Ece

Ece
@kuttubhane
çılgın kalabalıktan uzak
64 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
her şeyi neden bir çırpıda tüketmemeliyiz?
7/10
·152 syf.·
2026 10. kitabı
Doktor Serkan Karaismailoğlu, bilimsel konuları basit ve nüktedan bir üslupla yazmayı seven bir sinirbilimci. Bu serisine VOİS ismini vermiş: Vakti Olmayanlar İçin Sinirbilim. VOİS’in bir parçası olan bu kitabında da dopamin sistemimizin nasıl çalıştığından ve onu nasıl en verimli şekilde kullanabileceğimizden bahsediyor. Dopamin, beynimizde üretilen bir kimyasal haberci. Temel görevi motivasyon, ödül ve haz sistemimizi yönetmek. Bu kitabı okuyunca, özellikle benim gibi sevdiği dizi, film, kitap vs. içerikleri bir gecede tüketen, her şey hemen şimdi olsun isteyen biriyseniz, dopamin sisteminizi nasıl yıprattığınızı çok net anlayacaksınız. Artık pastanın üzerine ikram edilen baklavayı “ziyade olsun” diyerek kabul etmemek gibi acı farkındalıklarınız oluşacak. Kitap, bu şekilde bahsedilen güncel örnekler ve gerçekçi uygulama tavsiyeleriyle akılda kalıcı bir bağlam oluşturuyor. Hemen herkesin hayatından bir detay yakalayacağını düşünüyorum. Kitapta bilhassa değinilen bir konu olmasa da çocuk gelişimi açısından da konudan istifade edilebileceğini düşünüyorum zira dopamin sistemi konusunda bilgili ebeveynler, geleceğin iradeli ve istikrarlı yetişkinlerini yetiştirecektir. Eminim hem bireye hem topluma faydası olan bir farkındalık olur. Yer yer tekrara düşse de sohbet havasında ilerleyen hızlı ve keyifli bir okuma deneyimiydi.
Kalk Bi Dopamin DemleSerkan Karaismailoğlu · Ortapia Yayınları · 20246,6bin okunma
Reklam
bakınız insan olmak.
6/10
·192 syf.·
2026 9. kitabı
Büyüklerinden nasihat dinlercesine söyleşi okumayı seven biriyim. Seyyar’da zaman zaman bir kopukluk ve dağınıklık hissettim. Bu hissimde soruların birkaç kişi tarafından sorulmasının ve sıklıkla Geçtan’ın kurgu eserlerine yapılan uzun göndermelerin payı vardı. Kurgu eserlerini de okuduktan sonra bu söyleşiyi okumak daha yerinde olurdu. Meraklandığım birçok soruda beklediğim derinlikten ziyade mesafeli cevaplar buldum. Zaten yazar kendi de söyleşi formatını çok benimseyemediğini ve haddini aşma endişesiyle soruları cevaplarken zaman zaman bocaladığını belirtiyor. Yine de hoşça bir okuma oldu çünkü Geçtan’ın kaçınganlığındaki zarifliği de “insan olmak” konseptinin bir parçası en nihayetinde. Derin bir çözümleme değil de yazarın zihnine kısa bir ziyaret beklentisiyle okunabilir.
SeyyarEngin Geçtan · Metis Yayınları · 2020241 okunma
yeniden çocuk olmayı hayal etmeyecek bir kız çocuğunun hikayesi
8/10
·192 syf.·
2026 8. kitabı
İki annesi olmasına rağmen yetim olan bir kız çocuğunun acılarla dolu hikayesi. Tüm bu acılara rağmen roman sıcacık çünkü çocuk ve ergen olmak çok iyi işlenmiş. Dünyayı anlamlandıramamak, sorularının cevaplarını bulamamak, kendini suçlamak, bağ aramak, saf merhamet, kardeşlik… Çok yalındı. Çeviri su gibi aktı. Duygular ve diyaloglar çok hayatın içindendi. Bu sebeple Nuri Bilge Ceylan filmi izler gibi okuduğum ve keşke devam kitabı olsa dediğim kitaplardan biri oldu. Çok sevdiğim İtalyan kültürünün kültürümüze benzerliği de kitap boyu ilgi çeken bir başka detay.
Geri Verilen KızDonatella Di Pietrantonio · Domingo Yayınevi · 20254,053 okunma
zaman düşer ellerimden yere, oradan tahta boşa
7/10
·232 syf.·
2026 7. kitabı
Varoluşsal sancıları hiç bitmeyen ve zaman mefhumunu deşmeyi sevenlerin çok seveceği bir kitap. Okuması yer yer zor olsa da metaforları ve mesajı doyurucu. Okuduğum kitapları bir şarkıyla, bir filmle eşleştirmeyi çok severim. Tatar Çölü de bana Bülent Ortaçgil’in Değirmenler’ini çağrıştırdı. “zaman düşer ellerimden yere oradan tahta boşa saatler çalışır izinsiz hep bir sonraya” Çoğunlukla hayatı dramatik büyük hatalarla kaçırmaktan korkarız oysa hayat birikmiş küçük ertelemelerle, “biraz daha bekleyeyim”lerle ne olduğunu bile anlayamadan geçip gider. Bu hem insanın içini burkan hem de tuhaf biçimde sıradan bir gerçeklik. Hep ileride bir şeyler olacak sanan, yaşayacağı en güzel günleri henüz yaşamadığına inanan, o okulu kazanınca, o şehre taşınınca, o kişiyle evlenince, atanıp memur olunca taşlar yerine oturacak sanan ve bir türlü şu anla barışamayan hepimizin hikayesi. Her nerede ve ne durumda olursak olalım ellerimizden düşen zamanı tutamazsak, sonunda duvarlarını ellerimizle ördüğümüz kendi kalemize, konfor alanımıza yaslanıp şahsî Tatar Çölü’müzü izlememiz kaçınılmaz, tıpkı Drogo gibi.
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,8bin okunma
etik nerede?
3/10
·265 syf.·
2026 6. kitabı
Belirgin bir muhafazakâr ideolojik çerçeveden bakışın mevcut olduğu, yazarın zaten bunu saklamak gibi bir amacı olmadığı, ilgili ilgisiz her konuda bu çerçeveyi empoze etme gayesinin açıkça hissedildiği bir Kemal Sayar kitabı daha okudum. Nedendir bilmem, hayatımın bir döneminde şuursuzca Kemal Sayar kitapları satın almışım. Kişisel gelişemeyiş dönemime denk gelip bir psikiyatristin “olmak cesareti” adını verdiği kitabından farklı beklentilerim vardıysa demek… Benim için asıl mesele ve rahatsız edici olan belirli bir yaşam biçiminin, “normal ve kaçınılmaz olan yaşantı zaten budur, sizi zındık seküler feminist tek tip insanlar” der gibi bir tavırla kaleme alınması. Sürekli kutuplaşmadan şikayet edilip her cümlede ve her fırsatta aynı kutuplaşmanın beslenmesi. Bir psikiyatristin kaleminin ve daha üzücüsü düşünce dünyasının bu kadar taraflı olmasını etik bulmuyorum. Bir daha Kemal Sayar okuyacağımı hiç sanmıyorum, tasvip ve tavsiye etmiyorum.
Olmak CesaretiM. Kemal Sayar · Kapı Yayınları · 20253,402 okunma
Reklam