Merve

Merve
Hep müzik dinlerim, biraz okur ve yazarım. Çok severim çok sevilirim.
Antalya
Kocaeli, 4 Haziran
236 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
Puan vermedi·208 syf.··
2021 25. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Ekim 2021 21:21
Çocuk yaşta insanı insanlığından tiksindiren, hayata gerçek ve acımasız gözlerle baktıran olaylar yaşayan Zargana ne var ki kendini insan sınıfından ayırır hatta kendini bilinen hiçbir canlı sınıfına dahil etmez. Tam olarak şöyle tanımlar; insanlar, hayvanlar, bitkiler, Zargana. Zargana. Uzun, sıska pek de güzel görünmeyen bir balık. Belki de bu yüzden verdi bu ismi kendine. Bu çirkin balığın ismini alarak, kendini insanlardan soyutlayarak bitmez ama. Daha yaşayacaktır. İntikam almak için, kendini bulmak için, dağıtılmış şahsiyetini toplamak için. İnsan olmak Zargana için bin ışık yılı kadar uzaktı. Kişiliğini onarmak zordu ve bunu sadece bir 'hiç' olarak yapabilirdi. Hiç olarak... Yolun da ötesi hiç olarak. Yaşadıklarını, geçmişteki karakterlerini tekrar yaşayarak daha doğrusu yaşatarak. Geçmiş yaşantısında yarım kalan karakterlerini başkalarına yaşatarak başlar buna. Başkalarının gözünden izler geçmişteki kendisini. Başkasının ağzından dinler eski Zargana'yı. Her Zargana'yı bir başkasına vererek kendisini bir hiçe sürükler, yok eder. Yok ettikçe kendisini bulur, özüne döner. Çok daha eski Zargana'ya döner. Aşık olan Zargana'ya. Tekrar aşık olur ve birlikte her şeyin başladığı ve geliştiği Berlin'den ayrılırlar bir daha dönmemek üzere.
ZarganaHakan Günday · Doğan Kitap · 20259bin okunma
Reklam
Bu inceleme Gogol'un Palto kitabına değil hepimizin sırtındaki paltoyadır.
10/10
·48 syf.··
Beğendi
·
2021 16. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2021 21:04
Gogol’un Palto’su 1842’de yayımlanan, gecesini gündüzüne katan, işini en iyi şekilde yapmaya çalışan, dürüst, sıradan bir memurun adaletsizliğe yenik düşen hikayesidir. Karakterimiz Akakieviç’i ilk olarak aç kalmak pahasına binbir zorlukla biriktirip aldığı paltosuyla görüyoruz. İlk giyildiğinde sahibinin korkan, çekinen tüm duygularını silip atan, eğik duruşunu yukarılara taşıyan, görüldüğü anda imrenen ve kıskanan bakışlar altında kalan bu palto çok geçmeden çalınır. Elindeki her şeyi, canı pahasına koruyup kolladığı bu paltoya veren Akakieviç bu durum sonrasında deliye döner. Paltosu için çalınmadık kapı, konuşmadığı mühim adam kalmaz. Ancak Rusya, sınıf ayrımının hat safhada olduğu, üst tabakanın üstten baktığı bir dönemdedir. Akakieviç hiçbir çabasına bir karşılık alamaz, mühim adamlar tarafından aşağılanarak kovulur. Ne yazık ki Akakieviç bu aşağılanmalara, haksızlığa dayanamayarak ölür. Sahibini dünyanın en güçlü, en saygın insanı hissettiren bu palto Akakieviç’in ölümünden sonra uzun boylu, pala bıyıklı bir hayalete bürünerek sahibine yapılan haksızlığa karşı savaşır. Önüne gelen zenginin, mühim adamının paltosunu çalar. Son olarak sahibini azarlayan, kovan mühim adamın paltosunu da çalınca kaybolur. Burada bir bakıma Akakieviç’in de huzura kavuştuğunu görüyoruz. Ne var ki bu olaydan sonra bu malum mühim adam artık Akakieviç’e davrandığı gibi hiç kimseye davranmaz. Üst tabakanın, zenginlerin, mühim insanların yoğun olduğu Rus edebiyatı Gogol ile birlikte yeni bir döneme girer. Ezilenlerin, emekçilerin, sıradan insanların hayatlarını konu edinirler artık. Akakieviç tam da budur işte; sıradan, emekçi, ezilen… Gogol Akakieviç ile bize günümüzde de yaşanan yoksul, dışlanan insanların hayatlarını anlatır. Akakieviç’in maruz kaldıklarını bize günümüz politikasıyla
PaltoNikolay Gogol · Can Yayınları · 202546,2bin okunma
10/10
·31 syf.··
Beğendi
·
2021 13. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2021 21:27
Bir babanın intihar etmeye karar verdikten sonra kızının yıllar sonra okuması için yazdığı mektuptan oluşuyor bu kitap. Bir baba neden intihara karar verdikten sonra kızına bir mektup yazar diye düşünürken şu kelime çıktı karşıma: "Tanınmak" Yazarımızın hayatta en çok istediği, amaçladığı şey; tanınmak, anlaşılmak, fark edilmek... ‘Coşku’, ‘tutku’ dedim; bu duygularla, şunu isteyerek giriştim hayata: Tanınmak. İnsanların, hele, yakınlarımın, beni tanıması, yaptıklarımı görmeleri, ne yaptığımı anlamaları. (syf:19) Kızının da onu daha iyi, daha doğru anlaması, sadece hafızasında eskiden kalan birkaç hatırayla kalmaması için bu otuz sayfalık mektubu kağıda döküyor. İlk başta kızını düşündüğünü, ona güzel bir hatıra bırakmak amacıyla yazdığını kısacası iyi bir baba olduğunu düşünsem de sayfalar sonra intihar etmeye karar verdiğini, aslında çok da iyi bir baba olmadığını gördüm. Bu olay kitabı değersizleştirdi mi? Benim için asla. Aksine çok da iyi bir hayat sunmadığı gerekçesiyle yazdığı derin sözler beni daha çok etkiledi. Zaten bir okuyucu olarak önemsediğim şey yazarın iyi bir baba olup olmadığı değil , babalığını nasıl kaleme aldığıdır. Kitap sadece bir yazarın kızına yazdığı duygu dolu sözlerden de oluşmuyor. Toplumun ona biçtiği duygusuz,kişiliksiz bir makine rolünü reddettiği için toplumdan dışlandığını, kendi gibi dışlananların yanına taşındığını da çok etkili cümlelerle anlatıyor. Aslında kitapta dışlanmanın, kabul edilmemenin, anlaşılmamanın, fark edilememenin insanı nasıl da intihara sürüklediğini görebiliyoruz. Son zamanlarda okuduğum en etkileyici kitap oldu. Şiddetle okumanızı ve en önemlisi de anlamınızı tavsiye ediyorum. Bu arada kitabı okurken sıkça aklıma gelen Ali'nin Sekiz Günü aldı filmin şu sarsıcı sahnesine de bir göz atabilirsiniz belki daha
İnsan ve Toplum
ZilifOruç Aruoba · Sel Yayıncılık · 20172,442 okunma
3/10
·163 syf.··
2021 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2021 20:20
Farklı yazarlar ile tanışmak için okumak istediğim bir kitaptı. Sevmek için çok şans verdim ama maalesef hiç sevemedim. Yazarın üslubu, dili hiç hoşuma gitmedi. Belli bir olay örgüsü yok. Postmodern roman desen değil, yeraltı edebiyatı desen değil. Bu kadar okunup beğenilmesine de şaşırdım açıkçası.
MüptezellerEmrah Serbes · İletişim Yayınları · 20168,6bin okunma
Puan vermedi·198 syf.··
2020 18. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 10 Eylül 2020 19:00
İsmini okuduktan sonra Pal Sokağı Çocukları kitabını hatırlatınca ve çokça övülünce alıp okumak istedim ama ne Pal Sokağı Çocukları kitabının verdiği tadı verdi ne de duyduğum övgüsünü gösterdi. Şahsen benim için bu kitap artık çokça övülen ama boş çıkan yani 'balon' kitap oldu. Kitabı bitirip kitaplığıma koyduktan sonra zaman zaman açıp tekrar okuyacak kadar zevk almadığım kitaplar için bir tabirim var benim: "PDF'ini okusan da olur" Tam da buydu kısacası :)
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,1bin okunma
Reklam