AK Parti iktidarı genel olarak üniversiteleri, gençleri kontrol altında tutmak ve onları kendi ideolojisi doğrultusunda şekillendirmek için bir fırsat olarak görüyor. Yurtlarsa bunun çok önemli bir parçası. Devlet üniversitelerinde okuyan örgün eğitimdeki her üç öğrenciden birisi KYK yurtlarında kalıyor. Özellikle taşra kentlerindeki öğrenciler, şehirde ve kampüste yapacak fazla bir şey olmadığı için ders dışı zamanının önemli bölümünü yurtta geçiriyor. Dolayısıyla yurtlar gençlere ulaşmak için son derece önemli mekanlar. KYK önceki yıllarda bu fırsatı, Kariyer Günleri etkinliği düzenleyip yurtlara konuşmacı olarak emniyet müdürlerini, kaymakamları, AK Partili belediye başkanlarını davet ederek değerlendirdi. 2016 yılında yurt çapında uygulanan manevi rehberlik projesi ise çok daha sistematik ve öğrencilere ulaşmak açısından etkili bir çalışma.
Bugün öğrenecilerin -ailevi sorunlarından gönül meselelerine her türlü problemleriyle de manevi rehberler ilgilenirken, yurtlarda yapılan sosyal etkinliklerin çoğunu da onlar düzenleniyor. Yurtta eğer bir film izleme etkinliği varsa onu muhtemelen manevi rehberler düzenliyor, bir şehir turu yapılacaksa o, manevi rehberin organizasyonu oluyor. Hem psikolojik problemlerin çözümü için, hem sosyal etkinliklerde yurtta yollar manevi rehberlere çıkarılıyor. Manevi rehberler öğrencilerle tüm temasları bir din görevlisi olarak onları dine yönlendirmek için kullanıyorlar. Bazen "uyandırma timi" gibi agresif yöntemler kullanabiliyor ya da namaza gelmeyen öğrencinin peşini bırakmamakta ısrarcı olabiliyorlar.
ODTÜ kampüsüne 2019 yılında, tüm itirazlara rağmen KYK yurdu yapılmaya çalışılmış; ağaçlann kesilmesiyle başlayan inşaat, öğrencilerin aylar süren direnişi sonrasında durdurulabilmişti. Bu arada konu yargıya taşındı ve yurt yapımına ilişkin protokol, mahkeme tarafından nihayet 2020 yılında iptal edildi.
İnşaata karşı çıkan ODTÜ'lü gençler, yurt yapımının arkasında başka hesaplar olduğunu söylüyordu:
Yapılacak yurt, ODTÜ'yü içeriden yıkmak için planlanmış bir Truva atıdır. (...) Biliyoruz ki bu yurtlarda AKP kendi ideolojisini ODTÜ'ye dayatmaya çalışacaktır.
Diyanet lşleri Başkanı Ali Erbaş, KYK yurtlarında görevlendirilen manevi rehberlere hitaben yaptığı bir konuşmada "Bizim gönülleri fethetmemiz gerekiyor. Fırsatları çok iyi değerlendirmek zorundayız," diyor.
Diyanet için bir fırsat olan manevi rehberlik, yurtlardaki bazı öğrenciler için kendilerini yaşam alanlarında köşeye kıstırılmış hissettiriyor. Kahramanmaraş Sütçü lmam Öğrenci Yurdu'nda kalan Meryem, manevi rehberlik faaliyetleri için "dini baskı" diyor.
Meryem'le 2019 yılının Ramazan ayında telefonla görüşüyoruz. Kendisine manevi rehberleri sorduğumda bana hemen yurdun yemekhanesinde çekmiş olduğu fotoğraflan gönderiyor. Bu fotoğraflarda manevi rehberin yemekhaneye astığı küçük notlar var. Oruçla ilgili güzel sözlerin bulunduğu notlardan iki örnek şöyle:
Oruç vücut fabrikasına yıllık bakım ve tamir fırsatı vermektir. Allah'a yemin ederim ki oruçlu ağzın açlık kokusu, Allah katında misk kokusundan daha hoş temiz ve daha sevimlidir / Hadis-i Şerif.
Meryem, Alevi bir genç, oruç tutmuyor ve bu cümleleri yemek alırken, yemeklerin bulunduğu camekanın üzerinde görüyor. Böyle bir durumda kalmak onu kötü hissettiriyor:
Biz yemek yerken o yazılan okuyoruz (...) Psikolojikman çok etkiliyor yazılar. Sanki doğru olan sadece oymuş gibi, biz yanlış yoldaymışız gibi bir izlenim var.
Maraş, 1978 yılında onlarca Alevi'nin vahşice öldürüldüğü, Cumhuriyet tarihinin en korkunç katliamlarından birine sahne oldu. Bugün Kahramanmaraş Sütçü !marn Üniversitesi bu katliamla yüzleşmek, yaralan sarmak için toplumda öncü rol üstlenebilir. Ancak tam aksine Alevilerin ötekileştirilmesinin, yok sayılmasının Diyanet'in örgütlü çalışmalarıyla üniversitenin yurdunda sürdüğünü görüyoruz. Genç bir Aleviye oruç tutmadığı için yanlış yolda olduğu hissettirilmeye
Gençlik ve Spor Bakanlığı'yla Diyanet İşleri Başkanlığı arasındaki işbirliği 2019 yılında imzalanan bir protokolle daha da güçlendirildi. Protokolle, KYK yurtlarının yanı sıra bakanlığa bağlı kurumlarda, spor tesislerinde, kamplarda, gençlik merkezlerinde manevi danışmanlık ve din hizmeti sunulması, aynca Kuran kursu açılması mümkün hale geldi. Yani artık, örneğin çocuklar için düzenlenen bir yaz kampında manevi rehberler görev yapabiliyor. Diyanet'in bu kurumlarda verdiği hizmetlerin kapsamına çocuklar ve gençlerin yanı sıra kurumlarda çalışan personel de giriyor. Diyanet görevlileri aynca Gençlik ve Spor Bakanlığı'na bağlı kurumlarda din ve değerler eğitimi, Arapça ve Osmanlıca dersleri verebiliyor; hem dini gecelerde hem milli günlerde etkinlikler düzenleyebiliyor.
Eylül 2020'de pandemi şartlarına rağmen Diyanet tarafından KYK yurtlarında çalışacak manevi danışman sayısı 922'ye yükseltildi. Türkiye'de 2020-2021 döneminde KYK'ya bağlı 773 yurt bulunduğu düşünülürse, tüm yurtlarda en az bir manevi rehber bulunuyor. Diyanet tarafından 2022 Şubat ayında yapılan duyuruda da, kapasitesi 1.000 kişinin altında olan yurtlara bir, daha kalabalık yurtlara ise en fazla iki manevi danışman görevlendirileceğini açıkladı.21 KYK yurtlarındaki toplam 800.000 öğrenci bir manevi rehberle aynı çatı altında yaşıyor. Tüm yurtlarda manevi danışmanlar gibi sürekli hizmet veren psikolog, psikolojik danışman, sosyal hizmet uzmanı ya da spor eğitmeni gibi başka bir meslek grubundan görevli bulunmuyor.
"Öğrencilerin günde 0,62 litre şarap hakları vardı. Çorba her gün veriliyordu; yılda 125 gün lahana çorbası, 41 gün ıspanak çorbası, 18 gün soğan çorbası, 17 gün nohut çorbası, 12 gün mercimek çorbası, 1 gün peynir çorbası diğer günlerde de şifalı ot çorbası, et suyu vb. çıkardı."