Bouvard İle Pecuchet

Bilirbilmezler

Gustave Flaubert

Yorumlar ve İncelemeler

Mizah yüklü arayış
8/10
·356 syf.··
2021 258. kitabı
Yazarın bitmemiş ve ölümünden hemen sonra yayınlanan bu kitabını bir arkadaşıma ödünç verdiğimde, sadece iki bölümünü okuyarak ve biraz da alayla iade edişini hatırlıyorum. Gerçekten de belirli bir altyapı gerektiren, tam bir 19yy dönem eleştirisi. Bir iki kitap okumakla her şeyi yapacağını sanan iki ahmak yazıcı arkadaşın, kalan mirasla edinip yerleştikleri çiftliklerinde; Tarımdan kimyaya, Arkeoloji'den edebiyat ve felsefeye, sağlıktan eğitime pek çok konuya el atmaları ve yüzlerine bulaştırmaları eserin konusu. Yazarın dönemini eleştirirken, #walterscott #aleksandradumas #balzac gibi edebiyatçılar, ##diderot #voltaire #spinoza #locke #hegel #rousseau gibi filozoflar, Blanc Lafarelle gibi sosyalist, #robespiere gibi özgürlükçü, Napolyon gibi asker siyasetçilere çatması da cabası. Çevirmeni #tahsinyücel tarafından Don Kişot'tan Teneke Trampet'e uzanan roman dünyasının doruklarından biri gösterilen kitap; uzmanlaşmayı öğütlerken Burjuvazi'yı, düşünceyi baş tacı yaparken sekülerliği ve dinin kökenlerini ararken de özgürlüğü size tattırabilir : OKUYUN...
Edebiyat
BilirbilmezlerGustave Flaubert · Can Yayınları · 2017477 okunma
Okuyun ve okutun!
8/10
·356 syf.··
2018 61. kitabı
Bu kitabı muhtemelen günümüzde bir Türk yazar yazsa mevcut yönetimi eleştirdiği gerekçesiyle hapse atılabilirdi. Kitabı okurken yazar sanki caglar oncesinden gunumuz turkiyesini elestiriyor sandım. Cok güzel cok faydalı bir eser bence butun ulke bu kitabı okusa ilk secimlerde ulkenin siyasi cehresi degisir. Baskı rejimleri bu yuzden okuyan nesilden korkuyor sanirim. Kesinlikle okuyun ve okutun!
BilirbilmezlerGustave Flaubert · Can Yayınları · 2017477 okunma
8/10
·356 syf.·
2022 53. kitabı
Neden bu kitap bu kadar az okunmuş? Arkadaşlar kendinize gelin ve acil okuyun. Flaubert benim kesinlikle favori yazarlarımdan. Bilirbilmezler uzun yıllar kaleme aldığı ve vefatından dolayı da sonunu tam bitiremediği romanı. Aslında büyük bir birikim. Kitabı okuduğunuzda göreceksiniz, edebiyat tarihinin en şahsına münhasır iki kankası Bouvard ile Pecuchet çok meraklı, çok pimpirik, çok heyecanlı ve hırslı karakterler. Çok da komik. Her işe atlıyorlar, çok okuyorlar, her şeyi okuyorlar ve her şeyi ellerine yüzlerine bulaştırıyorlar. Sanat, Bilim, Din, Tarım, Arkeoloji, Müzecilik, Öğretmenlik... denemedikleri ne kaldı. Çevirmenin önsözünde dediği gibi büyük roman. Gözden kaçırmayalım.
BilirbilmezlerGustave Flaubert · Can Yayınları · 2017477 okunma
İki Çokbilmiş Karakterin Savruluşları
Gustave Flaubert ülkemizde daha çok kaleme aldığı Madam Bovary ile tanınan bir yazar. Ama daha başka kitapları da var usta yazarın. Bunlardan biri de Bilirbilmezler. Romanı 1990 yılında Tahsin Yücel Türkçeye kazandırır. Ondan önce çeviren yoktur. Kitabın orijinal ismi Bouvard et Pécuchet’dir. Bilirbilmezler ismini çevirmenin kendisi koyar. Bilirbilmezler, Flaubert’in ölümünden sonra yayımlanır. Yazar kitaba son noktayı koyamadan vefat eder. Kitaba yazar son nefesini verdikten sonra eşyaları arasında bulunan bir kâğıtta yazılanlar ilave edilmiş. Bu ilaveyi katarsak “Başlarlar kopya etmeye.” cümlesiyle son buluyor Bilirbilmezler. Flaubert, Madam Bovary’yi beş senede yazarken bu kitabı altı yılda bile tamamlayamamıştır. Ne yazık ki ömrü yetmemiştir. Bu bakımdan Bilirbilmezler için Flaubert’in üzerinde en çok durduğu ve onu en çok uğraştıran kitap olduğunu belirtmek herhalde yanlış bir ifade olmaz. Zaten kendisi de bir mektubunda “Böyle bir kitaba girişmek için deli olmak, üç kez çılgın olmak gerekir.” der bir mektubunda. Dostu Turgenyev’e ise “Bana öyle geliyor ki bilinmedik yerlere doğru, çok büyük bir yolculuğa çıkacağım, bir daha geri dönemeyeceğim.” demiştir. Gerçekten de geri dönüşü yoktur bu çetin yolculuğun. Flaubert büyük yapıtını bitirmek için var gücüyle çalışmıştır. Uzmanlara göre bu kitabı bitirmek için yüzlerce kitap ve belge okumuştur. Kitabın altyapısını sağlam kurmuştur. Ancak Madam Bovary kadar ses getirmemiştir kitabı. Çok okunmamasını kolay anlaşılır ve akıcı olmamasına bağlamak yerinde olacaktır. Tahsin Yücel çeviriye “Bilirbilmezler Üzerine Gözlemler” başlıklı bir giriş yazısıyla katkıda bulunur. 11 sayfalık bu giriş yazısı okurun kitabı daha iyi anlamasına, kavramasına olanak vermektedir. Eğer bu giriş yazısı olmasaydı kitaptan alınan tat ve
Edebiyat
BilirbilmezlerGustave Flaubert · Can Yayınları · 2017477 okunma
Puan vermedi·356 syf.··
2017 155. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2017 21:16
Flaubert, hem bilgi hem de duygu olarak ömrünce biriktirdiklerini vermek istemiş okura bu romanda. “En sonunda hıncımı dile getirecek, kinimi kusacak, saframı dökecek, öfkemi fışkırtacak kızgınlığımı akıtacağım” dediğini yazar önsözde Yücel. Gerçekten dediğini de yapmıştır. Eserde oldukça yoğun eleştiriler var, zamanının bilim, din, siyaset adamlarına ve kurumlarına. Halkı da acımasızca eleştirir. “Ne düşündüğümü bilmek istiyor musun? dedi” Pécuchet. Kenterler azgın, işçiler kıskanç, papazlar aşağılık olduğuna, halk da burnu yemlikten çıkmamak koşuluyla bütün zorbaları bağrına bastığına göre, Napoleon çok iyi etti! Süngülesin, ayaklar altında çiğnesin, sürü sürü gebertsin! Doğruluk düşmanlığına, korkaklığına, laçkalığına, körlüğüne az bile!” Bouvard, “İlerlemeymiş, amma da palavra! diye düşünüyordu. Sonra ekledi: “Politika tam bir pislik.” Raslantı eseri Bouvard ve Pécuchet'ın yollarının kesişmesiyle başlayan hikâye hem düşündürücü hem komiktir. Ellerine geçen parayla birçok işe el atarlar. O işi bilmeseler de Don Kişotvâri azim ve inanmışlıkla dört elle sarılırlar. İlk işleri o alanda yazılmış en iyi kitapları okumak ve öğrendiklerini âdeta yemek tarifi uygular gibi uygulamak olur. Her seferinde başarısızlığa uğrayıp yeni bir meslek seçerler. Tarım, tıp, sanat, felsefe, teoloji, arkeoloji, astroloji, manyetizma, eğitim gibi birçok alanda varlık göstermeye çalışırlar. Bu arada yazar, kahramanlarının girişimde bulunduğu her alanda oldukça fazla bilgi sunuyor okura. Bu bilgilerin eksikliği kitaptan edinilecek kazanımı azaltsa da araştırarak okunduğunda yeni bilgiler edinmeye vesile oluyor. Kahramanlarımızın cahillikleri sonucu düştüğü komik durumlar o kadar tanıdık ki. Bir işte ehil olmadan o işi yapmaya kalkışmak, hakkında konuşmak bizim en
BilirbilmezlerGustave Flaubert · Can Yayınları · 2017477 okunma
9/10
·356 syf.·
2023 1. kitabı
Edward Mendelson’ın tanımladığı özelliklere göre Bilirbilmezler (Bouvard ve Pecuchet), bir ansiklopedik roman. Hatta Calvino’ya göre yazılmış “en ansiklopedik” roman. Ait olduğu kültürün ulusal tarih çerçevesinde önemli bir dönemine denk gelen Bilirbilmezler, bu kültürün sosyal ve bilimsel birçok yönden çeşitliliğini yansıtıp bunları nasıl şekillendirdiğini ele alırken aynı zamanda bir hiciv görevi görüyor. Bilginin kaynağı ve metodolojisi, yanlış yollarda yürüyerek bilginin cehaleti nasıl besleyebileceği iki anti-kahramanın arayış yolculuğuyla gözler önüne serilmiş. Kondukları bir miras sonucu kopyacılığı bırakıp tarım, peyzaj, tıp, genel anlamda fen bilimleri, arkeoloji, tarih, edebiyat, politika, beden eğitimi, metafizik, manyetizma, frenoloji, felsefe, din, pedagoji ve benzeri birçok alana dalıp çıkan, oradan oraya savrulan, ancak ironik bir şekilde kopyacılıktan hiç kurtulamamış, algı ve yargı becerileri kusurlu bu iki anti-kahramanın mizahi yönü güçlü romanında olay örgüsü çok önemli bir konumda değil ve pikaresk öğeler de oldukça yoğun. Her ansiklopedik romanda olduğu gibi edebiyatın birçok yönü açısından da zengin, ki Flaubert’in titiz sanat anlayışı ve sıkı ilkeleri göz önünde bulundurulduğu zaman bu durum hiç şaşırtıcı değil. Yine bu türdeki diğer örneklerde olduğu gibi kadın karakterler çok gelişmiş değiller. Tür üzerinde çalışan Hilary A. Clark’a göre ansiklopedik roman yazarı bilgiyi toplar, dönüştürür, yeniden ifade eder ve bu durum türün yaratıcılıktan en yoksun olan özelliğidir. Bu tür romanlardaki “ıvır zıvır” bilgi yoğunluğunun kurguda ne fonksiyon taşıdığı okur açısından kafa karışıklığına yol açar, dolayısıyla türün işlevlerinden birisi de okurun dikkatini toplama pratiğine girmesini sağlamak, önemli bilgilerle yüzeysel olanları ayırma çabasına
Edebiyat
BilirbilmezlerGustave Flaubert · Can Yayınları · 2017477 okunma
Puan vermedi·356 syf.··
2017 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Kasım 2017 18:47
Okurken çoğu zaman bırakmayı düşündüm. Sıkıldım ama okumayı başardım. Biraz ağır bir dille yazılmış. Daha basit ve anlaşılır cümleler kullanılabilirdi. Pek bir şey anlayamadan okudum.
BilirbilmezlerGustave Flaubert · Can Yayınları · 2017477 okunma
Puan vermedi·356 syf.··
Beğendi
·
2022 9. kitabı
Bilirbilmezler 17.01.2022 Aynı banka oturmaları sonrası tanışan iki arkadaşın önce yazıcılık olan işlerini bırakmaları ardından kendilerini geliştirmeye çalıştıkları tarım, bahçecilik, kimya, organik kimya, tıp, anatomi, müzecilik, koleksiyonculuk, yer bilimi, siyaset, din, edebiyat vd. konularda başvurdukları eserlerin ve kişilerin birbiri ile olan tezatlıklarını dolayısıyla döneminin eserlerini eleştiren başarılı bir eser. Arkadaşların her şeyi öğrenme çabaları ve kitaplara başvurmaları güzel. Çevirmenin de belirttiği gibi bundan sonra okuyacağınız bilimsel araştırmaların, köşe yazılarının, felsefe denemelerinin ve siyasal davranışın içinden bu iki kahraman size göz kırpacaktır. Yazarın bu kitap için dile getirdikleri: "Böyle bir kitaba girişmek için deli olmak, üç kez çılgın olmak gerekir." "Bana öyle geliyor ki, bilinmedik yerlere doğru,çok büyük bir yolculuğa çıkacağım, bir daha geri dönmeyeceğim."(Romanına son noktayı koyamadan ölür ancak Plan notu size yeterli olacaktır.) Yüzlerce eser okunarak oluşturulan bir eser. Yazım hataları: 162-204-299-355.S.
BilirbilmezlerGustave Flaubert · Can Yayınları · 2017477 okunma
10/10
·356 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
Bilirbilmezler, Tahsin Yücel’in de akıcı çevirisi ile okurken son derece keyif aldığım, herkese tavsiye edebileceğim bir roman. Aslında bir yergi demek daha doğru. Bouvard ile Pecuchet isimli, rutin yaşamlarından sıkılarak beraber yaşamaya başlayan ve hayatlarında farklı bir yol çizmek isteyen iki arkadaşın öyküsünü anlatıyor. Kahramanlarımız maymun iştahlılıkla yazar olmaktan tutun da botanik bilime kadar her türlü konuya el atıyor ve usta olmaya, yeni şeyler denemeye çalışıyorlar ancak yarım yamalak bilgileri ile her seferinde denedikleri işi, ellerine yüzlerine bulaştırıyorlar. Flaubert aslında bu iki karakter üzerinden dönemin siyasetini, eğitim tarzını, sosyal hayatını, edebiyatını eleştiriyor. Her konuda bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlarla ilerlemenin mümkün olmadığının altını çiziyor. Kendisinin daha önceden Madam Bovary ve Duygusal Eğitim romanlarını büyük bir zevkle okumuştum. Bu romanı ile onu farklı bir açıdan keşfetmek hoş bir deneyim oldu.
BilirbilmezlerGustave Flaubert · Can Yayınları · 2017477 okunma
3/10
Neden o kadar uzun uzun betimlemelere sahip olmak zorundaydın ki? Kitap karakterleri her an başka bir şey yapmaya çalışıp hiçbir şey beceremedileri için ortada belli bir kurgu yok ve bu okuyuşu çok güçleştiriyor. Özellikle kitaplarınızı gün size yetmediği için teneffüslerde açıp bitirmeye çalışan bir öğrenciyseniz bu durum biraz can sıkıcı. Belki dayanabilsem ileride tek kurguya bağlamış olurdu fakat o kadar sabrım yoktu. Gelecekte bitireceğim kitaplar arasına karışmak durumunda kaldı. Ekstra betimlemeler ise... Tüm bunların dışında baskısını çok beğenmekle birlikte şunu da demek istiyorum ki olayların farklı şekillerde betimleniyor oluşunu çok sevdim. Ve bence böyle güzel karakterlerin üzerine daha çok psikolojik analiz yapılabilirdi. Buna çok müsaitlerdi çünkü. Keşke fikirlerinin derinliklerine şöyle bir göz atsaydık. Normalde beğendiğim kitapların sonunda başa dönüp önsözü okurum fakat burda çok kaliteli bir önsöz vardı sanırsam, unutmam sebebiyle okuyamadım ama. #KendimeNot: Şu önsözü bir şekilde oku artık. #KendimeNot2: sayfa 80 - 89 alıntı olması lzm buralarda. Okumak isteyenlere de; işiniz gücünüz yoksa okuyun, benim işim gücüm vardı okuyamadım. Ama dili akıcı o yüzden sorun yaşamazsınız. Sadece sayfalar, sayfalar ve sayfalar okuduktan sonra sadece bu adamların milleti iyileştirmeye çalışıp daha beter hasta etmiş olmalarını ya da arkeolojiye saçma bir ilgi duyup evrim ile kiliseye meydan okuyuşlarının bilgisini elde ettiğiniz zaman, bu bilgiyle ne yapacağınızı bilmeniz gerek. Düzenleme: Demin diğer kişilerin de incelemelerini okuyayım bakayım diye şöyle bir göz attım da kendimden utanasım geldi. Kitabın dili ve betimleme "tarzı" nın güzel olduğunu söylemiştim o yüzden tekrar oralara girmeyeceğim. O yüzden şöyle bir güncelleme ekleyeyim, diğer kişilerin de
#farketmez
BilirbilmezlerGustave Flaubert · Can Yayınları · 2017477 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Gustave FlaubertYazar · 30 kitap
Edebiyat eleştirmenleri tarafından modern romanın kurucusu kabul edilir. En tanınmış eseri, 19. yüzyıl toplumsal gerçekliğini çarpıcı biçimde aktaran ve dünya klasikleri arasına giren Madame Bovary'dir. 1857'de yayımlanan ve Fransa'da ciddi tartışmalara neden olan bu eserden sonra realist akımı başlatan kişi olarak gösterilmiştir. 12 Aralık 1821’de Fransa'nın Rouen kentinde doğdu. Bir hekim kızı ve dinsel bağlılıkları sahip bir aristokrat olan annesi Justine-Caroline Fleuriot ile Hôtel-Dieu'de baş cerrahlık yapan orta sınıftan gelme babası Achille-Cléophas'nın ortanca çocuğuydu. Rouen'de mutlu bir çocukluk dönemi yaşadı. 1832-1840 yılları arasında Rouen Koleji'nde öğrenim gördü. Edebiyat alanındaki ilk denemelerini okul gazetesinde ve Le Colibri ("Sinek Kuşu") adlı küçük bir dergide yaptı. 1834’te arkadaşı Ernest Chevalier ile birlikte Art et Progrès (Sanat ve İlerleme) adında bir dergi çıkarmaya başladı. Henüz 15 yaşındayken Trouville sahilinde tanıştığı kendisinden on yaş büyük ve evli bir kadın olan Elisa Schlésinger'e aşık oldu. Bu aşk, yaşamında çok önemli etkiler, izler bıraktı. Elisa Schlesinger daha sonra "Duygusal Eğitim" adı ile kaleme alacağı eserde Marie Arnoux karakterinin de temel kaynağı oldu. Öğrencilik yıllarında sürekli yazdı. "Bir Çılgının Hatıraları" (1838), "Smarh" (1839) ve 1840 yılında yazmaya başladığı "Kasım" lise öğrencisi olduğu dönemin ürünleridir. 1841'de Paris'e gidip Hukuk Fakültesi'ne kaydoldu. Hukuk öğrenimi sırasında da yoğun bir şekilde yazmakla meşgul oldu. 1844 yılında sara kaynaklı ilk krizini geçirince, dinlenmesi gerektiğinden hukuk eğitimini yarıda bırakarak eve döndü. Hastalığı nedeniyle vaktinin çoğunu evde geçirmek zorunda kaldı. 1845’te "Duygusal Eğitim"in ilk taslağını bitirdi ve ailesiyle beraber bir İtalya seyahatine çıktı. Cenova'da gördüğü ve onu çok etkileyen bir Brueghel tablosunun verdiği ilhamla “"Aziz Anthony'nin Baştan Çıkışı”'nı yazmaya başladı. 1846 yılında babasını, hemen ardından kız kardeşini kaybetti. Ölen kardeşinin küçük bebeğinin bakımını üstlendi. Babasından kalan yüklü miras sayesinde tüm zamanını yazı yazarak geçirmeye karar verdi. Yeğeni ve annesi ile Rouen yakınlarındaki Croisset'ye yerleşti, hayatının tamamını burada geçirdi. Bu arada edebiyat dünyasında kendisinden uzatmalı sevgilisi olarak bahsedilen şair Louise Colet ile tanıştı (1846) ve ilişkileri sekiz yıl sürdü. 1849’da "Aziz Antoine" adlı eserinin ilk okumasını arkadaşlarına yaptığında büyük hayal kırıklığı yaşadı. Arkadaşları ona sıradan konular seçmesini ve bunu doğal bir üslupla, herkesin anlayabileceği bir dille yazmasını öğütlediler. Bu hayal kırıklığının ardından yakın dostu Maxime du Camp ile birlikte 18 ay süren bir Ortadoğu gezisine çıktı. Yunanistan, Anadolu, Mısır, Filistin, Suriye ve İtalya'yı dolaştı. Gezi esnasında mal varlığının çoğunu harcayan ve frengiye yakalanan Flaubert, içe kapanıklığından, yalnız Mısır’a ve Tunus’a yaptığı yolculuklarla sıyrıldı. Ünlü romanı Salambo’yu ona esinleyen de, bu yolculuklar oldu. Madame Bovary’i de bu esnada kurgulamakta olduğu ifade edilir. Edebiyat dünyasından pek çok kişiyle mektuplaştı. Bu mektuplardan bazıları sonradan büyük ün kazandı. Sevgilisi Louise Colet’e mektupları ise edebî açıdan eserleri arasında sayılacak değerde kabul edilir. Yakın Doğu seyahatinden dönüşünden üç ay sonra, Eylül 1851′de Madame Bovary'yi yazmaya başladı. Kitabı 1856 baharında bitirdi ve eser tefrika edildi. Flaubert 1856′da "Baştan Çıkış"'ı tekrar kaleme ve "Salombo" üzerinde çalışmaya başladı (1857). Bu arada ilk romanı Madame Bovary, 1857’de kitap olarak basıldı. Eser “ahlaksızlık-sapkınlık” eseri olarak suçlanarak yasaklandı ve yazara dava açıldı. Savcıya göre kitapta eş aldatma yüceltilmekte, cinsel duygular abartılıp kışkırtılmakta, geleneklere hakaret edilmekteydi. Yargıç “namus cellâdı kadın”ın kim olduğu sorulduğunda, Falubert’in verdiği "Madam Bovary, c'est moi! (Madame Bovary benim!)” yanıtı meşhurdur. Avukatı Marie-Antoine-Jules Senard’ın başarılı savunması Flaubert’in aklanmasını sağladı. Bu nedenle avukat Senard’ın adı bu nedenle kitabın yeni basımında, daha ilk sayfada, ithaftan da önce, Flaubert’in kendisine hitaben yazdığı kısa bir teşekkür notuyla birlikte yer almıştır. Flaubert bu savunmadan sonra, yazdığı kitabın kendi gözünde bile umulmadık bir değer kazandığını söylemiştir. Yazar, 1858 ilkbaharında Kuzey Afrika'da iki aylık bir araştırma gezisi yaptı. Salomo adlı romanını Nisan 1862′de tamamladı. 1864-1869 arasında Duygusal Eğitim’in son taslağını yazdı. Yirmi beş seneye yayılan bir çalışma sonunda ortaya çıkan bu eserde kendi gençlik yıllarından hareketle bir "nesil hikâyesi" anlatmıştır. Yaşamının son yılları acılar, edebi başarısızlıklar ve maddi zorluklarla geçti. Bitiremediği son projesi "Bouvard ve Pécuchet"'yi ("Bilirbilmezler" ismi ile Türkçeye çevrildi) yazmaya 1874′te başladı. Para sıkıntısı yüzünden, projeye iki senelik bir ara verip 1877′de yayımlanacak olan "Üç Hikâye"'yi (Saf Bir Kalp, Konuksever Aziz Julien Efsanesi ve Hérodias) kaleme aldı. Çocukluk arkadaşı Laure le Poittevin'in oğlu Maupassant'ı manevi evladı olarak benimsemişti. Onu iyi bir yazar olarak yetiştirmeye çalıştı ve Maupassant'ın başarılarıyla avundu. Flaubert, 8 Mayıs 1880 günü, ani bir felç sonucu, Croisset’de öldü. Romanları Salambo (Salammbô) Duygusal Eğitim Madam Bovary Gönül ki Yetişmekte Ermiş Antonius ve Şeytan Bilirbilmezler (Bouvard ile Pécuchet) Günlük Kırlarda ve Kumsallarda (1886) Anı Bir Delinin Anıları (1838)