Puan vermedi·282 syf.··
2025 9. kitabı
Hayatımızın birden fazla versiyonu olması ne kadar heyecanlı gelsede, sahip olduğumuz her küçük detay için şükreder hale geliyoruz bu kitapla. Şöyle olsa güzel olurdu dediğimiz yerden vuruluyoruz okurken bence herkesin kütüphanesinde olması gereken bir kitap.
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,6bin okunma
9/10
·210 syf.··
2026 11. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 12:42
Yu Hua'nın modern klasik haline gelen "Yaşamak" romanı, Çin'in çalkantılı yakın tarihini tek bir adamın, Fugui'nin trajik ama bir o kadar da dirençli hayat hikayesi üzerinden anlatır. Kitap, insan iradesinin, acıya katlanma gücünün ve ne olursa olsun sadece "Yaşamak" için yaşamanın mümkün olduğunu vurgular niteliktedir. Roman, köy köy gezerek halk şarkıları toplayan genç bir anlatıcının, yaşlı bir adam olan Fugui ile karşılaşmasıyla başlar. Ana karakter Fuguidir zaten. Fugui'nin hayatını başkasından dinliyoruz ama aslında Fugui anlatıyor. Halk şarkıları toplayan genç Fugui'nin hayatını bize anlatmasında vesile olmuş oluyor aslında. Fugui kendisiyle aynı adı taşıyan bir öküzle tarlayı sürmektedir. Anlatıcı genç, bu yaşlı adamın bilgece ve sakin tavrından etkilenir ve onun hayat hikayesini dinlemeye başlar. Romanın geri kalanı, Fugui'nin kendi ağzından geçmişini anlatmasıyla şekillenir. Fugui, 1940'ların Çin'inde, zengin bir toprak sahibinin şımarık, bencil ve hayırsız oğludur. Sadık ve sabırlı karısı Jiazhen hamileyken bile Fugui vaktini kumarhanelerde ve genelevlerde geçirmektedir. Bir gece kumarhanenin sahibi Longqi adındaki sinsi bir adamın tuzağına düşer ve ailesinin tüm servetini, topraklarını ve evini kumarda kaybeder. Bu yıkım üzerine Fugui'nin babası kahrından ölür. Fugui bir gecede en dip noktayı görür ancak bu trajedi onun uyanışını sağlar. Kibirli bir zenginden, ailesini geçindirmek için çalışan fakir bir köylüye dönüşür. Karısı Jiazhen önce babasının evine gitse de, sadakatinden ötürü kızı Fengxia ve yeni doğan oğlu Youqing ile birlikte Fugui'nin yanına sefalet geri döner. Fugui, hasta annesi için ilaç almaya şehre gittiği bir gün, Milliyetçi ordu askerleri tarafından zorla askere alınır. Evinden, ailesinden koparılan Fugui, iç savaşın en kanlı
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,6bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 00:00
Kitaba o kadar büyük beklentilerle başladım ki genelde büyük beklentilerin sonu hüsranla sonuçlandığı için bu kitaba haksızlık ettiğimi bile düşünüyordum. Bitirdiğimde beni yanıltmadığı için yaşadığım sevinci anlatacak kelime bulamıyorum. Bu kitabı öneren Hilal Özlem Torpil onu kaybetmeden hemen önce o kadar emindi ki bu kitabın ve beraberinde önerdiği birkaç kitabın bana okuma alışkanlığını yeniden kazandıracağından, ben de bir an bile tereddüt etmedim bundan. 2020 yılındaki Covid salgını ya da 6 Şubat 2023 depreminde gördüğüm, yaşadığım, en yakından şahit olduğum şeylerin yıllar öncesinde başka bir coğrafyadaki bir yazar tarafından bu kadar güzel kurgulanıp anlatılacağını tahmin edemezdim. İnsanın kaybedecek şeyi kalmadığında büründüğü kimlikten hep korkmuşumdur, hayatta kalma içgüdüsü kimileri için sürekli bir durumdur herhangi bir tetikleyici güce ihtiyaç duymazlar, en masum görünen insanların fitilinin ateşlenmesi için ise bazı felaketler yeterli olabilir. Kimin, nerede ve ne zaman, hangi şartlar altında içindeki saf kötülüğü dışarı vuracağını tahmin etmek pek mümkün değildir. Bana göre dinlerin ve inançların bile temeli buna dayanıyor. İnsanı dizginlemek, kontrol altında tutabilmek ve bir kalıba sokabilmek için oluşturulmuş bir kontrol mekanizması. İnanmasanız bile varlığına şükreder bulabilirsiniz kendinizi. Benim iyi bir insan olmaya çalışmamın sebebi; bir gün şirinleri görmeyi umduğumdan değil artık(küçükken öyleydi). Bu bir meydan okuma, azınlığın çoğunluğa verdiği savaşlara duyduğum hayranlıkla besleniyor. Hayat bir gün kaybedeceğini en baştan bildiğin savaşlara girmeyi göze alabildiğin sürece yaşanılabilir..
İnsan ve Hayat
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,2bin okunma
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 95. kitabı
Aldous Huxley’nin 1932 yılında kaleme aldığı Cesur Yeni Dünya (Brave New World), yazılmasının üzerinden neredeyse bir asır geçmesine rağmen güncelliğini yitirmek bir yana, her geçen gün daha da ürkütücü bir şekilde gerçekliğe dönüşen bir başyapıttır. George Orwell’ın 1984’ü bizi baskıyla, acıyla ve açık diktatörlükle korkuturken; Huxley çok daha sinsi bir distopya sunar: İnsanların hazza boğularak, köleliklerini sevmelerinin sağlandığı bir dünya. Dünya Devleti’nin mottosu nettir: Cemaat, Özdeşlik, İstikrar. Bu istikrarı sağlamak için insanlık, bildiğimiz anlamdaki tüm kutsallarından arındırılmıştır. Üreme Teknolojisi (Bokanovski Süreci): Doğum tamamen yapaydır. Bebekler laboratuvarlarda, kuluçka merkezlerinde üretilir. Daha embriyo aşamasındayken oksijen miktarları ayarlanarak zeka ve fiziksel kapasitelerine göre sınıflara ayrılırlar: Alfa, Beta, Gama, Delta ve Epsilon. Hipnopedya (Uykuda Eğitim): Çocuklar büyürken uykularında binlerce kez dinletilen sloganlarla koşullandırılırlar. Bir Beta, Alfa olmadığı için üzülmez; Epsilon olmadığı için ise şükreder. Herkes halinden memnundur çünkü başka türlü hissetmesi imkansız hale getirilmiştir.
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,3bin okunma
9/10
·328 syf.··
2026 29. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 14:55
Bazen hayatımızın aslında oldukça güzel ve yerli yerinde olduğunu anlamayız bunun için başka hayatları görmek isteriz sonra belki kendi hayatımıza şükreder konumda oluruz. Alix aslında kendi hayat doğallığında memnunken hayatına yabancı bir kadının gelmesinden sonra onun yardıma ihtiyacı olduğunu düşünüp ona yardım etmesiyle hayatını sekteye ugratir ve aslinda magdur edebiyatı yapan kişinin mağdur olmadığını çok geç farkeder.Güzel ve akıcı bir kitaptı insanın özellikle hayatına sonradan sokulmaya çalışan insanlara karşı dikkat etmesini özellikle vurucu bir şekilde anlatıyor.
Hiçbir Şey Göründüğü Gibi DeğilLisa Jewell · Olimpos Yayınları · 2025197 okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2026 29. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 03:19
Her ne kadar kendimi 90'ların sonlarında, 2000'lerin başında sokaklarda koşarken, oyun oynarken, bisiklet sürerken hatırlasam da 92'liyim; yani tam anlamıyla 90'lar çocuklarındanım. Belki birçoğunuz kadar uzun yaşamadım o günleri, belki de birçoğunuzdan çok daha dolu dolu yaşadım. Acısıyla tatlısıyla, iyisiyle kötüsüyle, tıpkı kitabı okurken hissettiğim gibi Lale Sokak'taki gibiydi benim de anılarım. ​Peki şu an daha fazla imkana sahip olup her istediğimize daha kolay ulaşabiliyorken neden geçmişi bu kadar özlüyoruz? Neden sürekli eskiler, 90'lar nostaljisi yapıyoruz? Zamanında "Ah o eski günler..." diye anlatan yaşlılarımıza bıyık altından gülerken, şimdi neden kendimiz "Ah ne güzel günlerdi!" diye eskilere gidiyoruz ve yıllar geçtikçe bu özlem burnumuzda daha çok tütüyor? İşte ben bu kitabı okurken tam da bunları düşünüp sordum kendime. Aslında cevapları da buldum diyebilirim. ​Gülizar’ın o her işe, her imdada samimiyetle koşuşunu okurken, ister istemez bugünün dünyasına dönüyor insan. Şimdilerde koca koca apartmanlarda, binbir güvenlikli sitelerde yaşıyoruz ama çoğumuz yan dairemizde kimin oturduğunu bile bilmiyoruz. Bir gün aniden bir yardıma, bir dosta ihtiyacımız olsa, koridora çıkıp hangi kapıyı çalacağımızı bilemeyecek kadar uzağız birbirimize. ​Evet, kabul; artık her şey bir tık uzağımızda. Akıllı telefonlar, uygulamalar, kuryeler… Her ihtiyacımızı saniyeler içinde kapımıza getirebiliyor. Ama ne garip ki, o her şeye kolayca ulaştığımız modern dünyada, gerçek komşuluk ve o içten yardımseverlik kilometrelerce uzağımızda kaldı. Tam da bu anda yine eskilere gittim. O zamanlar ne güvenlikli siteler vardı ne de parmak iziyle açılan kapılar. Ama kocaman bir güven hissi vardı mahallenin havasında. Birinin evinde çorba kaynasa, "kokusu gitmiştir" diye hemen yan
1000Kitap
Lale SokakPınar Pars · İkinci Adam Yayınları · 202635 okunma