Aldığımız her nefes bir seçim.
Geçen her dakika bir seçim.
Olmak ya da olmamak.
Kendinizi merdivenden atmadığınız her an bir seçimdir.
Arabanızı duvara çarpmadığınız her an hayata yeniden başlıyorsunuz.
Olup biteni yıllarca öğrenmeme ihtimaliniz vardı; ama öğrendiğiniz anda bir silah bulmalı, zehir içmeli, suya atlamalı, kendinizi asmalı, doğramalı veya bir uçurumdan bırakmalıydınız.
Fakat onlar bu ulvi yasımızın içine postallarıyla; kirli bakışlarıyla, pis elleriyle, 'Yeni Nizam'larının bütün çığlıklarıyla dalıp ayaklar altında çiğnemek istiyorlar, derisini yüzmek istiyorlar bu yasın. Bunu da salt bize ömrümüz boyunca onlar başımızda olmadan yaşayamayacağımızı, onların kanlı, eli bıçaklı varlıklarını aramızda hissetmeden bir saniye bile yaşamımızın mümkün olmadığını anlatmak için yapıyorlar!