Husrev şunları söylemiştir: "Bir ülkede şu beş şey yoksa orada durmayın: Güçlü bir yönetim, adil bir yargıç, düzenli/istikrarlı bir pazar, bilge bir hekim ve bir akarsu"
Türk adı, Batılılar için olduğu kadar Türkler için de Müslüman ile eş değer olmuştu. Türkler'in İslâmiyet'e bağlılıklarının ciddiliği ve gerçekliği düzeyinde başka hiçbir halka rastlanmamıştır. Bu yüzden, Türk hanedanlarının koruması altında büyük bir Sünni canlanmasının başlayıp yayılmadı hiç şaşırtıcı değildir.
Hz. Muhammed hiçbir zaman ölümlü bir insandan farklı olduğunu iddia etmişti; o Tanrı'nın Peygamberi ve Tanrı'nın kullarının lideriydi ama ne tanrısaldı ne de ölümsüzdü. Bununla ilgili olarak Kur'an şunları söyler :"Muhammed bir peygamberden başkası değildir ve ondan önceki peygamberlerde gelip geçmişlerdir. Şayet o da ölürse ya da öldürülürse, o zaman sizlerde tabanlarınızın üzerinde geri mi döneceksiniz, "