Kral Hattuşili ile Firavun Ramses yedi ayrı tablete kazıttı dostluk anlaşmasını, ben bekledim.
Hattuşili, kardeşim dedi Ramses'e.
Ramses, kardeşim dedi Hattuşili'ye.
Keşke savaşmadan kardeşim deseydiniz birbirinize diye düşündüm, bekledim.
Yazık değil mi ölen askerlere diye düşündüm, bekledim.
Yazık değil mi ölen askerlerin analarına, karılarına, çocuklarına diye düşündüm, bekledim.
.
.
Ben Göğün Güneş Tanrısı'na, Arinna'nın Güneş Tanrıçası'na ve Nuvanza'ya güvendim, bekledim.
Ben güzel günlerin geleceğine inandım ve bekledim.
Ve beklerken, bizi lanetten kurtaracak yabancı okusun diye bu tabletleri yazdırdım.
Ben bekledim ve yaşlandım.
Dizimde takat kalmadı,
saçlarım kederli bulutlar gibi ağardı,
derim buruştu, gözlerimin feri söndü, ben bekledim.
Yazdıracaklarım tükendi, bekledim.
Umudumu yitirmedim ama biraz gölgelendi inancım.