30 Mayıs 1913’te imzalanan Londra Anlaşması ile sona eren savaşta Osmanlı İmparatorluğu, Edirne dâhil olmak üzere bütün Rumeli’yi kaybetti. Midye-Enez hattı sınır oldu. Yüzbinlerce Müslüman katledilirken, vatanlarını kaybeden yüzbinlerce Türk, İstanbul ve Anadolu’ya göç etti.
Balkan devletlerinin kendi aralarında anlaşamamaları üzerine İkinci Balkan Savaşı çıktı. Yunanistan, Sırbistan, Karadağ ve Romanya, Bulgaristan’a savaş ilan etti. Osmanlı Devleti, Balkan devletlerinin anlaşmazlığından istifade etmek üzere harekete geçti. Esas itibarıyla Trakya’da Bulgar askeri kalmamıştı. Çatalca ordusu kurmay başkanı ve İttihad ve Terakki liderlerinden Yarbay Enver Bey, kolordusuna bağlı bir kuvveti Kuşçubaşı Eşref Bey’in komutasında cepheden Lüleburgaz’a kadar keşif yapmak üzere gönderdi. Bulgarlar, Trakya’yı tahliye ettiği için önemli bir direniş gelmeyeceği anlaşılınca Enver Bey’in komutasındaki Türk kuvvetleri 23 Temmuz 1913’te Edirne’yi geri aldı. Batı Trakya Bulgaristan’a geri verilerek Meriç iki devlet arasında sınır kabul edildi.
Falih Rıfkı Atay, Edirne’nin alınışını Zeytindağı isimli eserinde şöyle anlatır: “Vatan kaybı İstanbul’da çabuk unutulur. Balkan Harbi’nden şehirde canlı bir hatıra kalmıştı: Edirne! Onu geri almak ve Bulgaristan’ın yenildiğini görmekle, kalp acılarını dindirmiştik”.