İnsanlık, gerçeğin ,adaletin ve güzelliğin arayışını sürdürüyor.Gerçeği arıyoruz çünkü zihnimizde depoladığımız yalanlara inanıyoruz.Adaleti arıyoruz çünkü sahip olduğumuz inanç sisteminde adalet yok.Güzelliği arıyoruz, çünkü kişi ne kadar güzel olursa olsun , o kişinin güzelliğine inanmıyoruz .**
"Daha önce duydunuz mu bilmiyorum ama bu köşelerde tuhaf insanlar yaşar.Bu insanlara hayalperest deriz. Ayrıntılı olarak tanımlamak gerekirse, hayalperestler, insan değildir; bilirsiniz, onlar bir çeşit, tam ortada kalmış, üçüncü bir türdür.Sanki gün ışığından bile saklanmak ister gibi, genelde erişilmez köşelerde yaşarlar bir kere köşesine çekildiğinde, o köşeye tıpkı bir salyangoz gibi yapışıverirler. Hayalperestler, bu açıdan bakıldığında canlıyla yuvanın bir arada olduğu, kaplumbağa denilen o harika hayvana daha çok benzer. Hayalperest kesinlikle YEŞİLE boyanmış, kirli, kasvetli ve tütün dumanı ile kaplanmış kendi dört duvarını neden böylesine çok sever ? .."