8/10
·376 syf.··
2026 50. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 11:46
Çağdaş Bayraktar'ın anlatımıyla ses bulan Deniz Üstü Köpürür sadece Tuğamiral Cem Aziz Çakmak'ın hayatını değil, günümüze kadar uzanan kumpas davalarının da kronolijisini ele alıyor. Adaletin emperyalizme teslim edilişinin, Kalkınmanın kurum ve şirketlere satılışının, Particiliğin cemiyetçi çetelere dönüşünün süreçlerini adım adım anlatıyor. Emperyalizmin ayak seslerini ilk duyanlardan olan Amiral Cem Aziz Çakmak'ın Bağımsız Türkiye mücadelesini okurken aynı zamanda, islamcı siyasetin, laikliğe saldıran örgütlerin, emperyalizme açılan kapıların adalet ve orduyu yıkışını, Kemalist fikirlerin cezalandırılışını, vatana ihanet eden komutan ve siyasetçilerin vatan mücadelesindeki ordu mensuplarına yaşattığı zulümlerin arşivlerini de öğreniyoruz. Görev süresi boyunca ailesine duyduğu özlemine, çocuklarının kaçırdığı günlerinin eksikliğine vatan sevgisinde teselli bulmaya çalışan Cem Aziz Çakmak'ın fedakarlık ve başarılarının karşılığı zindanlara atılma ve hayatına mal olan hastalığı oluyor. Çakmak ailesinin en yakınlarından biri olması nedeniyle Çağdaş Bayraktar, yaşananları en şeffaf ve en gerçek haliyle anlatabiliyor. Sadelikle ama dolu dolu yazılmış satırları bazen hüzünle, bazen öfkeyle, bazen de buruk bir tebessümle okudum. Herşeye rağmen gerçeği yazma cesareti gösteren gazeteciler, tarihin karanlığını gün yüzüne çıkaran tarihçiler ve en önemlisi milletin azim ve kararlılığı oldukça hiçbir kumpasın gücü Bağımsız ve Laik Türkiye Cumhuriyeti'ni yıkmaya yetmeyecektir. Tarih direnenleri yazacaktır ve bizlerin mücadelesi bitmeyecektir... Cem Aziz Çakmak'ın dizeleri öğüt olsun, umut olsun bizlere... Ama! Sakın unutmayın geleceği Karanlığa teslim etseniz de bugünleri, Sonsuz değildir iblisin bile geceleri Yüreklerdeki özgürlük ateşi, Yakacaktır hainleri ve korkarak
Deniz Üstü KöpürürÇağdaş Bayraktar · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20267 okunma
"Kandırıldık" diyenlerin İhanetini Unutmayacağım
9/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 19:16
Lise yıllarımın son zamanlarında (2009 - 2010) akşam haberinde altyazılar artık standart hale gelmiş "Ergenekon-Balyoz davalarında ... dalga" şeklindeydi tek farklılık yapılan gözaltı operasyonları 'dalgasının' numarasıydı. (O dönem unutmadığım diğer olay da -One Minute- e giden süreci başlatan Mavi Marmara gemisi saldırısıydı) Evde denk geldiğim Posta gazetesinin ilk sayfa manşetinde birçok üst düzey rütbeli asker için "müebbet hapis.....bilmem kaç yıl ceza...." haberi vardı, suçları ise Ayasofya ve Sultan Ahmet camilerini bombalama planı, Deniz Müzesi bombalı eylem planı vs O gün ne kadar küfür ettiğimi, hınç duyduğumu hatırlıyorum, o askerlere. (Medya ile vatandaş nasıl aldatılır ın örneği olmuştum) 2010 da Üniversiteye başladım hala bu davalar devam ediyordu. Birgün metrobüste küçük tartışma esnasında bir gencin "bizim genelkurmay başkanımız içeride yatıyor siz ne diyorsunuz...." şeklinde tepki vermişti. (Kastettiği İlker Başbuğ idi) 1. Sınıfta Atatürk İlke-İnkilapları dersini veren emekli asker Necati Ulunay Ucuzsatar hocamız da kendisine "sizi çağırmadılar mı ifadeye...." diyenleri, kendisine olan yaklaşımın değiştiğinden bahsederdi dersinde. 2019 yılında bu Ergenekon-Balyoz davaları meselesini daha iyi öğrenmem gerekiyor diye düşündüm çünkü birçok yerde geçiyor (içeri atılan asker ve sivil insanlar beraat ettiler) ve bilgisiz savunmak istemiyordum. Erol Mütercimler'i daha üniversite yıllarımdan biliyordum, onunda bu dava da yargılandığını ve üzerine de "Büyük Kumpas Ergenekon" kitabını yazdığını görünce ilk olarak o kitabı inceledim. Kitap bittiğinde (evet tek kitap ve diğer tüm bilgi eksikliklerim ile, ön yargılarımla) mevcut iktidar ve uzun yıllar el ele yol yürüdükleri Gülen cemaatine kinim 1000 kat daha artmıştı. Sene 2026 olmasına rağmen hala hem 1960
Kardak'ta Kahraman Hasdal'da EsirAli Türkşen · Kaynak Yayınları · 201376 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
6/10
·464 syf.··
2026 24. kitabı
Selamlarr, Kitap son derece absürt ve rahatsız ediciydi. Ana karakterler de çok yüzeyseldi özellikle de çatlak kızımız Dallas. Kitabı sevip sevmeme arasında çok kararsızım. İlk 200 sayfa özellikle çok iyi gitti ama sonra sürekli tekrar eden kaçma kovalamaca oyunu beni sıktı. Ben çatlak kadın karakterlere bayılırım bu sebeple Dallas’ı da sevmiştim fakat hayat amacı olmaması beni rahatsız etti ve karakter derinliği olmaması kitabı çok düşürmüş. Dallas bulunduğu kapalı cemiyet dolayısıyla babasının bulduğu zengin bir adamla nişanlıdır. Bir gün bir partide ise boğazına olan düşkünlüğünden dolayı Romeo ve arkadaşlarının bulunduğu masadan kurabiye aşırırken Romeo ile karşılaşır. Fakat Romeo beyaz atlı prens değildir ve Dallas’ın nişanlı olduğu kişiyi duyunca Dallas’a kumpas kurar ve herkesin içinde onu ayartır. Cemiyet çok dindar olduğu ve Dallas’a dokunduğu için nişanın bozulmasını sağlar ve kendisiyle evlenmeye zorlar. Amacı Dallas’ın nişanlısından intikam almaktır. Daha sonra ise Dallas ile Romeo arasındaki evlilik hayatını okuyoruz fakat ben genel olarak sıkıcı buldum. Kitabı yükselten kısımlar kesinlikle Romeo ve arkadaşlarının mesajlaştığı ve Romeo ile dalga geçtiği kısımlardı. Bir de Romeo ne kadar öküz olsa da karısı için çabaladığı kısımlar çok tatlıydı. Örneğin Dallas hasta olduğunda en sevdiği kitap serisinin yeni kitabı çıktığında onun yerine gidip alması, çocuk istemediği halde Dallas istiyor diye artık sıcak bakması gibi olayları ben çok beğendim. Aralarındaki ilişki çok bodozlama oldu, daha yavaş yavaş yedirilip daha güzel sunulabilirdi. Böyle aralarındaki ilişki bana pek geçmedi. Kitabın potansiyeli vardı fakat anlattığım durumlardan dolayı kitabın temposu çok düşük kaldı. Ama buna rağmen kitap kendisini okutturdu ve yakın arkadaşlarının ana karakter
Karanlık Romeo’mL. J. Shen · Olimpos Yayınları · 2023918 okunma
9/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 19:44
Bir Dava, Ayhan Geçgin tarafından yazılmış, bireyin iç dünyasıyla toplum arasındaki gerilimleri ele alan bir romandır. Roman, ismi verilmeyen bir anlatıcının hayatına odaklanır. Anlatıcı, sıradan bir yaşam sürerken giderek içsel bir huzursuzluk yaşamaya başlar. Toplumla olan bağları zayıflar, insanlarla iletişimi yüzeyselleşir ve kendini yalnızlaşmış hisseder. Bu süreçte kendi varoluşunu, hayatın anlamını ve çevresindeki düzeni sorgulamaya başlar. Zamanla anlatıcının zihinsel ve duygusal durumu daha karmaşık hale gelir. Gerçeklik algısı bulanıklaşır; yaşadıkları ile düşündükleri iç içe geçer. Roman boyunca dış dünyada büyük olaylar olmaz, asıl “dava” anlatıcının kendi içinde verdiği mücadeledir. Bu mücadele, kimlik arayışı, yabancılaşma ve varoluşsal sorgulamalar etrafında şekillenir. Klasik bir olay örgüsünden çok, bireyin iç dünyasına odaklanan, yoğun ve felsefi bir anlatım sunar. Anlatıcının kesin bir çözüme ulaşmaması, romanın açık uçlu ve düşündürücü yapısını güçlendirir. Günümüzdeki kumpas davalarında biraz tanıdık geliyor. ABD'da yaşayan aslı'nın annesinden gelen telefon ile gelişen olaylar silsilesini okuyoruz.
Bir DavaAyhan Geçgin · Metis Yayıncılık · 2019192 okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2024 1. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2024 00:21
Kitap, Ali Türkşen’in SAT komandosu olarak aldığı zorlu eğitimlerden Kardak Kayalıkları’ndaki görevine ve ardından kumpas davaları sürecinde yaşadığı hapis hayatına kadar geniş bir süreci kapsar. Yazar, en karanlık zamanlarda bile insanın ayakta kalmasını sağlayan içsel motivasyonu kendi hayat tecrübeleri üzerinden anlatır.
Asla Vazgeçme AslaAli Türkşen · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2020323 okunma
Puan vermedi·240 syf.·
2026 261. kitabı
Türk edebiyatının önemli şairi Nazım Hikmet'in 1938 yılında tutuklanması ve sonrasında 14 yıl süren hapis cezasına çarptırılmasıyla sonuçlanan süreci hukuki belgelerle anlatan bir inceleme eseridir. , Kemal Sülker ''in kaleminden okuduk Nazım'a Kurulan Kumpas 'da öne çıkan temel noktalar şunlardır: Hukuk Katliamı: Nazım Hikmet Nazım Hikmet Ran 'in evinden tutuklanarak götürülmesi ve sonrasında gelişen süreçte nasıl bir "hukuk katliamı" yaşandığı gözler önüne serilir. Şairin en yakın dostlarından biri olan Kemal Sülker, Nazım Hikmet'e kurulan kumpasın tanıklarını, belgelerini ve mahkeme tutanaklarını detaylı bir şekilde analiz eder. Adaletsiz Yargılama: 28 yıl hapis cezasına çarptırıldığı davanın, hukuki normlardan uzak, planlı bir tertip olduğu iddia edilir. İçerik: Kitap, Nazım Hikmet'in nasıl yargılandığına ve mahkûm edildiğine dair dönemin belgelerine dayanmaktadır Özetle Nazım'a Kurulan Kumpas Nazım Hikmet'in özgürlüğünün elinden alınma sürecini belgelere dayalı bir kumpas hikayesi olarak okuyucuya sunar. Nazım'a Kurulan Kumpas
Deneme inceleme edebiyat tarih
Nazım'a Kurulan KumpasKemal Sülker · İleri Yayınları · 20196 okunma