''Dediğim gibi sevgi, şefkat, merhamet ve hoşgörü gereklidir ama bir tanrı ya da kral yahut baba sadece bu duygularla yönetemez. Sorumluluk kimi zaman acımasız olmayı gerektirir, zamlimliği ve cezalandırmayı. O ceza ölüm olsa bile gözünü kırpmadan uygulamayı. Ama ister baba olsun, ister kral, isterse baştanrı, asla adaletten ayrılmamalı. Akrabalarını kayırmamalı, yasa neyse uymalı, düzen için gerekirse oğlunun, kızının, torununun canını almalı. Çünkü yasa yoksa taht da yoktur, yasa yoksa taç da yoktur, yasa yoksa saray da yoktur...''
Bir yanlış,yüz bin yıllık bir yanlış da olsa eskidir diye bir doğru oluşturmazdı! Kalabalık değişmez bir biçimde alışkıyı izlerdi.İlerlemeyi yönlendirense, tam tersine, azınlıktı.