Bir sigara kağıdını şu masaya koy. Üstüne bir taş bırak,kapıları kapa ve git. Üç yüz sene sonra gel yerinde bulursun. Belki sararmış, belki buruşmuş fakat yine o. Bir sigara kağıdı kadar yaşayamıyoruz. Kefenimizden evvel çürüyoruz.
Herkesi düşündürmeye çalış, düşündüremezsin. Beni düşündürmemeye çalış, yine elinden bir şey gelmez. ben başkalarının düşünmemeye mahkum olduğu kadar düşünmeye mahkmum.
Öyle bir hakim tasavvur et ki, karşısına çıkarılan suçluların cezasını kendisi yüklensin. ne tuhaf değil mi? kendisi yükleniyor. çünkü biliyor ki, o suçlular, elindeki kanunun hikmetinden hiçbir şey anlamazlar. mesul değillerdir.