...içimden asla tam olarak söküp atamadığım zehirli bir fısıltı, bazı günler duymakla duymamak arasında bir eşikte duran ama kimi günlerse kontrol edilemez bir biçimde yükselip pasparlak hayali bir cinnete dönüşen bir fısıltı, neden olduğundan emin değildim, bazen kötü bir film ya da tüylerimi ürperten bir akşam yemeği daveti bile tetikleyebiliyordu bunu, kısa vadeli sıkıntı ve uzun vadeli acı, geçici panik ve kalıcı çaresizlik aynı anda yüzüme öyle bir vuruyor ve kül rengi metruk bir ışıkla öyle bir parlıyordu ki aklı başında ve net bir ümitsizlikle geriye dönüp geçen yıllara bakınca dünyanın ve içindeki her şeyin dayanılmaz bir biçimde ve daimi bir şekilde mahvolmuş olduğunu ve hiçbir şeyin hiçbir zaman iyi ya da idare eder olmadığını gerçek anlamda görüyordum...
patti okumaya baslayali 2 saat falan oldu ama daha simdiden 4 kez defteri dusuncelerimi yazmak amaciyla elime aldim. bu hanimefendiyi okumak icimde bir seylerin tipasini aciyor.