İnsanlar arasındaki ilişkilerinin kaderinin ta baştan çizildiği ve işlerin nasıl gideceğini önceden bilmek için nasıl başladıklarına bakmanın yeterli olduğu bilinmelidir-ama bilinmez. Bir ilişki doğduğunda daima bir aydınlanma anı yaşanır ve onun gelişmesi, zamana yayılması, olacağı şey olması ve bitişi - hepsi bir kerede- aydınlanmanın ışığında görülebilir. İyice görülür çünkü nasıl ki her şeyin formu onun ilk ortaya çıkışında mahfuzdur, yaşanacak her şey de başlangıç ânında mahfuzdur. Ama söz konusu olan bir andır, tam o an, fakat sonra bu aydınlatıcı vizyon solar, bir kenara itilir. İnsanlar arasındaki hikâyeler işte tam da bu nedenle sürprizler, beklenmedik bir mutluluk veya ıstıraplar yaratır. Bunu biliyorduk, başlangıçta parlak, kısa bir anda bilmişlik ama sonra, hayatımızın geri kalanında bir daha bilmedik.