Kiraz

Kiraz
@kuslarinevsahibi
Şiir bir sanattı, bense sanatkâr olamayacak kadar aciz...
Bazı klişeler kanser eder
Aşık olduğu kişiye kötü davranma klişesinden gına geldi. Abi salak mısınız? Sorsan karakter kızı seviyor, aşkından ölüyor. Ama kızla oturup iki kelime düzgün laf etmiyor. Habire hakaret edip duruyor. Ne bu kötü çocuk sevdası? Mazoşit misiniz? İlkokulda bırakmanız gerekmiyor muydu sevdiğin kızın saçını çekme işini? Eşek kadar heriflere hâlâ bu tür sahneler yazıyorlar. Yazarı boğasım geliyor. Hayır 2-3 bölüm sonra aşkını itiraf ettirip dünyanın en iyi erkeğine dönüştürecekler. Sonra kız hiç hakaret yememiş gibi buna karşılık verecek. Yazdıklarını bir sorgula. Bir düşün. Bir angut gelip bana böyle davransa ben ona naparım diye bir empati yap. Sana böyle davranan birinin aşkına inanır mısın? Okurları salak yerine koymak bu bildiğin. Ha! Cidden böyle şeyler hoşuna gidiyorsa da bir tedavi falan ol. Sevgi dediğin insana verilen değerle ölçülür. Değer vermeyen bir karakterin aşkından öldüğüne kim inanır? Karakterler arasında kavga edebilir. Ancak iş hakaret boyutuna vardığında ilişki dinamiği inandırıcılığını kaybediyor. Bu gerçek hayatta da böyle bence. Saygı olmayan yerde sevgi aramayın. Neyse kendinize iyi bakın. Seviliyorsunuz 😘 Kirazlı günler dilerim 🍒🍒🍒
1000Kitap
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Kirazlı geceler 1k
Bir varmış bir yokmuş. Varlık ve yokluk iç içe geçmiş iki yolmuş. İnsanoğlu bu iki yol arasında yaratılan biçare bir canmış. Bu can yaşasın diye yerküre ve gökküre birleştirilmiş, adı da dünya konmuş. Dünyanın içine insan yesin de doysun diye çeşitli yiyecekler, arkadaşlık etsin diye türlü canlılar koyulmuş. Çift yaratılan insan bir iken bin olmuş. Yerküre ondan olanlarla dolmuş. Gökkürenin tepesine bir dokuma tezgahı konmuş, gökküreyle yer küreyi birleştiren bu tezgaha dayanan bir tahta merdiven olmuş. Bin insanoğlunun herbirinin kaderi iplik olmuş, her birinin sağ elinin serçe parmağına dolanmış. Oradan göğe uzanmış. Adına kader denen dokuma tezgahında ilmek ilmek dokunmuş. Yeri gelmiş ipler birbirine karışmış düğüm olmuş. Yeri gelmiş düğümler çözülmüş kavuşamayan ipler olmuş. Yeri gelmiş zaman tükenmiş ipler kopmuş... Lakin ne olursa olsun kader tezgahı işlemeye yeni ipler dokunmaya devam etmiş. Kaderin ustası her ipliği ilmek ilmek işlemiş. Bundan asırlar önce insanoğlunun her biri bir başka gün bu tezgahı ziyaret edermiş. Göğe dayanan merdiveni binbir hevesle geçermiş. Gelirken yanında çeşitli hediyeler getirir, ustadan kendi ipini uzatmasını veyahut bir başkasının ipiyle düğümlemesini istermiş. Altınlar, yakutlar, köşkler, saraylar... Ustaya neler neler verilmiş. Yine de ne ip uzamış, ne atılan düğüm şaşmış. Kader hep olması gerektiği gibi yaşanmış. Gel zaman git zaman dileklerine karşılık alamayan insanoğlu kader tezgahını unutmuş, kaderin ustası da kulaktan kulağa yayılan bir efsane olmuş. Kader tezgahına giden merdiven yıkılmış insanoğluna kışlık odun olmuş. Ustaya giden haritalar ya yakılmış ya kaybolmuş ya da bir kenarda tozlar içinde unutulmuş. Lakin insanlar unutsa da her birinin kaderi yine ustanın ellerinde dokunmuş...
1000Kitap
Yapay zekayla "yazar" olunmaz
Wattpad den okumaya çalıştığım kitapların yarısından fazlası resmen yapay zekayla yazılmış. Ya tamamını yapay zekaya yazdırmışlar ya da yazamayacağını düşündükleri sahneleri yazdırmışlar. Ama bu o kadar fark ediliyor ki... Bugüne kadar aşırı berbat kurgular okudum. Rezalet yazım hataları gördüm. Ama hiçbirini okumak beni bu yapay zekaya yazdırılıp kendi emeği gibi sunulan şeyleri okumak kadar rahatsız etmedi. Kimse yazmaya mükemmel olarak başlamaz. Her insanın bir gelişim süreci vardır. Emek, bir hikayeyi mükemmel yapabilecek tek şeydir. Bu emeği atlayıp yapay zekanın elinden çıkmış, birbirinin aynısı yazılar görmek gerçekten can sıkıcı. Üstelik bu kurguların bazılarının okunma sayıları da yüksek. Gerçekten yazma işine günlerini ayırıp bir şeyler yapmaya çalışanların emeğine yazık... Yapay zekayla yazılmış bir kitap kimseyi yazar yapmaz. Her neyse... Kendinize iyi bakın. Seviliyorsunuz 😘 Kirazlı günler dilerim 🍒🍒🍒
1000Kitap
Kırık Bir Veda
Hatırlar mısın? Sevmem demiştim vedaları Okuyamazdım, elvadayla biten mesajları Her satırında adının yazdığı anıları, Öylece yakamazdım, incinirdi sayfaları Masalların sonunu anlatmazdım sana İsterdim Şehrezad misali bin bir gece gel bana Ödüm kopardı, dokunamazdım hiçbir yuvaya Bozulur da ahları tutarsa yazık olurdu sevdama Kıyıp da koparamazdım gülü dalından Olur ya hani... Bülbül ölürse kahrından... Sen üzülürsen, süzülürse bir damla yanağından, Gül gibi solarsan; ben ölürdüm kahrımdan Oysa sen, gülü budamışsın çoktan Bülbülün mezarı kurumuş, görünmüyor ottan Sana başka ben bulunmuş, uçuyorsun umuttan Bense gülüşünü izliyorum mezarımın başından Gidiyorum yazmışsın attığın son mesaja Sensizliğimi sığdırmışşın kırık bir elvedaya Yarım bıraktığım her bir masala Yeni son yazmışsın, bensiz bir sabahta
1000Kitap
Eyy gidişi güzel! Ey hoşreftar! Ne bu acele yolun sonunda vuslat mı var? Beyaz elbiseni saklayan topraktan duvar İki kaburgamın arasından daha mı dar?
Edebiyat