"Doğaçlama bir devrimdir. Doğaçlama bir hayat tarzıdır. Müzeleri sevmez, sanat galerilerini aşağılık görür, hiçbir siyasi doktrine hoşgörüyle yaklaşmaz. Altı yaşındaki bir çocuk kadar doğal ve saldırgandır. Korkusuzluğu deliliginden gelir."
"Hiç, ne uluslararası durumcuların çocukça teorilerine dayanır, ne de klasik anarşistlerin sendikalist yaklaşımlarına. Teorisi yoktur. Varsayımları yoktur. Her şeyi reddeder. Kendisini bile. Üzerinde durulması çok zor bir iptir. O kadar incedir ki, üzerinde yürüyenin tabanlarını keser. Hiç hareketi dünyayı hak ettiği kaosa götürecek bir çılgınlıktır. İnsanın delirmesinden alır gücünü. Bilinen her şeyin unutulduğu, hiçbir kuralın geçerli olmadığı bir harekettir."
"Bir lider kalabalık karşısında konuşurken asla o üç kelimeyi telaffuz etmezdi: lütfen, özür, teşekkür. Çünkü bu kelimeler medeni insanlar içindi. Lider medeni olmayandı. Medeni olmadığı için liderdi. İçinde hala atalarında miras asgari bir vahşilik taşıdığı için hükmedebiliyordu evrimlerini tamamlamamış benzerlerine."
"Polonyalılar sinirlidir. Çünkü her gördüğü parlak nesneye koşan bir çocuk gibi dünya üzerindeki bütün siyasi rejimlere koşmuş, hepsinden de büyük hayal kırıklığıyla dönmüşlerdir. Kızgınlıkları kendilerinden çok komşularına karşıdır. Memnun olmazlar. Kolay heyecanlanırlar. Çabuk teslim olurlar. Polonyalılar yarı komünist, yarı monarşist ve yarı domakrattır. Polonyalılar yarı insandır. Tek istisna, tabii ki Polonyalı Yahudilerdir. Ama Yahudiler her yerde istisnadır. Böyle olması normaldir, çünkü Yahudilik bir dinin değil, bir çocuk çetesinin adıdır."