Puan vermedi
Seri için bir yorum paylaşacağım zaten maksimum 20 kişi gördüğü için rahatım. Öncelikle bu kitaba teşekkür ederim. Yazarına da teşekkür ederim. Bu kitap sayesinde ben yeniden kitap okumaya başladım. Yani harbi sağ olun be . 2024 te 4-5 yıllık bir reading slump sahibi olarak (uyumamışım adeta ölmüşüm yani ) bu kitap beni üniversite 2. sınıfta bir KYK yatağına hapsetti ve bitene kadar okuttu. İşte budur. Verim budur. Kitapta sonradan düşününce eleştirecek çok yan var, her kitapta var fakat karakterleri o kadar sevmişim ki kıyamıyorum. Bence bu da bir yazarın başarısıdır. Bu kitap sayesinde reading slumpı kırdığım o yılda tamı tamına 120 kitap okudum. Ve diş hekimliği okuyorum. Bende oluşturduğu kitap okuma azmini hırsı siz düşünün :::::::::D
Yaralasar - 1Maral Atmaca · Ephesus Yayınları · 202113,1bin okunma
Özerklikten Sadakate: Türk Akademisinin Çöküşü
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 20:02
Türkiye’de Üniversitenin Dönüşümü Üzerine Bir İnceleme; Özerklikten İdeolojik Kuşatmaya, Bilimden Sadakate Türkiye’de üniversite meselesi yalnızca eğitim politikalarıyla ilgili değildir; aynı zamanda siyasal iktidarın toplum tasavvuruyla, gençlik anlayışıyla ve geleceğe dair kurmak istediği düzenle doğrudan ilişkilidir. Verilen alıntılar, özellikle 2006 sonrası yükseköğretim sisteminde yaşanan dönüşümü yalnızca niceliksel bir genişleme olarak değil, üniversitenin ruhunu değiştiren ideolojik bir yeniden yapılanma olarak ele almaktadır. Kitapta üniversite; özgürlüğün, eleştirel düşüncenin ve bilimsel özerkliğin mekanı olmaktan çıkarılarak siyasal ve kültürel denetimin aracı haline getirilen bir kurum olarak resmedilir. İnceleme boyunca öne çıkan temel meseleler; üniversitenin özerkliğinin aşınması, liyakat sisteminin çöküşü, akademinin siyasallaşması, dinin kampüs yaşamındaki genişleyen etkisi, taşra üniversitelerinin yapısal sorunları, gençlik üzerindeki ideolojik mühendislik faaliyetleri ve bütün bunların Türkiye’nin bilimsel geleceği üzerindeki etkileridir. Üniversite Kavramı: Özgürlüğün ve Çoğulluğun Mekanı; Metnin başlangıcında üniversite, insanlığın yüzlerce yıllık bilgi birikimini taşıyan bir alan olarak tanımlanır. Bu yaklaşım, modern üniversite fikrinin klasik anlayışına dayanır: Üniversite yalnızca meslek edindiren bir kurum değil; bireyin düşünsel dönüşüm yaşadığı, farklı fikirlerle karşılaştığı, dogmaları sorguladığı bir özgürlük alanıdır. Burada özellikle şu vurgu önemlidir: “Tek hakikat yoktur.” “Tabular ve kutsallar yoktur.” “Sormak ve sorgulamak serbesttir.” Bu ifadeler **üniversiteyi, dogmatik düşünceye karşı konumlandırır. Üniversitenin temel işlevi, mutlak doğrular üretmek değil; bilgiye eleştirel yaklaşabilen bireyler
Taşra ÜniversiteleriTuğba Tekerek · İletişim Yayınları · 202388 okunma
Reklam
Ne Kılıçkıran ilk ne Fırat son !
10/10
·360 syf.··
2026 4. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2026 15:06
Hatırlıyorum o kahbe şubat 2015 i.Üniversitede 2. Sınıftaydım ansızın bi haber geldi Kyk nın o buz gibi koridorlarında bi ses yankılandı İzmirde bir şehidimiz var.Bıçaklamış kansızlar ! Keşke dedim zaman dursaydı dünde 19 şubatta kalsaydık 20 olmasaydı.Herkes için basitti bir yeni bir gün olması telefon ekranlarında bir rakam değişmişti takvimden bir yaprak kopmuştu sadece bazıları için.Bize öyle olmadı ağabey ciğerim söküldü sanki insanlığım seninle beraber toprağa düştü.Yakmak istedim koskoca yurdu çünkü biliyordum o kansızlardan yurttada vardı. Yakayım dedim şurayı komple kül olsun.Aklıma birden senin mücadelen geldi Devlete zarar verilir miydi hiç ? Devlet malına zarar versem benim o eli kanlı şerefsizden ne farkım kalırdı ? Evet belki yanında değildim , sonrasında intikam ateşiyle iki kansızın bedenine indiremedim iki darbe , o soğuk demirin verdiği hissi onların ciğerlerinde hissettiremedim ağabey.Hem değmezdi de.Milyonlarca kansızı doğrasam bir Fırat etmezdi ama ant içtim senden sonra. Mezun oldum , bu memlekete öğretmen oldum ben. And olsun abi bir yeminim bin olsun ki nefesimin son zerresine kadar milyonlarca Fırat yetiştireceğim. Şart olsun ki Fırat olup akacağım o minik yüreklere her yerde.Son olarak bizlerden uçmağlardaki ağabeylerimize selam öyle olur mu.Kılıçkırana Önkuzuya Başbuğa selam et emi ağabey. Ruhun şad olsun
Ege'de Bir YiğitFırat Yılmaz Çakıroğlu · Kamer Yayınları · 2015362 okunma
10/10
·176 syf.·
2025 269. kitabı
Sevgili Huzursuzluğum Bülent Parlak Bülent Parlak’la ve İzdiham’la tanışmam aslında geç bir tanışma oldu. 2022’de vefat etmesiyle birlikte adını duyabildim ve bu, içimde hep bir burukluk olarak kaldı. Şairi hayattayken takip edememiş olmak, onunla aynı zamanın havasını soluyamamış olmak insanı hüzünlendiriyor ama nasip böyleymiş. Yine de şiirleriyle buluşmak, bu geç kalmışlığın yarasını hafifleten bir teselli oldu. Bülent Parlak’ın üç şiir ve bir deneme kitabı olduğunu yıllardır biliyordum ve hepsini okumak istiyordum. Bu yüzden Ketebe’nin Kasım 2025’te yayımladığı bu özel baskı benim için sıradan bir kitap değil, uzun süredir beklediğim ve karşılığını fazlasıyla aldığım bir çalışma oldu. Bu baskı gerçekten müthiş bir iş. Parlak’ın üç şiir kitabını bir araya getirmekle kalmamışlar, aynı zamanda hiç yayımlanmamış şiirlerini de, şairin kendi verdiği isimle “Yalvaç” bölümünde toplamışlar. Bu sayede kitap, tek bir cilt içinde dört farklı şiir kitabı okuma hissi veriyor. Böyle bir düzenleme hem şairin bütünlüğünü koruyor hem de okura süreklilik içinde gelişen bir şiir yolculuğu sunuyor. Açık konuşmak gerekirse, Parlak’ın deneme kitabını da bu baskıya ekleyebilirlerdi; o da gayet güzel okunurdu. Çünkü bu edisyon hem cilt kalitesiyle hem tasarımıyla hem de içerik bütünlüğüyle gerçekten çok özenli bir çalışma olmuş. Şairi bütün yönleriyle hatırlatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak gibi bir sorumluluk taşıdığı da belli oluyor. Kitabın 176 sayfalık yapısı oldukça akıcı ilerliyor. Parlak’ın şiirleri aşkı, hüznü, halkların acılarını, dünyanın mazlumlarını, politik meseleleri ve bireysel kırılmaları aynı gövdede taşıyabilen bir yapıya sahip. Bu çeşitlilik kimi şairlerde dağılma yaratabilir ama Parlak’ta tam tersine
Şiir
Sevgili HuzursuzluğumBülent Parlak · Ketebe Yayınları · 2025651 okunma
Çalınan kitabım
Puan vermedi
KYK ' da kitabım çalındığı için okuyamamıştım. Halbuki daha hocaya imzallattıracaktım. O yüzden bu kitabı görünce üzülüyorum. Pandemi de misafir olarak kaldıkları öğrenci odalarında eşyalarını karıştırıp hırsızlık yapmak çok büyük ayıptı. Hele insan kitap çalar mı , okuyan insan bunu yapar mı?
SelçuklularErkan Göksu · Kronik Kitap Yayınları · 2019335 okunma
Duygu yüklü kitap :)
9/10
·416 syf.·
2025 26. kitabı
Kyk 'de tek başımayım bir odada. Aşk konulu ama acı olayların yasandıgi bir döneme gidilen bir an .Günümüzün güncel sorunu aşk ağır basıyor tabi bizlerde .Seranade für Nadie .kitaplar genellikle pek etkilemez ama sonlarda öyle bir şey olur ki kitaba bağlanırsın. Bu tarz kitaplar çok okudum belki ilk okusaydım en çok bundan etkilenirdim. Aşk o kadar geniş bir kavram ki herkesin aşkı bir kişi, bir nesne, soyut bir kavram olabiliyor .Her şey aşkla başlar ama aşkla bitmeyebilir .Bir aşk hikayesi ve üzücü olan kısmı böyle aşklar vardı bunlar uydurulmadı .Benim çevremde şahit olduğum aşk hikayesi bile çok can yakar . Sevmek ama sadece sevmek kavuşamamak, imkansızlıklar unutamamak işte gerçek aşk bu .iki tarafın da birbirine sadık olmasi ... Benim bile başımdan geçmiştir. Çok sevmemeliyiz ölçüyü kaçırmamamız gerekiyor sonunda illa bir ayrılık var çünkü. Ama sonuna kadar sevemeliyiz ki aşkımız sonsuz olsun .... Gercek ask olsun .
SerenadZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi · 2023164,1bin okunma
Reklam
Reklam