SPOİLER İÇERİR
Galata burası müslim, gayrimüslim, Rumi tüccarların ve dahi birçok ülkeden gelen gemilerin ve esnafın ticaret merkezi. Yeniçerisiyle, dilencisiyle, padişahıyla, casusuyla, kerpetenle diş çeken insanıyla, celladıyla işkencenin, merakın ve binbir çeşit bilginin zirvesi hatta "Sultandan çok paranın geçtiği yer" bile deniyor. İçerik olarak fizikten matematiğe, tıptan polisiyeye, tarih desem buram buram kokan bir kitap. Adım adım dolaşıyoruz İstanbulu ,karakter kullanımı hat safada. Hem meraklandıran hem de bilgi aktaran yazar üslubu ve kurgusuyla tek kelime ile dahiyane.
Okudukça kafam karışıyor karıştıkça bir sonraki sayfayı iple çekiyorum. Eserde birbirinden farklı olaylar öyle ustaca birleşiyor ki tam konudan koptuk derken olaylara sımsıkı tutunuyor, masala geçtik derken gerçekliğin zirvesinde rüyadayız derken hiç bu kadar uyanık olmadığımızı farkediyoruz. Okurken her gerçeklerle yüzleşmemizi hem de dünyanın oyunlarıyla tanışmamızı sağlıyor yazar. Sahi gerçeklik neydi?
Bir garip Uzun İhsan Efendi ne enteresan bir adam. Yattığı yerden dünyayI keşfediyor. Ona göre macera bir ibadet, bilmek ve şahit olmak ise en büyük mutluluk insanların en çok korktuğu şeyin öğrenmek olduğunu söylüyor. Duymadan, görmeden bile kaşif olacak kadar cesur. Uzun İhsan Efendi oğlu Bünyamin ve en kıymetlisi kitabı yani atlası ile bir yolculuğa çıkırayor bizi neyi düşündüyse, not ettiyse onları yaşıyor Bünyamin istanbul sokakalarında Bünyamin her yerde Kasımpaşada, Karaköyde, Mısır Çarşısında, Galatada... Hayal ettiği gibi babasının bir kargaşanın, bir cümbüşün, bir kahramanlığı, bir maceranın içinde. Tıpkı korkusuz ve cesaretli dayısı Arap İhsan ve minik yüreği ile her şeyi göze alan, orduları korkutan Alinbozla hikayenin fitilini ateşliyor. Uzun İhsan