İmkansızım çıktı lanet kadın teki vicdansızım...
Müzik
"Biriniz teşehhüdü bitirdikten sonra şu duâyı okuyarak dört şeyden Allâh'a sığınsın: "Allâh'ım! Cehennem azâbından, kabir azâbından, hayatın ve ölümün iptilâlarından ve Deccâl fitnesinin şerrinden Sana sığınırım!" (Müslim, Mesâcid, 128) Efendimiz (s.a.v) (dua)
Din İslam
Reklam
LANET OLASI SİVRİ SİNEKLER
Ya ben o ihtişamlı lanet hayatı sevebilecek biri değilsem? İnancın önüne hiçbir şey geçemez.O yaşam tarzı o insanlar mide bulandırıcı ergenlikte olsa belki vav olurdum ama bilmiyorum.
Evet, ben asi ve uyumsuz biriyim. Sürülerin arasında yürüdüm, ama onların yönünü pusula edinmedim. Bilirim çoğu insan asiliğin yolunu değil, kalabalığın yolunu takip eder. Benim savaşım insanlarla değil, zihinlere vurulan zincirlerle. Bazıları rahat bir yalanı, rahatsız edici bir gerçeğe tercih etti. İsimler değişti, yüzler değişti, çağlar değişti; ama menfaat hep aynı tahtta oturdu. Bu yüzden alkış toplamadım. Bu yüzden hiçbir tarafa ait olmadım. Çünkü bazı insanlar bir bayrağın, bir fikrin, bir grubun arkasına saklanır. Ben ise kendi gölgemin önünde dururum. Evet, asiyim. Çünkü eğilmeyi erdem diye satan korkakları ayırabiliyorum. Uyumsuzum. Çünkü herkesin uyum sağladığı şeyin doğru olmadığını anlayabiliyorum. Şunu öğrenmelisin; Bir fikrin değeri, ona kaç kişinin inandığıyla ölçülmez. Ben pazarlarda satılan düşüncelerden değilim. Etiketim yok, sahibim yok, ait olduğum bir sürü de yok. Bu yüzden sevilmek için şekil değiştirmedim. Kabul görmek için dilimi eğmedim. Masalara oturmak uğruna diz çökmedim. Beni kibirli değilim,
...içimde dönen atlı karınca acım, ayağı kırık atlarla kanımca. sözüm vardı dönmemeye ne lanet iknacı, bulaşıcı bu yalnızlık. çok azaldım ya Râb! sen ki çok fazlasın, ihtiy'acım var. kaybettim kendimi benimle işi kalmamış gibi. ayaklarıma beton giydim, taşıyamıyorum içimde ki tonlarca şiiri. sihri bozuldu hayatın, at'ını alan geçti sıratı, ben Üsküdar'dan atlayan o şahsın tatsız manşet haberi. mahşer diyorum sevdiklerim kadar uzaklarda mı? dahası var mı bu kaderin, ne kadar daha derin? ey buz dağlarının görünmeyen kısmı! gör uzuvlarımı, beş duyumu, beşi bir yerde uydurduklarımı, en çokta beşikten mezara uykusuzluklarımı.
Şiir
Reklam
Reklam