Lamia
Hatirlar misin Lamia, hususi sairin olmustum. Kelimelerden anlamli cümleler olusturmami isterdin. Göz göze gelmeyi ve saatlerce beni dinlemeyi severdin. Ya simdi Lamia, artik hususi sairin degilim. Herkes için söyleyen ismi önemsiz bir halk şairiyim. Ömer Batın
Herkes farklı biçimde gider Ne oldu o gitti? Sonuç: Ölüden farkı olmayan bir insana dönüştüm Şimdi acılar bağrımı yaksada seni unutacağım Pembe yalanlarına kanmayacağım Seni kalbimden söküp attım! Güven Tekin Kırık Bir Kalbin Veda Notu Muzaffer Talip Gazi Antepin köklü baklavacı ailelerindendi baklavacılığı annesi Rahime hatundan yediği terlik ve oklavalar sayesinde öğrenmişti talip ailesi antepin köklü ailelerindendi meslek gidenlerden bir veda hatırası olarak dededen toruna miras bırakılıyordu her zanaat mutlaka bir hidayet bileziği idi annesi Rahime hatunun fotoğrafına baktı Muzaffer bey ne oldu gittin diyip annesi ile konuşmaya başladı bir yandanda kökeni mö 3000 yıllarına dayanan baklavanın yanmamasına özen gösteriyordu annesi oğul işini özenerek yaparsan sofrana nice krallar oturur diyerek fars saraylarında ince yufkalarla açılan en son osmanlı saraylarında binlerce misafiri ağırlayan o mis kokulu şeker arttıran baklava şimdi antepli Muzaffer talip beyin konağında kokmaya başlamıştı Annesi gittikten sonra bir ölüden farkı kalmayan Muzaffer bey kendisine laf sokanlara inat aile ocağına dönebilecekmiydi kimisi var terkediyor kimisi var veda edip helallik istiyordu konuşamıyordu olgunlaşamıyordu Muzaffer Bey annesinin bıraktığı o tarifi yapabilirse bağrını yakan acıları bir kenara bakıp evine geri dönebilecekti annesini yad etti o mübarek hatun şimdi asıl vatanında ırmaklar akan cennetlerdeydi İnsan beraber yürümek için evlenir Keyfi keyfine gelmeyecekse Hayat meşakkatli bir yol, bu yolda eşlik etmeyecekse geçmişi silemiyorsa Ne yapayım ben onu? Üsame.21 NE YAPAYIM BEN ONU? Küçük Nejat annesine sordu bisikletimi tamir edecekmisin hayatın meşakkatli yolunda babası muzaffer beyin yokluğunda anne hatça kadın çocuklara yolda eşlik ediyor çocuklarını
Duygu ve Düşünce
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Lamia...Beyaz gölge...Lamia... parıltı...Ahmet Cemil varlığına düşen bu beyaz ve parıltılı gölgenin tesirindedir...gölge olmaklığı elle tutulamıyor oluşundan, gölge olmaklığı bir varlığa bağlanamayışındandır. Mâî bir gecenin letafeti ile uzak ve soğuk bir gecenin siyahlığı arasında, biçimsiz, sessiz ve kokusuz...ancak hayal edilebilir ve ancak gölge hususiyetiyle hissedilebilir... Üç nokta yerine beş noktadır Lamia tüm şiirlerin sonunda...bir zeyl-i nâtamamdır...bir ruhun bir diğerine dik açıyla inişi, bir âsûde nehrin bir ummâna varlığından feragat ederek katışma noktasıdır...
Lale Müldür, İrem ÇANDIR
BATIK KRALIN MİSTİK AURASI Külden nefret etme çünkü o senin Kalbinin tacı Yunus’un balinanın karnında Öğrendiği gizleri İçimde öğren, batık bir kral gibi Kırmızı mantolu kral Belirsiz sislerden doğan Mutlusun artık, başının Üstünde mistik auran 4 yılanls gösterilen Mai’nin aksiyomu Birle üçü birleştiriyorsun Opera gibi yaşamayı sevmiyorsun Oh, Jesus Christ! (Müldür, 2017, s. 174) 28 Mayıs, Salı Din Mitosu ; Hz. Yunus’un bir balık tarafından yutulması, İslâm kaynaklarında Yûnus’un peygamberliğinin balık tarafından yutulmadan önce mi sonra mı olduğu, öfkeyle çıkıp gittiğinde kime öfkelendiği hususunda çeşitli yorumlar vardır; “Ve o balık sahibini de an; hani o gücümüzün kendisine ulaşamayacağını sanarak öfkeyle çıkıp gitmişti” âyeti (el-Enbiyâ 21/87) müfessirlerce farklı şekillerde yorumlanmıştır. Bir izaha göre Yûnus, İsrâiloğulları’ndan dokuz buçuk kabileyi esir alıp götüren krala esirleri salıvermesi için elçi olarak gönderilmek istenir, fakat o bu görevi kabul etmez. Kavmi tarafından kınanan Yûnus hem kendisini görevlendiren krala hem de kavmine kızarak oradan uzaklaşır. Bir gemiye biner, fırtına çıkınca denize atılır, balık tarafından yutulur, daha sonra kıyıya çıkarılır, iyileşir ve tekrar gönderilir. “Biz onu halsiz bir durumda ıssız bir kıyıya çıkardık ve onun üzerinde bir bodur fidan yeşerttik, onu 100.000 veya daha fazla kişiye gönderdik” meâlindeki âyet (es-Sâffât 37/145-147) peygamberliğin kendisine balık tarafından yutulduktan sonra verildiğini gösterir (Fahreddin er-Râzî, XXII, 212-213). Başka bir rivayete göre Cebrâil, Yûnus’tan hemen Ninevâ’ya gidip halkı uyarmasını ve azabın çok yakın olduğunu bildirmesini ister, Yûnus ise yolculuk için binek aramaya koyulur. Cebrâil acele etmesini söyleyince de öfkelenerek oradan uzaklaşır ve bir gemiye biner (a.g.e.,
Şiir
Mitoloji İrem Çandır
Aztek mitolojisi veya Aztek dini, Tolteklerin çöküşünün ardından 13-16. yüzyıllar arasında Meksika Vadisi'nde önemli bir uygarlık olarak ortaya çıkan Aztekler tarafından geliştirilmiş bir inanç, efsane ve gelenekler bütünüdür. 100'den fazla tanrısıyla çok tanrılı pantheona sahip sahip Aztek dini, gerek kendisinden eski gerekse kendisiyle eş zamanlı olarak aynı coğrafi bölgede ortaya çıkmış inançlar, mitler, kültürel ve kozmik imgelerden yoğun oranda etkilenmiştir. Ayrıca Aztek dini çok önemli ve sıkı bir mistik karaktere sahiptir ve liturjik açından çok gelişmiştir. Seremoniler ve ritüeller büyük bir titizlikle, belirli takvimleri çok sıkı bir şekilde takip ederek gerçekleştirilir ve dinî olduğu kadar siyasi ve toplumsal açıdan da önem arz ederdi. Ayrıca uzun yıllar boyunca kurgu eserlerinde yer almış antik ritüellerde insan kurban edilmesi anlayışı da Aztek inancında yer etmiş, ritüellerde gerçekten insan kurban edilmiştir.   13 Yatağımın önünden Beyaz bir köpek geçiyor, Tuala İyiye mi yormalı bunu? 14 Güneşin tutulduğu gün Beni aramanı bekledim Psikodelik ormanların içinden yansıyan Buzumsu bir ışık gibi Bir martı kahkahası bekledim 15 Güneşin tutulduğu gün Gölgeler müphemleşti dedi bir şair Şimdi artık her şey müphem İlişkiler, aşklar, dostluklar Hiçbir şey bilmemek gibi bir duygu Neden diye sormayın Bir martı gibi çığlık ve kahkaha (Müldür, 2017, s. 67)   16 Güneşin tutulduğu gün Ezoterik dualar okudum Işığın karamasından anladım sonra Güneşi ışıkla anladım Seni ışıkla anladığım gibi
1000 Kitap
“Kaybolup giden saatleri hatırla. Onlar sana nasihat olarak yeter.”