Selçuklular (Muhteşem Çağın Mütevazı Çocukları)

·
Okunma
·
Beğeni
·
49
Gösterim
Adı:
Selçuklular
Alt başlık:
Muhteşem Çağın Mütevazı Çocukları
Baskı tarihi:
Kasım 2019
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057635334
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kronik Kitap Yayınları
Türk Topraklarının Temelini Atanlar: Büyük Selçuklular…

Büyük Selçuklular, Türk tarihinin hangi kırılma anlarını yaşamışlardı? İslam’a geçiş ve Türklerin Anadolu’ya geliş süreçlerinin başlaması, dünya tarihini hangi boyutlarıyla değiştirmişti? Devlete adını veren Selçuk Bey’in hikâyesi nerede başlamıştı? Sultan Alp Arslan’ın Türk tarihindeki liderler arasında zirvede olmasının sebepleri nelerdi? Nizâmülmülk’ün hangi özellikleri kendisini hakkında en çok konuşulan vezir yapmıştı? Dandanakan Savaşı; Türkiye Selçuklu, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti için kuruluş tarihi olarak değerlendirilebilir mi?

Ömrünü Genel Türk Tarihi ve daha özelinde Selçuklu Tarihi’ne vakfetmiş, değerli tarihçi Prof. Dr. Erkan Göksu’nun kaleminden Selçuklular… Hem akademik ciddiyetle tarihî hadiseleri belgeler üzerinden aktaran hem de bir bilgi bombardımanından ziyade döneme geniş bir perspektifle kuşbakışı bir çerçeve çizen bu çalışma; romancılık yeteneği de olan Göksu ile yapılan nehir söyleşilerden oluşuyor.

Selçuk Bey, Tuğrul ve Çağrı beyler, Sultan Alp Arslan, Sultan Melikşah, Nizâmülmülk, Sultan Berkyaruk, Sultan Muhammed Tapar, Sultan Sencer, Hasan Sabbah, Romanos Diogenes, Arslan Yabgu, Terken Hatun gibi şahsiyetlerin yanı sıra çift başlı kartal, Nizamiye Medreseleri, Batıniler, Malazgirt Zaferi, Dandanakan Savaşı gibi Türk tarihinin en sıra dışı konularının bir araya getirildiği “Selçuklular - Muhteşem Çağın Mütevazı Çocukları” kitabını yediden yetmişe herkes keyifle okuyacak.
240 syf.
Tarih, esasında bir zaman silsilesidir. Yani bugünün geçmişi, ancak geçmişin de bir geçmişi vardır. Bu anlamda devletimiz olan Türkiye’yi, onun öncüsü olan Osmanlı Devleti’nden kopuk düşünemeyiz. Peki ya Osmanlı’dan öncesi nasıldı? Elbette Anadolu için Anadolu Selçukluları ve beylikler vardı lakin “Bütün Rus yazarların Gogol’un paltosundan çıktığının” kabul edilmesi gibi, Batı Türklüğünün bütün devletleri de Büyük Selçuklunun bakiyesi kabul edilebilir.

Bu anlamda Büyük Selçuklu Devleti, bir temeldir. Dahası, Türk tarihinin kırılma anlarını yaşamış bir devlettir. Öyle ki, önce Selçuk Bey’in ve Kınıkların İslam’a geçişleri, ondan yaklaşık yüzyıl sonra ise Malazgirt Meydan Muharebesi gibi iki dönüm noktası vardır. Her ikisi de, o an için ve orada bulunanlar için, ne kadar tarihi değiştiren bir hadiseye şahit olunduğunun farkında olunmadığı şeylerdi. Ancak İslam’a geçiş ve Türklerin Anadolu’ya gelişlerinin başlaması, dünya tarihini kökünden değiştiren gelişmeler oldu.

Prof. Dr Erkan Göksu, ömrünü Genel Türk Tarihi ve daha özelinde Selçuklu Tarihi’ne vakfetmiş, değerli bir tarihçi. Yorulmak bilmeden araştıran, çalışan, anlatan, Farsça temel tercümeler yapan, yazan bir akademisyen aynı zamanda… 

Erkan Hoca’nın bir Büyük Selçuklu kitabı hazırlaması, tabiri caizse elzem hale gelmişti. Bu yönde ciddi bir beklenti oluşmuştu. Ancak bu eseri hazırlarken, bir yandan akademik ciddiyeti, belgeler üzerinden konuşmayı ihmal etmezken bir yandan da bazen sıkıcı bir hal alan bir bilgi bombardımanı olmamasını arzu etmiş görünüyor.

Bu nedenle romancılık yeteneği de olan Erkan Hoca ile nehir röportajlar yapmayı tercih etmişler ve böylece, anlatımda akıcılığı sağlamışlar.  

İçeriğe baktığımız zaman, Selçuklu tarihinden bazı şahsiyetleri görüyoruz. Mesela sultan olmasa bile, devlete adını veren Selçuk Bey ile başlanmış. Doğrusu, onun hikâyesi önemliydi. Ardından ortak bir yönetim gösteren Tuğrul ve Çağrı Bey’ler ile devam edilmiş.

Hoca’nın tabiriyle ve ona göre, “Türk tarihinde Atatürk ile birlikte ilk iki sırada yer alan ve diğerleri sonra sıralanabilecek olan Sultan Alp Arslan’ı da konuşmuşlar elbette. Sonrasında ise yine bir sultan olmayan ama belki sultanlardan bile önemli bir adam olan Vezir Nizâmülmülk’ü…

Ardından Melikşah, Berkyaruk, Muhammed Tapar ve son sultan Sencer konuşulmuş… Zaten bu isimler nehir röportajların ana başlıkları. Ancak arada sözü edilen Hasan Sabbah gibi, Romanos Diogenes gibi, Arslan Yabgu gibi, Terken Hatun gibi pek çok önemli isim de yer buluyor kitapta.  

Çift Başlı Kartal’dan, Nizamiye Medreseleri’ne, Batıniler’den Malazgirt’te  kimlerin yer aldığına kadar pek çok konu da es geçilmemiş.

Bütün bunların sonunda, “Muhteşem Çağın Mütevazı Çocukları” , yani “Selçuklular” ile ilgili önemli bir kaynak eser ortaya çıkmış.
Esasen Türkmenler ne kadar bir devlete tabi olurlarsa olsunlar asıl bağlı oldukları otorite Boy ve aşiret beyleriydi. Onların sözünden çıkmaz bütün hareketlerini kendi beylerinin emir ve işaretine göre belirlerlerdi.
Erkan Göksu
Sayfa 20 - KRONİK KİTAP
Dandanakan Savaşı'ndan sonra hızlanan batı fütuhatı Maveraünnehir, Horasan ve İran'ı aşıp gelen göç dalgalarının Azerbaycan ve öteki uç bölgelerinde yığdığı muazzam Türkmen nufusun Anadolu'ya geçmesi Selçuklular eliyle olmuştur. Özellikle Malazgirt Zaferi'nden sonra büyük bir hızla Anadolu'ya giren Selçuklular sadece askeri ve siyasi bakımdan değil kültürel ve nedeni bakımdan da Anadolu'ya Türk damgasını vurmuş ve bu coğrafyada bin yıldır devam eden Türk varlığının temellerini atmışlardır. Bu itibarla Dandanakan Savaşı Büyük Selçuklu Devleti için olduğu kadar Türkiye Selçuklu, Osmanlı ve hatta Türkiye Cumhuriyeti Devleti için de bir kuruluş tarihi olarak değerlendirilebilir.
Erkan Göksu
Sayfa 72 - KRONİK KİTAP
Sultan Alp Arslan’ın pek çok önemli özelliği var. Babası Çağrı Bey, amcası Sultan Tuğrul Bey ve hocası, veziri Nizâmülmülk’ten iyi bir eğitim aldığı açıktır. Ufku geniş, zeki, cesur, başarılı bir komutan ve devlet adamıdır. Ancak burada şunu söylemem lazım. Bazen “Liderlik ve Yöneticilik” gibi konularda Alp Arslan da dâhil olmak üzere pek çok tarihî şahsiyet için kitaplar yazılıyor. Bunlar anakro-nizmdir. Yani o insanların böyle bir seminer almışlıkları, sertifika sahibi olmuşlukları yoktur. Bunlar modern çağın kavramlarıdır. Şüphesiz onlar iyi idarecilerdir, ayrı konu ama dediğim gibi bu me-tot anakronizm oluyor. Sultan’a dönersek, çok merhametli biridir. Babası ve amcası gibi...

Zaten baktığımız zaman eşkıyalardan düşmanlarına, hanedan üyelerinden İmparator Diogenes’e kadar o kadar çok bağışlayıcılık örneği var ki! Heybetli, az gülen, sert tabiatlı biri olsa da birçok kere öfkesine hâkim olmayı başarmıştır. Harp etmeyi bilir. Lider kişilikli, cömert ve adildir. Ayrıca şurası kesin ki, mütedeyyin bir insan, kâmil bir Müslüman’dır.İstişareye önem veren bir hükümdar olduğu da söy-lenebilir. Keza bilime, âlime kıymet atfediyor. Nizamiye Medresele-rine verdiği büyük destek ortadadır.

Velhasıl, Türk tarihinin en önemli hükümdarlarından biridir.
Erkan Göksu
Sayfa 132 - Kronik Kitap
Eski Türk hakimiyet anlayışına göre devleti yönetme yetkisi hanedan üyelerine Tanrı tarafından verilir ve buna, 'Kut' denirdi. Bu durumda bütün hanedan üyelerinin kut'a erişme hakkı ve şansı vardı. Bu nedenle tahta kin oturacağı ilahi takdire bırakılır veliaht tayini dikkate alınmazdı. Tahta geçmek isteyen hanedan üyeleri brbiri ile mücadele eder kim galip gelir ve kut'a layık olduğunu gösterirse tahta o oturur böylece hak eden kut'a yani devleti yönetme yetkisine kavuşmuş olurdu.
Erkan Göksu
Sayfa 89 - KRONİK KİTAP
Tabii bir de, Selçukluların resmî dilinin Farsça olduğu meselesi var. Öyle miydi?

Bence Türk tarihindeki en büyük hatalardan biri de budur. Bir kere, resmî dil kavramı, ulus devlet anlayışıyla birlikte modern çağ-larda ortaya çıkan bir kavramdır. Hâlbuki biz bunu binlerce yıllık devletlerimize monte ederek bir yandan anakronizm yapıyor, diğer yandan resmî dil kavramının zihnimizde oluşturduğu etkiyle Selçuklu atalarımızı, adeta ana dillerini terk edip yabancı bir dili benimseyen, onunla yazıp konuşan, asimilasyona uğramış, yozlaşmış insanlar hâline sokuyoruz. Doğrudur, o dönemde Farsça yazı dili olarak kullanılmıştır. Lakin bu, Selçukluların mensup olduğu Oğuz Türkçesinin henüz yazı dili hâline gelememesinden kaynaklıydı. Sanılanın aksine kimse bülbül gibi Farsça konuşmuyordu!
Erkan Göksu
Sayfa 153 - Kronik Kitap
İmparator eğer bu istekleri kabul etmezse büyük bir orduyla üzerine yürüyeceğini belirterek onu tehdit ediyordu. Alp Arslan, “Geleceği varsa gelsin, alacağı varsa alsın. Biz hazırız ve onu bekliyoruz!” diyerek elçiyi sert bir şekilde geri gönderdi.

Mustafa Kemal Paşa’mızın, “Geldikleri gibi giderler!” sözünü hatırlatıyor denebilir mi?

Aynı milletin büyük liderlerinden bahsediyoruz. Hatırlatması doğal olsa gerek. Bana sorarsanız Türk tarihinin her bakımdan en önemli iki büyük şahsiyeti Atatürk ve Sultan Alp Arslan’dır.
Erkan Göksu
Sayfa 105 - Kronik Kitap
Fethin babası, yani Ebu’l-Feth lakabını Malazgirt’te almıyor yani…

Evet. Zaten Malazgirt o dönemde bir fetih gibi algılanmıyor ki! Ancak tarihî süreçte önemi ortaya çıkacak. Kendisine bu unvan Ani Kalesi’nin fethi sebebiyle veriliyor. Sultan Alp Arslan, akabinde Ani’ye bir kumandan tayin ederek Anadolu’daki ilk Selçuklu askerî teşkilatının çekirdeğini oluşturdu. Ardından şehirde bir cami inşa ettirerek bölgedeki İslamlaşmanın temelini attı. Ani’nin fethi çok önemliydi, zira oranın düşüşü Bizans’ın Anadolu’nun muhafazası için sınırlarda oluşturduğu emniyet kuşağının büyük yara almasıydı. Bizans’ın emniyet kuşağında büyük bir gedik açılmış ve buradan Anadolu içlerine doğru yapılacak Selçuklu harekâtı için önemli bir geri emniyet ya da güvenlik üssü kazanılmıştı.
Erkan Göksu
Sayfa 96 - Kronik Kitap

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Selçuklular
Alt başlık:
Muhteşem Çağın Mütevazı Çocukları
Baskı tarihi:
Kasım 2019
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057635334
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kronik Kitap Yayınları
Türk Topraklarının Temelini Atanlar: Büyük Selçuklular…

Büyük Selçuklular, Türk tarihinin hangi kırılma anlarını yaşamışlardı? İslam’a geçiş ve Türklerin Anadolu’ya geliş süreçlerinin başlaması, dünya tarihini hangi boyutlarıyla değiştirmişti? Devlete adını veren Selçuk Bey’in hikâyesi nerede başlamıştı? Sultan Alp Arslan’ın Türk tarihindeki liderler arasında zirvede olmasının sebepleri nelerdi? Nizâmülmülk’ün hangi özellikleri kendisini hakkında en çok konuşulan vezir yapmıştı? Dandanakan Savaşı; Türkiye Selçuklu, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti için kuruluş tarihi olarak değerlendirilebilir mi?

Ömrünü Genel Türk Tarihi ve daha özelinde Selçuklu Tarihi’ne vakfetmiş, değerli tarihçi Prof. Dr. Erkan Göksu’nun kaleminden Selçuklular… Hem akademik ciddiyetle tarihî hadiseleri belgeler üzerinden aktaran hem de bir bilgi bombardımanından ziyade döneme geniş bir perspektifle kuşbakışı bir çerçeve çizen bu çalışma; romancılık yeteneği de olan Göksu ile yapılan nehir söyleşilerden oluşuyor.

Selçuk Bey, Tuğrul ve Çağrı beyler, Sultan Alp Arslan, Sultan Melikşah, Nizâmülmülk, Sultan Berkyaruk, Sultan Muhammed Tapar, Sultan Sencer, Hasan Sabbah, Romanos Diogenes, Arslan Yabgu, Terken Hatun gibi şahsiyetlerin yanı sıra çift başlı kartal, Nizamiye Medreseleri, Batıniler, Malazgirt Zaferi, Dandanakan Savaşı gibi Türk tarihinin en sıra dışı konularının bir araya getirildiği “Selçuklular - Muhteşem Çağın Mütevazı Çocukları” kitabını yediden yetmişe herkes keyifle okuyacak.

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Mustafa BAKIRHAN
  • Mehmet Y.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (1)
9
%0
8
%0
7
%50 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları