiği adamdan hem de yaşadığı şehirden büyük bir ihanetle ayrılıyor. Ta ki üç yıl sonra Arjin Saruhan tarafından geri çağrılana kadar… ‎ ‎Mardin'e gitmesine on gün kalmışken beklenmedik bir şekilde erkenden dönüyor ve bir daha asla karşılaşmayacağını düşündüğü imkânsız aşkı Ezra Saruhan ile yolları yeniden kesişiyor. ‎ ‎Ama aralarında çok ağır bir cümle var: ‎ ‎"Bir daha gözün gözüme değmeyecek." ‎ ‎Ezra, ilk başlarda Firuze'nin yüzüne bile bakmıyor. Fakat zaman geçtikçe Firuze'nin davranışlarındaki gariplikleri ve Mardin'e geliş sebebini sorgulamaya başlıyor. Geçmişin sırları birer birer ortaya çıkarken bakalım Ezra, Firuze'yi
Firuze 1 - Kehribar AteşiMehsa · Ephesus Yayınları · 202654 okunma
KEŞKE BİR ERKEK EVLADIM OLSAYDI…
7/10
·56 syf.··
2026 11. kitabı
“ KEŞKE BİR ERKEK EVLADIM OLSAYDI DA, ÜZERİME KUMA GETİRİLMESEYDİ “ Zübeyde hanımla kitabını tanıtırken tanışma şansımız oldu. Urfa’nın Akçakale ilçesinde yaşanmış gerçek bir yaşam öyküsü… Bir kahve molasında bitecek ama yüreğinizin sızısı bitmeyecek. Hayat herkese eşit şanslar sunmuyor maalesef, Zübeyde hanım da şansın sonradan güldüğü kadınlarımızdan biri. 14 yaşındayken yazdığı öyküyü şimdilerde basabilme şansı olmuş. Tavsiye ederim
Bir Ömrün Sessiz Çığlığı: SalihaZübeyde Işıkakdoğan · Eora Yayınları · 20263 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2026 16. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 15:43
Bir gün yeniden Ayşegül Devecioğlu okumak kaçınılmazdı sanki. evet, çünkü Kuma Daireler Çizen kitabı, böyle olmamasını imkânsız kılıyordu. Bu yüzden, Anatomi Dersi kitabını okumayı seçtim. Kitaptaki altı öykü, öncelikle yazarın kaleminin ne kadar iyi olduğunu gösteren çok nitelikli örneklerle dolu. İlk dört öykü muazzam, özellikle Siyah Moli, kitabın zirvesi ve ayrıca önceki iki hikâyeyi düşündüğümüzde yazarın nereye yöneleceğinin ilk işareti de bu hikâyede görülebiliyor diyebiliriz. Bu dört hikâye eğer kitap sonuna dek devam edebilirse Tahsin Yücel'in Komşular kitabı kadar müthiş bir okuma zevki verecek bize diye düşündürdü önce. Ancak Devecioğlu Siyah Moli'den itibaren ama özellikle bu hikâyeden sonra rotasını değiştiriyor. "İlginç" yazmak, yazabilmek; ilgi çekici hikâye konuları bulabilmek iyi bir şey olabilir, öyledir, ama sonuçta bir kitabın tamamının aurası, atmosferi, bütünlük hissine bu yeni seçimlerin, yeni konuların, taşlamaların vd iyi oturup oturmadığına da bakmamız gerekir. Bence yazar 4. hikâye ile birlikte seçtiği bu yeni yolun hakkını onları anlatabilmek anlamında veriyor ama kitabın ilk üç öyküsünün derinliği, niteliği ve lezzetinin yanına değil uzağına bile ulaşamıyor bu hikâyeler .Baş Daima Dik Olmalı hikâyesi inandırıcı olamaması anlamında ilgi çekici bir hikâye, zorlama ve bunu çok belli ediyor, bunun bir sebebi bence kendince bir polisiye muammaya tutunmuş olması. Son iki hikâyede de artık bu çizginin sürdüğünü görüyoruz. Böylece Anatomi Dersi kitabı iki ayrı lezzet barındıran, iki ayrı kitap tadı veriyor. Son üç öyküde sadece Baş Daima Dik Olmalı ilk üç öyküye yakın bir yerde duruyor. Yazarın bu seçimi neden yaptığını bilmiyorum, anlamadım açıkçası; ama kendi adıma, kitabın tadını bozan, vasat hikâyeler bunlar. Daha doğrusu; bu hikâyeler
Anatomi DersiAyşegül Devecioğlu · Metis Yayıncılık · 2022137 okunma