ÇAĞDAŞ İSLÂM HAREKETİN TASAVVUFU
10/10
·510 syf.··
Beğendi
·
2026 111. kitabı
·
55 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 08:51
Bismillahirrahmanirrahim. Hamd alemleri terbiye eden Allah'a mahsustur. Salât ve selâm Efendimize ve ashabına olsun. Ruh Terbiyesi çağımızda en çok muhtaç olduğumuz bir gerçektir. Bu gerçeğin özünde İbadetlerde mezhepler öncü olduğu gibi Ruhun Terbiyesi nefsin tezkiyesi ancak tasavvuf ve tarikat ile mümkündür. Eserin sahibi Üstad Şeyh Said Havva sormaya çekindiğiniz, cevaplarını bulmakta zorlandığınız tüm sorulara hakiki ve iki ana kaynak naslardan cevap vermektedir. Eserin üzerimdeki etkisini söylemden edemeyeceğim. Eser benim açımdan bir gerçeği bulmama yardımcı oldu. Eksik olan parçalarımı kitapta buldum. Ruhun arayışı yolun istikameti ve selamati için bana yoldaş oldu. Eser Kişilerin Üzerinde Eser Bırakıyor. Ve üstad Said Havva'nın hatime bitirmek istiyorum; Biliyorum ki bu kitap birçok münakaşalara konu olacaktır. Bunu bilerek kitabı baskıya gönderiyorum. Ama bundan başka bir seçeneğim yoktu. Çünkü İslamcı hareketin vasıflarından biri, tasavvufî bir hakikat olmasıdır. O halde bu tasavvufi hakikatin mahiyetini anlatmak gerekiyordu. İslâmcı hareketin bu yönünün anlatılmadan bırakılması uygun düşmezdi. Bununla birlikte anlattıklarımın hepsinin, bu hareketin görüşleri olduğunu iddia etmiyorum. Ama hak olarak inandığımı, sonra da bu hareketin görüşü olması gerektiğini sandığım şekilde meseleleri izah etmeye gayret ettim. Çalışmamda İbnu Atâ'nın «Hikem»i ile «el-Meba-hisu'l-Asliyye» isimli kitapları kaynak olarak aldım. Çünkü Hasan el-Bennâ, bu iki kaynaktaki görüşlerin bazısını eleştirmekle birlikte onları temel olarak alıyordu. Daha başka konuları da işlemeyi ve temel eğilimlerde bu ümmetin büyüklerinden nakiller yaparak her hususta vardığım neticeleri teyid etmeyi çok isterdim. Ayrıca seyr ilallah meselesinde İbn-i Teymiyye ile İbnu'l-Kayyim'den bol bol
Ruh TerbiyemizSaid Havva · Kayıhan Yayınları · 199583 okunma
5/10
·205 syf.··
2026 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2026 00:00
Ahmak ve Dalgınlar, ilk bakışta sadece insanlarla alay eden bir kitap gibi görünebilir. Ancak kitabı okudukça bunun bir mizah kitabından çok, insan zaaflarını teşhis etmeye çalışan bir gözlem kitabı olduğu anlaşılıyor. İbnü'l-Cevzî, günlük hayatta karşılaştığı olaylardan, duyduğu hikâyelerden ve tarihî anekdotlardan hareketle ahmaklık, dalgınlık, düşüncesizlik ve bilgi eksikliği gibi kusurları örneklerle anlatıyor. Kitap 1201 yılında yazılmış. Günün mizahı nasıldı bilemiyorum ama kitabın adındaki inceliği hissedemedim. Tekrar gibi görünen hikâyeler bulunduğu gibi "Bu olaydaki mizah ne ki?" dediğim çok fazla hikâye vardı. Aynı kategoride değerlendirilmese de Plutarkhos'un "Gevezeler ve Meraklılar" kitabı çok daha iyi bir kitap. Ahmak ve Dalgınlar, insanın en eski kusurlarından bazılarının aslında hiç değişmediğini gösteren bir eser.
Ahmak ve Dalgınlarİbnü`l-Cevzî · Şule Yayınları · 2018129 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Opus Contra Naturam
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 41. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 01:24
Şair bir önceki eserinde şöyle diyordu; "Nereye çarptım ki bu hiçlikte az önce, Parçalandı ulaştığım sonuçların hepsi!" Ulaştığınız bütün sonuçları, yürüdüğünüz, yürüdüm sandığınız tüm yolları kapatıp koltuğunuzun altına sıkıştıran birileri varsa hâlâ, yaşıyor olabilirsiniz... O kadar alışmışız ki bizi efkârlandıran, bir sigara yaktıran, ya da kalkıp biraz hava almaya zorlayan dizeleri okumaya... Bizimle konuşanları önce bir yadırgıyoruz, sessizlikle karşılıyoruz, sonra yıllar öncesinde açık kalan kollarımıza koşuyor, sevinçlerimize çığlık atıyor, şarkılarımıza eşlik ediyor, suskunluğumuza kulak veriyoruz. Kendimiz için yapamadığımız ne varsa... Koştuğumuzda ve yüzdüğümüzde, hızla nefes alıp vermenin zihnimizi açtığını biliriz, buna psikolojide Grof teneffüsü deniyor. Stanislav Grof kısa süreli, hızlı nefes alıp vermenin belleği ve duyguları bariz şekilde harekete geçirdiğini ve bilinçdışını nispeten bize açtığını söyler. İnsan ruhunun genişletilmiş haritasını kuramlaştıran Grof'un teorisi perinatal(doğum öncesi ve sonrası) ve transpersonel(aşkın) boyutları olarak adlandırdığı alanları da kapsar. Bütün bu dinamiklerin dayandığı nokta insanın başka bir kavrayışa duyduğu ihtiyaç ve özlemdir. Eğer teslim olmayı başarabilirseniz 'İsa yolunu uzatıyor. ' size bir Grof etkisi yaratabilir. Öyküler şiirlerin arka sokaklarıdır. Kaçışların asıl metne dönüştüğü, söylenmesi gerekenin unutulduğu, boğulduğu yerde, bir ses şöyle der; "Ruhumdan, Biz birbirinden kopması mümkün İki ayrı kişiymişiz gibi söz edeceğim Hiç mi hiç aklıma gelmezdi." Ruhunuzu anlatmanın, -bir başkasıymışcasına- ne kadar tanıdık olduğunu farkedersiniz, uzun süredir, ruhunuzu konuştuğunuzu, sadece konuştuğunuzu... Onu duymadığınızı... "Kendini eksiksiz bir biçimde tanımak, ölmektir." diyor Camus. Biz
Şiir
İsa Yolunu UzatıyorCevdet Karal · Büyüyenay Yayınları · 20263 okunma
Sıradaki Kim?
7/10
·288 syf.··
2026 24. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 22:52
Tarçın Kasabası GizemiTarçın Kasabası Gizemi R. L. KillmoreR. L. Killmore Tarçın kokulu sokakları, herkesin birbirini tanıdığı sıcak atmosferi ve sevimli kasaba yaşamıyla Tarçın Kasabası, ilk bakışta huzurun adresi gibi görünüyor. Ancak bu huzurlu görüntünün altında yıllardır saklanan sırlar ve yarım kalmış hesaplaşmalar yatıyor. Kitabın baş karakterleri Nia ve Jesse. Nia, yaşadığı hayal kırıklıklarının ardından yıllar önce kaçarak uzaklaştığı doğduğu kasabaya geri dönüyor. Bu dönüş, yalnızca geçmişiyle değil, geride bıraktığı acılarla da yüzleşmesine neden oluyor. Çok sevdiği arkadaşının talihsiz ölümü, Nia’nın kasabadan ayrılmasının en önemli sebeplerinden biri olmuş. Kasabaya dönüşüyle birlikte arkadaşının annesinin cinayete kurban gitmesi ise yeni bir olaylar zincirinin başlangıcını oluşturuyor. Kasabaya döndüğünde yolu eski sevgilisi Jesse ile yeniden kesişiyor. Artık bir polis olan Jesse, kasabada yaşanan gizemli ölümleri araştırırken Nia da kendini olayların tam ortasında buluyor. Sırlar birer birer açığa çıkarken geçmişten kalan duygular da yeniden gün yüzüne çıkıyor. Gelelim Genel Değerlendirmeme Kitabın kapağı daha ilk anda “beni oku” diyen, huzur dolu bir his veriyor. Özellikle başlangıcı ve yarattığı atmosfer oldukça güçlü. Kasaba teması, romantizm ve gizemin iç içe geçtiği keyifli bir hikâye sunuyor. Ancak polisiye romanlarda yüksek tempo, gerilim ve sürekli canlı tutulan bir merak duygusu arayan okurlar için kitap biraz yavaş ilerleyebilir. Bazı bölümlerde kasaba yaşamı ve karakter ilişkileri, polisiye yönünün önüne geçiyor. Sanırım ben gerilim ve merak dozu daha yüksek polisiyeleri tercih ediyorum. Buna rağmen kitap, sakin ilerleyen yapısıyla keyifli bir okuma deneyimi sunuyor. Eğer çıtır çerez bir kitap okumak, tarçın kokusunun sayfaların arasından yükseldiğini hissetmek ve küçük, sevimli bir
Alıntı
Tarçın Kasabası GizemiR. L. Killmore · Yuzu Kitap · 2025183 okunma
7/10
·656 syf.··
2026 64. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 00:50
Bu kitabın bu kadar uzun olmasının sebebi aslında ilk kitaptaki Köprü KrallığıKöprü Krallığı olaylarının aynısı olmasıymış canım yazarım neden aynı olayları bize tekrar okutuyorsun tamam farklı karakterlerin gözünden oldu ama keşke biraz zaman akışı olsaydı yani ayrıca Keristen hiç mi hiç hoşlanmadım gerçekten yetersizdi tam ismine uymuş bir karakter. Bu çifti Hilal-Leon çiftine benzettim biraz ( sakın linçlemeyin Leon böyle değildi falan diye, tam olarak böyleydi) Kerisin vatanını hemencecik satması Zahranın o milliyetçi tavırları sürekli Hilalle Leonu getirdi gözümün önüne ama seriye tabi ki devam edip olayların devamında neler olacak öğreneceğiz.
1000Kitap
Yetersiz VârisDanielle L. Jensen · Martı Yayınları · 202482 okunma
Batılı Kavramların Gölgesinde İrade Terbiyesi
Puan vermedi·384 syf.··
2026 3. kitabı
·
64 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 20:03
Kitapta modern hayatın getirdiği tembellik, odaklanma sorunları ve sosyal medyanın duygusal savrulmalarına karşı alınabilecek faydalı pratik bilgiler, uygulanabilir metodik tavsiyeler mevcut. Ancak kitabın asıl trajedisi, satır aralarına gizlenmiş (ve bazen açıkça itiraf edilmiş) o sığ batı hayranlığıdır. Yazara göre sanki insan iradesinin şifresini sadece Batı dünyası çözebilmiştir. Bu kitabın en büyük vizyonsuzluğu; Batı'yı yüceltirken, insan ruhunun röntgenini asırlar önce çekmiş olan kendi medeniyet havzamıza karşı adeta büyük bir cehalet ve habersizlik içinde davranmasıdır. Montaigne'den, Payot'dan çok daha önce İmam Gazâlî’nin Mîzânü'l-Amel ve İhyâ eserlerinde kaleme aldığı "Kalbin Tasfiyesi ve İrade" felsefesinden, Kınalızâde Ali Efendi’nin Ahlâk-ı Alâî' sindeki o muazzam şahsiyet terbiyesinden, İbn Hazm’ın ruhsal tahlillerinden bu kitapta tek bir nefes bile yoktur. Bizim medeniyetimiz iradeyi "nefsi kurban ederek hakiki hürriyete, Kevser nehrine ulaşmak" gibi ulvi bir menzile bağlarken; yazarın bunu tamamen seküler, kapitalist dünyanın "başarı ve verimlilik" çarklarına hizmet eden sığ bir mekanizmaya indirgemesi tam bir entelektüel fiyaskodur. Ethem Bakar’ın bu eseri, maalesef kendi kütüphanesinin anahtarını başkalarına kaptırmış bir aklın ürünüdür. İçerisindeki pratik faydaları ayıklayıp almak mümkündür fakat kitabın bütününe sinen o 'bizde yok, onlarda var' kompleksi, bu toprakların gençliğine şahsiyet değil, ancak zihinsel bir esaret aşılar. Kendi evindeki berrak pınarları görmezden gelip Batı’nın sığ nehirlerinden su dilenmek, bu medeniyetin evlatlarına yakışmaz. İradeyi terbiye etmek isteyen gençlik; yönünü Paris’in veya modern kişisel gelişim çılgınlığının sahte parıltılarına değil, kendi ruh köklerine, o seccadenin vakârına ve doğunun o sarsılmaz
İrade TerbiyesiEthem Bakar · Ketebe Yayınevi · 20231,236 okunma