Okumalara doymadiklarimdan... Erkan Hoca yi tanimiyorum ama yakindan takip ediyorum. Bir gun kendisini tanimak dilegiyle... Onun ogrencisi olmak eminim ayricaliktir..
BerzemErkan Göksu · Bilge Kültür Sanat · 2016395 okunma
Tarihi roman, roman türleri içinde kendine has çizgisi ve kuralları olan bir biçimdir. Elbette sanat adına birtakım gerekleri olduğu gibi okur adına da birtakım beklentileri olduğunu söylemem lazım. Öyle ya? Bir tarihi roman neyi amaçlar?
Türkiye’nin Selçuklu tarihi konusundaki nadir uzmanlarından birisi olan Erkan Göksu Hoca böyle bir çabanın içine girmiş; iyi de etmiş. Hoca’nın Berzem’i kaleme almaktaki amacının NOBEL Edebiyat Ödülü olmadığını söylemek lazım, ama eğer amacı Selçuklu tarihinin belli bir devresini roman vasıtasıyla anlatmak öğretmek ise bunu fazlasıyla başardığını söylemem gerekiyor.
Berzem, kendini okutabilen bir roman. Hoca’nın konuya hakimiyeti zaten tartışılabilecek bir şey değil ancak bunu bir roman kurgusuyla anlatabilmek öyle herkesin harcı olmasa gerek. Erkan Hoca bunu yapabilmiş.
Romana adını veren Berzem Kalesi hadisesine romanın sonlarında tesadüf etmekle birlikte ana hikaye Sultan Melikşah dönemine ait. Bağdat’ta bulunan Halife ile siyasi otorite olan Selçuklular arasındaki bir mesele üzerine ordusuyla Bağdat’a gelen Sultan Melikşah’ın şahsında dönemin Nizamülmülk yahut Halife El Muktedim gibi tarihi şahsiyetleri de görebiliyoruz. Erkan Hoca, devrin insan ve mekan manzarasını gayet başarılı bir şekilde tasvir etmiş. Adeta bir roman okuturken, çaktırmadan genel Selçuklu tarihi dersi de verir gibi…
Özellikle “Bir topluluğa olan kininiz sizi adaletsizliğe yönlendirmesin.” mealindeki ayetin bulunduğu bölüm bugünün muktedirlerine de bir ikaz gibiydi.
Cami’nin son davranışının olduğu sahne benim için önemliydi. Acaba ne yapacak derken, gönlümden geçen oldu, yakışanı yaptı. Ben olsam ben de öyle yapardım sanırım.
Hasıl-ı kelam, Erkan Göksu Hoca, asıl alanı olan tarihçiliği, edebiyatçılığa güzelce işlemiş bu romanında. Döneme ilgi
Kitabın arka kapağında "bu romanda gerçek olayları okuyacak, gerçek insanlarla tanışacak, gerçek mekanlarda dolaşacak, gerçek hayaller kuracaksınız" yazıyor. Haklılık payı varmış diyorsunuz. Bi solukta okunacak, kitap bittiğinde gerçekten bitti mi diye sayfa karıştırmaya devam edeceksiniz. Bu kitabı okumak için tarih bilginizin olması gerekmiyor. Tarihe meraklı olun yeter.
Mükemmel bir tarihi roman . Selçuklu tarihini çok çok farklı bir şekilde ele alıyor Erkan hoca. Edebiyat ile tarihin mükemmel buluşması. Okumayanlar tavsiye ederim. Bir solukta okunuyor .
Sevgili Erkan Göksu 'nun muhteşem çağın mütevazi çocukları Selçuklular kitabını okuduğumda ilk tepkim işte buolmuştu. Selçukluların S'sini bilmeyen insan bile bu kitabı okuduktan sonra tarihini geçmişini atasını sevip sayacaktır diye düşünüyorum. Erkan Göksu hocamı Selçuklular kitabıyla tanıdıktan sonra bir de roman kategorisinde tanımak istedim kalemini. Berzem kitabını alırken beklentimi karşılar mı acaba? Yazar Selçuklu dönemi ile ilgili usta bir kalem ancak roman konusunda nasıldır diye soru işaretlerim vardı açıkçası. Zira ucuz kahramanlıkların yazıldığı basit kurgulardan haz etmiyorum.
Devamı : kitapofisihakan.com/edebiyat/berzem
Değerli hocamız Erkan Göksu'nun kıymetli eseri..
Berzem’in ne olduğundan bahsedecek olursak; Selçuklu sultanı Muhammed Alp Arslan’ın şehid edildiği kaledir. Kitapta bu husus da var ama ağırlıklı olarak Sultan Alp Arslan ve şehid edilmesi değil de Melikşah dönemi anlatılmış. Sultan Alp Arslan hançer darbeleri ile yaralandığında yanındaki herkes buz kesmiş, hiçbirisi bir şey yapamamıştı. İşte o esnada hiç ummadık birisi geliyor ve duruma ağırlığını koyuyor. İşte o esnada gelen umulmadık kişinin yıllar sonra yaşlanmış bir vaziyette gelerek bir talepte Bağdat şahanesinden bir talepte bulunması ile eser başlıyor. Sultan Melikşah’ın Bağdad üzerine yaptığı bir sefer/ziyaret ve sonrasında gelişen olaylar anlatılıyor. Tarihten şahane anlatılar, ayet ve hadislerle bezenmiş güzel bir örgü ile örülmüş kısa (151 syf) ama gayet akıcı, hareketli, heyecan uyandırıcı bir tarihi roman…
BerzemErkan Göksu · Bilge Kültür Sanat · 2016395 okunma
Eser: Berzem
Yazar: Erkan Göksu
Yayınevi: Bilge Kültür Sanat
Sayfa: 176
Yazar Prof.Dr.Erkan Göksu'nun yazdığı güzel bir tarihi romanı da okuyup bitirdik. Yazarın eseri yazarın kısa biyografisi ile başlamaktadır. Selçuklu tarihini roman tadında yazan yazar başarılı ve güzel bir eser vücuda getirmiştir. Esere adını veren Berzem bir kale kenttir. Eserin sonunda yabancı olan kelimelerin karşılığının verildiği bir de sözlük yer almaktadır.
Eserin ilk kısımlarında Selçuklu dönemi anlatılmıştır. Bu kısımda Bağdat yönetimi hakkında bilgi verilmiştir. Bu dönem de Bağdat Abbasilerin merkezi olduğu kadar hilafetinde merkezidir. Hilafet ve saltanat arasındaki gerginlik eserde geniş olarak işlenmiştir. Bu gerginliğin nedeni ise, gerçeği tahtını kuvvetlendirmek isteyen tarafların üstünlük mücadelesine sahne olmasıdır.
Bağdat'ta yaşanan bir adli olayın tarihi uzantısı içinde işlenen Selçuklu tarihi roman içerisinde işlenmiştir. Bu işleniş esnasında ayet destekli konular anlatılmıştır. Dilimize yabancı olan yönetimsel terimler sayfa altlarında dilimize de çevrilmiştir. Bağdatta başlayan gelişmeler çevresinde Bağdat İsfahan mücadelesi anlatılmaktadır. Abbasiler ile Selçuklular arasında olan siyasi evlilik sonucu gelişmelerin anlatıldığı roman Alparslan'ın katledildiği Berzem kalesine kadar ulaşmaktadır.
Halife ile Kayınpederi Sultan Melikşah mücadelesi işlenirken yer yer Bağdatta yaşanan adli olayda anlatılarak Alparslan ile bağına değinilerek olayın tarihsel boyutuna da dikkat çekilmektedir. Bu gelişmeler çerçevesinde Sultan Alparslan'ın Karahanlılar ile kızı Sultan Hatice üzerinden yaşanan gerginliğe de dikkat çekilmiştir.
Aynı olayı bu kez oğlu Sultan Melikşah Kızı Hatice Sultan üzerinden Halife ile yaşamaktadır. Halifeliğin çevirdiği oyunlardan da bıkmıştır. Her iki Selçuklu
Bilmediği alana insanın ilgisi de olmuyor. Tarih çalışırken olayları özümsedikçe neden tarihi romanlar okumadığımı sorguladım.
Kitabın yazarını tanımıyordum. Edebiyat ve tarih alanlarında başarılı olduğunu düşünüyorum. Arkadaşım tavsiye ettiği için romana başladım ve okuduğum ilk tarihi roman oldu. Okurken insanı içine alan romanlardan. Cami'nin ne tepki vereceğini onu tanıdıkça okur tahmin edebiliyor ama sonucu İslam gözüyle bakıp yorumlama kısmını çok beğendim.
Açıklamasında diyor ki; "Tarihin romana değil, romanın tarihe malzeme olduğu ‘gerçek’ bir tarihî roman...
Bu romanda gerçek olayları okuyacak, gerçek insanlarla tanışacak, gerçek mekânlarda dolaşacak, gerçek hayaller kuracaksınız..." aynen böyle. Kitap ince evet ama gerçekten Selçuklu tarihi hakkın o inceliğine göre sağlam bilgiler veriyor.
“İhaneti iblisler yazadursun, ben vefa ve sadakati yazacağım...” sözleriyle başlayan ve dikkatleri üzerine çeken bir roman... Romanın ilgi çeken yanlarından biri tarihî şahsiyetlere yer verilmesidir: Melikşah, Nizamülmülk, Alp Arslan, Kaşgarlı Mahmut... Romanda belki de en etkileyici ve tarihî gerçeklikle bire bir uyum içerisinde olan şeylerden biri de Türk’ün adalet duygusunun tasviri... Türklerle sembolleşen ve önemli bir misyon yüklenen kılıç da romanda yerini bulmuş: “İmam- ı Azam Ebû Hanife; kılıç Türklerin elinde olduğu sürece bu dine zeval yoktur demiştir. Gerçekten de o günden bu yana kılıç hep bizim elimizde olmuş ve din düşmanlarının, devlet düşmanlarının karşısında hiç inmemiştir.” Son olarak da Kaşgarlı Mahmut’un romanda şu sözleri sarf etmesi Türk’ün tarihteki rolünü ve dolayısıyla Türkçe gibi asil bir dilin nasıl önem arz ettiğini anlatıyor: “Buhara’nın sözüne inanılır imamlarından birinden ve Nişaburlu başka bir imamdan işittim. Her ikisi de senetleriyle bildiriyorlardı ki, Peygamberimiz (S.A.V.), kıyamet alâmetlerinden, âhir zaman azaplarından ve Oğuz Türklerinin ortaya çıkışından söz ederken, ‘Türk dilini öğreniniz, çünkü onların saltanatı uzun sürecektir’ buyurmuşlardır. İmdi, bu hadis doğru ise -vebali o ikisinin üzerine olsun- Türk dilini öğrenmek vacip olur.”
BerzemErkan Göksu · Bilge Kültür Sanat · 2016395 okunma
1976’da Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde doğdu. İlkokulu Yeşilyurt’ta, ortaokul ve liseyi Malatya’da okudu. 1998 yılında Erciyes Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nü bitirdi. 1999’da Kırıkkale Üniversitesinde önce İnkılap Tarihi okutmanı, ardından Tarih Bölümü Araştırma Görevlisi olarak çalışmaya başladı. 2004 yılında Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde hazırladığı Türk Kültüründe Silah konulu tezle Yüksek Lisans’ını, 2008 yılında da Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Ortaçağ Tarihi Anabilim Dalı’nda hazırladığı Türkiye Selçuklularında Ordu konulu tezle doktorasını tamamladı. 2009 yılında Gaziosmanpaşa Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Ortaçağ Tarihi anabilim dalına Yard. Doç olarak atandı. 2013 yılında Ortaçağ Tarihi doçenti unvanını aldı. 2015 yılı içerisinde altı ay süre ile Ardahan Üniversitesi İnsani İlimler ve Edebiyat Fakültesi Tarih bölümünde görev yaptı. Aynı yıl içerisinde Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nde çalışmaya başladı. Hâlen aynı görevde bulunan Göksu, evli ve iki çocuk babasıdır.
2011 yılında Türk Tarih Kurumu 80. Yıl Bilim ve Teşvik Ödülü’ne, 2012 yılında ise Türk Ocağı 100. Yıl Ziya Gökalp İlim Teşvik Armağanı’na lâyık görülen Erkan Göksu’nun, başta Selçuklu tarihi olmak üzere Ortaçağ Türk tarihinin muhtelif konuları hakkında yazılmış birçok kitabı, tercümeleri ve bilimsel dergilerde yayınlanmış çok sayıda makalesi bulunmaktadır.