الخوف
İbrahim bin Şeybân rahimehullah şöyle dedi:
الخوفُ إذا سَكَنَ القَلبَ أحرقَ موضعَ الشهوات منه وطردَ رغبة الدنيا عنه، وأسكتَ اللسان عن ذكر الدنيا
Korku kalbe yerleştiği zaman; ondaki şehvet yerlerini yakar, kendisinden dünya arzusunu atar ve dili dünyalık şeylerin zikri konusunda susturur.
Şuabu'l-İman 2/268
Yüzün aydınlık ise bil ki yürekte temiz bir şelale çağlıyordur...
Şunu da bil ki kötülerin çehresi karanlık olur...
music.youtube.com/watch?v=S6_uA-L...
Bi çûna te re, gelek tişt ji min çûn.
Keyfa min çû, kenê min çû, hêviya min çû, baweriya min çû, xeyalên min çûn.
Bîranîn ji bîr nebûn, birîn qet derman nebûn.
Dinya li cihê xwe ma... lê em, her roj, ji hev dûrtir bûn..
Işık Hadisesi;
Kaynaklarda İbrahim Hakkı'nın müspet ilimlerde en büyük eseri olarak hocası Ismail Fakirullah'a yapmış oldüğü türbe gösterilmektedir. Müspet ilimlerle yakından ilgisi olan bu türbe hiç kuşkusuz banisinin iyi bir matematikçi ve iyi bir astronom olması ile ortaya çıkmıştır. Kozmografik bir özelliğe sahip olan türbenin yapımı ile ilgili şunlar anlatılmaktadır:
İbrahim Hakkı, "Yeni yılda doğan güneş, ilk olarak hocamın baş ucunu aydınlatmazsa ben o güneşi neyleyeyim.” dediği rivayet edilen bir gerekçe ile astronomi ve mimari açıdan büyük bir işe imza atmıştır. "Bu ulvi niyet ve bilimsel birikimle türbeyi inşa eden İbrahim Hakkı hemen yanı başına on metre yüksekliğinde bir de kule yapmıştır. Türbenin yaklaşık 3 km uzağına harçsız bir duvar örmüştür. Kal'atü'l-üstad (Hoca/Usta kalesi) denilen bu duvarda, çeyrek metrekare kadar bir pencere açmış ve burayı nişangâh olarak kullanmıştır. 21 Mart ve 23 Eylül tarihlerinde, hocasının baş ucu ve kademiyle aynı doğrultudaki kule ve kaleyle hizalanan güneş, mezkûr pencereden 14 geliyormuş gibi önce kuleye uğramakta, oradan kırılarak türbenin penceresinden içeri dolmakta, ziyaret edercesine birkaç dakika boyunca Fakirullah Hazretleri'nin baş ucunda kalmaktadır.. Erzurumlu İbrahim Hakkı