9/10
·144 syf.··
2026 42. kitabı
Merhaba arkadaşlar sizlere güzel bir kitap yorumuyla geldim. . . Reşad Ekrem Koçu'ndan ilk defa bir eser okuyorum bu da hayran kaldığım Mimar Sinan onun eserlerini dinlemek hafızamı tekrar yenilememi sağladı her ne kadar bilsem de yeni birçok şeyi öğrendim. O estetik yapıları zekası mühendislik düşüncesi çok değerli biri. Yaptığı çoğu cami ve medreseyi gezdim hayran kalmamak elde değil o dönemde bunları yaptıysa şu dönemde burda olsaydı neler yapmazdı ki diye çoğu zaman gezerken düşündüm. Mimar Sinan'ın sanat hayatındaki gelişimini (çıraklık, kalfalık, ustalık) simgeleyen üç büyük eseri; İstanbul'daki Şehzade Camii (çıraklık), Süleymaniye Camii (kalfalık) ve Edirne'deki Selimiye Camii (ustalık) olarak kabul edilir.Hatta birçok sınavda hala soru olarak önümüze gelen değerleri eserlere imza atmış birisi. 81 camii, 51 mescit, 55 medrese, 26 darül-kurra, 17 türbe, 17 imarethane, 3 darüşşifa (hastane), 5 su yolu, 8 köprü, 20 kervansaray, 36 saray, 8 mahzen ve 48 hamam olmak üzere 375 eser inşa etmiştir. Edirne'de yaptığı Selimiye Camisi Dünya Kültür Mirası listesindedir. Bilinen ve akılda kalan eserlerinin bir kaçı ise şöyle; Haseki Hamamı- İstanbul. Mihrimah Sultan Camii- İstanbul. Süleymaniye Camii- İstanbul. Mağlova Su Kemeri- İstanbul. Lala Mustafa Paşa Camii- Erzurum. Rüstem Paşa Kervansarayı- Erzurum. Şehzade Camii- İstanbul. Selimiye Camii- Edirne.
Mimar Sinan: Hayatı ve EserleriReşad Ekrem Koçu · Doğan Kitap · 202621 okunma
7/10
·218 syf.··
2025 33. kitabı
Kitabımız ana karakteri Özgür’dür. Özgür biraz asi, biraz aksi, çokta mutsuz bir gençtir. Hiçbir şeyden memnun kalmayan, sorunlara çıkar yol bulamayan korkak birisidir. Hatta bu yüzden bir sorunla karşılaştığında ona akıl versinler diye kendi hayal dünyasında ‘ses taşıyan su yüzlü çocuklar’ adında karekterler oluşturmuştur. Özgür mahallelerindeki Ayten’e aşık olur. Ancak Ayten onu reddeder. Hatta öküz gibi bakmaması gerektiğini söyler. Ardından zaman geçer ve Ayten, Özgürün kapısına kendi gelir. Ondan hoşlandığını söyler. Bu sırada Özgürün kafasında intikam çanları çalmaya başlar. Ayten ile görüşmeye başlar. Ancak aynı zamanda iş yerinde Duygu adında bir kadınla da görüşmektedir. Özgür askere gideceği günün akşamı Duygu’yla nişanlanır. Bunu duyan Ayten intihar eder. Ancak ölmez. Özgür Duygu’yla evlenir ama aklı Ayten’e yaptığı hatadadır. Ondan uzun zaman haber alamaz. Ancak yapılan her hatanın bir bedeli vardır. Duygu, Özgür’ün bu yaptığını öğrendiğinde onu terk eder. Aradan 22 yıl geçer ve Ayten ile Özgür’ün yolları tekrar kesişir. Sizce Ayten, Özgüre nasıl bir tepki vermiştir ? Neler yaşamışlardır? Devamı kitabımızda.. Kitapta beni rahatsız eden bir şeyden de bahsetmek istiyorum. Dindarların sorgulayıcı olmadıklarını, her şeyi kabullenip sessiz kaldıklarını öne sürmüş yazar. Ancak ben böyle düşünüyorum. Dini etrafımızda gördüğümüz birkaç kişiye indirgeyemeyiz. Eğer Müslümanlar sorgulamayan, düşünmeyen bir kesim olsaydı Uluğ Bey, Piri Reis, Ferazi, Ferganî, Birûnî, Sabit b. Kurrâ, İbn Battuta, Evliya Çelebi, Kindî, Farabi, İbn Sina, İbn Rüşd, Gazzali gibi bilim insanları çıkmazdı.
Soyut RefleksMetin Akdeniz · Herdem Kitap · 201917 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi
Kur'ân-ı Kerîm Bilgisi I – KUR’ÂN-I KERîM’E DAİR GENEL BİLGİLER 1 . Mukaddes Kitabımız Kur’ân-ı Kerîm Allah Kelâmıdır Kur’ân-ı Kerîm’de eksiklik ve fazlalık yoktur. Vahyedildiği hâli ile korunmuştur. Allahu Teâlâ onu, Resûlü Muhammed’e (sas.) Cebrail (as.) vasıtasıyla Arapça olarak indirmiş ve Resûlü’nü de bütün âlemlere rahmet olarak göndermiştir. Onun indirilmesiyle bütün dinlerin hükmü ortadan kalkmış, böylece Kur’ân-ı Kerîm, akıl sahiplerinin kıyâmete kadar uyması gereken tek kitabı olmuştur. O, İslâm hukukunun ilk ve değişmez kaynağıdır. Kur’ân-ı Kerîm’in hükümleri, insanların Allah’a ve birbirlerine karşı görevlerini bildiren ilâhî kanunlardır. Kur’ân-ı Kerîm, bütün insanları, inkârcılığın ve sapıklığın her türlüsünü bırakıp bir tek Allah’a inanmaya ve O’na teslim olup kulluk etmeye davet eder. Açık delillerle Allah’ın varlığını ve birliğini ortaya koyar. Ancak düşünmesi sayesinde bir değer kazanan insanı, hem kendisi hem de kendisini kuşatan engin kâinat hakkında düşünmeye, nihayet hepsinin asıl yaratanı olan O yüce Allah’a imana çağırır. Kur’ân-ı Kerîm, her seviyedeki insana o özelliği ile hitap eden ilâhî bir kitaptır. Beşerî sistemler birbirini yıkarken, ilâhî kaynaklı ve zaman üstü erişilmez sistem, dünya ve âhiret hayatında bütün insanların saadete erişmesi için devam edecek; ona gerçekten tutunanlar kurtulacak, bütün kötülüklerden arınacaktır. Kur’ân-ı Kerîm insanı değerlendirirken, onu, aile, cemiyet, ahlâk, sosyal hayat ve bütün bir kültür ortamı içinde ele alır. Aynı zamanda insan hayatına tesir eden maddî ve mânevî âmillere de gerekli önemi verir. İslâm dîni, bütün hayat gücünü Kur’an’dan alır. Bu itibarla müslümanlar, hem inanç ve düşünce hayatlarında hem de beşerî ve ahlâkî münasebetlerinde takip etmeleri gereken yolu Kur’an’dan öğrenirler.
Feyzü'l Furkan (Büyük Boy - Mushaf ve Meal - Mıklepli Ciltli)Hasan Tahsin Feyizli · Server Yayınevi · 20182,266 okunma
Puan vermedi
Ölümlü dünya yokluk selinde bir köprüdür Dünyadan vazgeçen gönlü hür ehl-i tevekküldür... Mimar Sinan'in ( Mimarbaşı) hayatını öyle güzel bir dille anlatmış ki yazar hiç bitmesin istiyorsunuz. Mimar Sinan Mimarbaşı olduktan sonra bizzat kendi elleriyle yaptıkları yanında tamir ettiği ve düzenlemelerde bulunduklariyla beraber toplam 110 cami ,75 medrese, 56 hamam ve 52 mescit inşa etmişti Üstelik Anadolu'dan başka Macaristan, Yugoslavya,Romanya, Yunanistan, Kırım,Suudi Arabistan, Irak, Suriye, Filistin ve Bulgaristan gibi değişik diyarlarin topraklarıni da yaptığı birbirinden güzel eserler ihya etmişti. Zira bunların dışında yaptığı eserler de ne akıl alacak ne de ömrüne sığacak cinstendi. Sai Çelebi aklı ve elleri titreyerek yazıyordu; 46 türbe,38 saray,31kervansaray ,25 imaret, 9 köprü, 9 külliye, 9 ambar- mutfak-mahzen , 8 darü'l kurra , 7 kemer (su yolu), 6 mektep ,6 tekke ,5 köşk ve 3 darü'ş şifa olmak üzere 495 eser... Yaptığı eserler kadar kişiliği ve Allah'a inancı da mükemmel bir insanmış Mimar Sinan .Eserleri gibi yüreği de güzel bir insan hayatı okuyoruz . 99 yıllık ömrünü öyle güzel inşa etmiş ki her anlamda geriye de çok güze eserler bırakmış; bu yüzden bu kitabı kesinlikle okuyun ,okutun . Yazarın dili o kadar güzel ki ben her kitabını severek okudum ve anladım ki okumaya devam edeceğim
Taşları Konuşturan AdamMürsel Gündoğdu · Birgençlik Yayınları · 202329 okunma
10/10
·420 syf.··
Beğendi
·
2024 4. kitabı
·
52 günde okudu
·
Okunma: 15 Temmuz 2024 18:30
Taşları Konuşturan Adam nam-i diğer "Koca Sinan" Tarih kitaplarıni her daim Yavuz Bahadiroğlu'ndan okurum. Fakat ilk kez bu kuralimin dışına çıktım ve Mürsel Gündoğdu'dan bir kitap okudum. Öncelikle kitap çok güzel ve akıcı bir eser olmuş. Allah O'ndan ebedi razı olsun. Koca Sinan'a gelince ; 99 yillik yaşamında 4 padişaha (Yavuz Sultan Selim, Sultan Süleyman Han, 2Selim Han , 3.Murad) hizmet vermiş bu hayat içerisine Mimarbasi olduktan sonra 110 camii ,75 medrese ,hamam , mescid , türbe , saray , kervansaray ,inarethane, köprü , külliye ,ambar ,Daru-l Kurra , su yolu ,mektep , tekke ,köşk , Daru-şSifa olmak üzere toplam 495 eser yapmıştır. Allah O'ndan ebeden Razı Olsun Taşları Konuşturan Adam Mürsel Gündoğdu
Taşları Konuşturan AdamMürsel Gündoğdu · Birgençlik Yayınları · 202329 okunma
8/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2024 12. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2024 00:00
Roger Garaudy’inin Müslüman olmadan önce İslam hakkında araştırmalarının yer aldığı bir araştırma kitabıdır. Bir gayrimüslim gözüyle İslam’a bakışı hayranlık verici. Kitaptan bazı alıntılar aşağıdaki gibidir: Müslümanlar sayesinde dünya, uyuşukluğundan ve miskinliğinden kurtuldu. Eski düşünceler ve ölmüş kurumlar ya dirildi ya da gençleşti. Mezopotamya, Mısır, Pers, Helen dünyaları yeniden çiçeklendi. İnsanlık yürüyüşü yeniden başladı. İbn Rüşd’e göre zaman, hareketin soyutlaştırılmasıdır. Mekân da, cisimlerin yer kaplamasının soyutlaştırılmasıdır. Hareketin kendisine gelince, o, mekanik bir yer değiştirmeden ibaret değildir. Hareket; değişme, oluş, yaratma ve çözülmedir. Felsefe, kaynağını tamamen İslâmdan alır. (Bacon) Tarihin bilimsel anlayışının ve sosyolojinin gerçek kurucusu İbn Haldun’dur. Avrupa’nın cografya hocası, 1100 yılında Fas’ta doğan İdrisi’dir. İdrisi’nin haritaları dünyayı küre şeklinde gösterir. Cebirde, Hârizmi 835-844 yılları arasında ikinci derece denklemlerin çözümünü buldu. Muhammed ibn Musa, on birinci yüzyılda, ikinci derece denklemlerin geometrik ve analitik çözümlerini verebiliyordu. Trgonometride de sekantı keşfeden Kopernik değil, Ebuu’l-Vefadır. Tıpta sadece bir ismi hatırlatalım yeter: Râzi (965-925). Bütün zamanların en büyük hekimlerinden biridir o. Nitekim Fergâni, 860 yılında bir astronomi kitabı yazar ve bu kitap 700 yıl boyunca Avrupa’da bu alanda temel başvuru kitabı olarak kalır. Müslümanlar, astronomi ilmini öylesine ileriye götürürler ki (999 yılında ikinci Sylvestre/Silvestr adıyla papa olan) Keşiş Gerbert, Kurtuba İslâm Üniversitesinde staj gördükten sonra Hıristiyan âlemine döndüğünde, kendisine şeytanla iş tutmuş biri olarak bakılır. İlk sinüs, arksinüs ve arktanjant cetvelleri daha 1229 yılında Marakeşli Hasan
Tarih-Araştırma
İslam Medeniyetinin İnsanlığa KatkısıRoger Garaudy · Timaş Yayınları · 2020312 okunma