Puan vermedi·304 syf.··
2026 336. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 11:40
Matt Haig kalemiyle ne zaman buluşsam, kendimi bir yazarla değil de ruhumu benden daha iyi tanıyan bir dostla dertleşiyormuş gibi hissediyorum. Onun o felsefi dokunuşları, hayatın karmaşasını basite indirgeyen dili bu yeni kitabında da beni büyülemeyi başardı yine..Sayfalar o kadar akıcı, o kadar sürükleyiciydi ki zaman adeta raylarda kayıp giden bir tren gibi aktı. Kitabı bitirdiğimde heybeme kalan en can yakıcı gerçek şu oldu: Çoğu zaman içimizdeki acıları ve kırgınlıkları bastırmak için çılgın bir hırsla başarı basamaklarını tırmanmaya çalışıyoruz. Hep daha fazlasına sahip olmak isterken, aslında elimizdekilerin kıymetini ne kadar ıskaladığımızı fark edemiyoruz. İşte tam bu noktada, aklıma şu cümle geliyor. “İnsan, avucunun içindeki saklı mutluluğu görmeyi reddedip gözünü ufkuna diktiğinde, elindekini de rüzgara feda ediyor." Kitabı kısaca bahsedeceğim; 81 yaşındaki bir kitapçı zinciri sahibi olan Wilbur Budd’ın hikayesiyle götürüyor. Ömrünün neredeyse tamamını işine, hırslarına adamış ve bu uğurda hayatının en büyük aşkı Maggie'yi bile ihmal etmiş bir adam Wilbur. Tam ölümün eşiğindeyken, onun için bir son değil, aslında geçmişine doğru giden büyüleyici bir tren yolculuğu başlıyor. Kitap boyunca Wilbur ile birlikte o vagona biniyor, onun hayatının en parlak ve en karanlık duraklarına uğruyoruz. Her durakta Wilbur’un karanlığı,seçimleri..Tek bir katı kural var Geçmişteki halinle asla konuşmamak. Matt Haig o bildiğimiz su gibi akan, samimi ve duru diliyle bizi pişmanlıkların, kaçırılan trenlerin ve ikinci şansların peşinde muazzam bir yolculuğa çıkarıyor. Keşke benimde böyle bir şansım olsa ben acaba hangi durakta durmak ister,zamanı durdurmak isterdim. Okurken düşündürüyor. Kitabın asıl gücü ise fantastik zemininden ziyade, karakterlerin iç dünyasındaki o ağır
Alıntı
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 2026245 okunma
Puan vermedi·159 syf.··
2026 3. kitabı
Harika ama benim yeğenimde işe yaramamış oluşu beni üzmüştü. Ek gıda serüveninde çok yardımcı bir kitap, özellikle alerjisi olup olmadığını öğrenirken çok faydalı. Pratik ve açıklayıcı tarifleriyle gönüllerin birincisi. Tabii ki de her çocukta işe yarayacak diye bir kural yok. İlk yeğenimde bu çok işe yaramasa bile ikinci yeğenimde harika bir yol haritası gibi oldu. Hemen hemen her tarifi uyguladım.
Acıkınca YerKolektif · Beb-ek Gıda Yayınları · 202446 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
6/10
·320 syf.··
2026 11. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 00:28
Matt Haig’le ilk kez Gece Yarısı Kütüphanesi kitabı sayesinde tanışmıştım. O kitabı okuduğum dönemde bana oldukça iyi hissettirmişti. Bu yüzden bu kitaba başlarken beklentim de ister istemez biraz yükselmiş oldu ama bu kitap maalesef ki beklentimi karşılayamadı. Kitabın arka kapak yazısını okuduğumda hikâye oldukça dikkat çekici gelmişti. Nadir görülen bir hastalık nedeniyle hücre yaşlanması neredeyse hiç gerçekleşmeyen ve yüzyıllardır aynı görünümünü koruyan bir hastalığa sahip olan Tom’un hikâyesini okuyoruz. Genel olarak Tom’un geçmişe dönük anıları ve günümüzdeki hali olarak ilerliyor. Tom gibi aynı hastalığa sahip başkaları da mevcut. Bu insanlar kendilerini dışarıdan gelecek tehlikelere karşı korumak için bir cemiyete üyeler. Cemiyete göre hepsinin uyması gereken iki önemli kural var: Aşık olmamak ve bulunduğu yerde sekiz yıldan fazla yaşamamak. Bu yönüyle oldukça ilgi çekici ve farklı bir kurgu olduğunu düşünmüştüm ama bana göre bu fikir çok daha etkileyici şekillerde işlenebilirdi. Kurguyu zayıf buldum ve hikâyenin potansiyelinin tam olarak aktarılamadığını düşünüyorum. Sonunu spoiler olmaması adına söylemiyorum güzel bir şekilde bittiğini söyleyebilirim kitabın sonuna kadar zorlayarak okusamda sonu gerçekten güzel bağlanmıştı. Yine de beklentinizi çok yüksek tutmadan okumak isterseniz şans verebilirsiniz. Şimdiden okuyacak herkese keyifli okumalar diliyorum
İnceleme
Zamanı Durdurmanın YollarıMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202215,2bin okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2026 248. kitabı
Jack London, insanı vahşi doğanın karşısında çırılçıplak bırakan o amansız ve dondurucu evrenini, bu kez Alaska’nın uçsuz bucaksız beyazlığında geçen sarsıcı bir hayatta kalma ve gurur mücadelesiyle örüyor. Kitap, altının ve zenginliğin peşinden Klondike’ın o ölümcül soğuğuna gözü kapalı dalan beyaz adamın medeniyetten uzaklaştıkça geçirdiği zihinsel ve fiziksel dönüşümü, yerli halkların doğayla kurduğu o kadim ve saygılı bağla karşı karşıya getiriyor. Yazar, insanın doğaya hükmetme yanılgısını ve kibrini, eksi elli derecede donan nehirlerin, uluyan kurtların ve sessizliğin ortasında birer birer kırıyor. Kar kaplı o çetin coğrafyada hayatta kalmanın kuralı kas gücü ya da teknoloji değil; doğanın dilini anlamak, sabretmek ve içgüdülere kulak vermektir. London’ın o alametifarikası olan yarı belgesel, sert ve bir o kadar da lirik dili, okurun teninde o dondurucu Kuzey rüzgarını bizzat hissettiriyor. *Bir Kuzey Macerası*; sadece bir macera öyküsü değil; insanın kendi sınırlarıyla, yalnızlığıyla ve en ilkel korkularıyla yüzleştiği, medeniyetin sahte konforundan uzakta, doğanın o acımasız ama adil adaletini fısıldayan kısa, yoğun ve sarsıcı bir Jack London klasiğidir.
Bir Kuzey MacerasıJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202425,4bin okunma
Sadece bir alıntı
Puan vermedi·78 syf.·
2026 9. kitabı
"Bil ki kitap ve sünnette aslı olmayan meselelerin çokça meydana gelmesinin sebebi Allahu Teala'nın emirlerine tutunma ve Allah'ın ve Peygamberinin yasakladıklarından kaçınmanın terk edilmesi sebebiyledir. Şayet amel işlemek isteyen kişi Allah'in bu konuda koyduğu kuralı sorup ona uysaydı, yasakladığı şeyi sorup ondan kaçınsaydı olaylar kitap ve sünnetteki hükümlere mutabık bir işleyişle gelişecekti."
Ulemanın Soru Sorma YöntemiAbdulfettah Ebu Gudde · Takdim Yayınları · 202144 okunma
Tarihin Tozunu Yutmuş Bir Yalnızlık
8/10
·320 syf.··
2025 15. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2025 00:00
Öncelikle dürüst olalım. Ben yüzlerce yıldır yaşıyorum, ah ne kadar acı çekiyorum, herkes ölüyor ben kalıyorum edebiyatından biraz kusma noktasına gelmiş olabilirsiniz. Ben de kitabı elime alırken ,yine mi vampir dizisi kıvamında bir ölümsüzlük dramı?, dedim. Ama Matt Haig abimiz sağ olsun, klişelerin etrafından dolanmayı iyi becermiş. Kitabımızın kahramanı Tom. Kendisi bir tarih öğretmeni ama hani şu tarihi yaşıyormuş gibi anlatıyor denilen hocalardan. Adam haklı, çünkü zaten Shakespeare’le takılmış, Kaptan Cook’la gemi turlarına katılmış, Fitzgerald’la kadeh kaldırmış. Romanda bir Albatros Derneği var. Tom gibi yavaş yaşlananları koruyor (sözde). En büyük kuralları ise asla aşık olma. Yahu adam zaten 400 yıldır yaşıyor, hormonları bile emekli olmuş, sen hala aşk yasağı koyuyorsun. Ama tabii ki bizim oğlan kuralı çiğneyecek, yoksa kitap bitmezdi. Kitap boyunca Tom’un sürekli günümüz dünyasından şikayet edip geçmişi özlemesini okuyoruz. Telefonlar kötü, internet tü kaka, herkes acele ediyor... Tamam Tom anladık, en otantik yüzyıl senin yüzyılındı. Bu kısımlar beni baydı şahsen. Gece Yarısı Kütüphanesi 'ni okuyanlar bilir, Matt Haig kişisel gelişim soslu roman yazmayı sever. Burada da satır aralarında bize anı yaşa, geçmişe takılma, gelecek zaten yok gibi mesajları fırlatıyor. Neyse ki bunu kafamıza vurarak değil, güzel bir kurguyla yapıyor. Kitap kötü mü? Asla değil. Hatta o kadar akıcı ki. Sadece sonlara doğru olaylar biraz aceleye gelmiş, sanki Matt Haig'in teslim tarihi yaklaşmış da alelacele toparlamış gibi bir hava var. Yine de piyasadaki o içi boş fantastik kitaplara bin basar.
1000Kitap
Zamanı Durdurmanın YollarıMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202215,2bin okunma