Sen ordaydın ve bi gün benimle tanışacağını henüz bilmiyordun. Sen dizime yattın, ben bi hikaye anlattım sana, büyüdün. Kafamda bi hikaye. Bilirsin bunu çok severdim. İkimize bi mutlu son yazdım sonra. O evde seninle birlikte oturduk. Sustuk. Yanımda durdun sessizce. Burası sondu. Başka bi yaşamdı. Sadece biz vardık. Bana baktın, mavi ve telaşsız. Sustuk. Başka bi yaşamda başka bi mutlu son. Biz bunu haketmiştik, hikayemiz orda bi yerde hep benimle duracak. Dayanabilmemin tek yolu bu çünkü. İnsanın kokusu hep aynı mı kalırmış. Şaşırdım. Sonra sana ait bi şey aldım yanıma. Bi küçük 45’lik plak. “Arda Kardeşin Masalları”. Eve uğrarsan bi gün o plağın nasıl kaybolduğunu asla bilemeyeceksin. Biliyor musun sen o küçük plakla bende, evimdesin hala. Ve sen bunu bilmiyorsun. Ve gözlerimi kapattığımda kollarımda başka biri değil sen varsın. Ve sen bunu bilmiyorsun.
Hiç kimse yok, olmayacak. Başkalarının çocuklarını, hayatlarını, bedenlerini ödünç alacaksın, gerivermek üzere. Ve hep ıssız kalacaksın.