Çeşmenin suyu akıyordu, nehrin suları akıyordu, gün geceye akıyordu, şehirdeki yaşam ölüme akıyordu; adet böyleydi, zaman ve devran kimseyi beklemezdi;....
İşlerini ne zoraki, ne kendi başına, ne araştırmadan, ne de aksi yöne kürek çekerek yap. Kendi düşünceni titizlikle süsleme...
... Özetle bir adamın kendi başına dik durması gerekir, dik tutulması deyil...
Aşağılıyorsun, bizzat kendini aşağılıyorsun ruhum! Çünki her kesin tek bir yaşamı vardır ve seninki hemen hemen tamamlandı; kendine saygı duyan biri değil, diğer insanların ruhlarında kendi mutluluğunu arayan birisin.
Fakat güçlü olabilmek ve bir şeye direnebilmek hem de her ikisinde birden kanaatkar ola bilmek Maksimusun hastalığındakı gibi kusursuz ve muzaffer bir ruha sahip olan insanın doğasıdır.