10/10
·590 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2026 00:00
Dikkat spoiler içerir. 1934 yılında Naziler iktidarını sağlamlaştırırken, polislikten ayrılan ve Adlon Otel'de güvenlik müdürü gibi çalışan Bernie Günther, bir polisi yumruklar ve öldüğünü öğrenir. Bu arada eski polis arkadaşlarından biri çeyrek Yahudi olduğunu öğrenince belgeleri değiştirecek bir suçlu tavsiye eder. Bayan Adlon otele gelen bir arkadaşı olan Noreen adlı gazeteci ve yazardan bahseder. Noreen ABD'lidir ve Berlin Olimpiyatlarına ABD katılmasın diye haber yapma peşindedir. Bir ölü bulan Günther, Yahudi olduğunu tespit eder. Dora adlı bir fahişeyi de steno olarak otele almıştır. Max Rejes adlı iş adamının yanındadır. İş adamı bir vazosunun kaybolduğunu söyler. Günther bu işi araştırır ve ölümlerin Max sebebiyle olduğunu anlar. Olimpiyat stadı inşaatından büyük paralar kazanan bir gangsterdir. Günther önlemini alır, ama Max da onu Noreen'i öldürmekle tehdit edince birbirlerinin sırlarını satmazlar. Bundan 20 yıl sonra Arjantin'den kaçıp en sonunda Küba'ya yerleşen Bernie, Noreen ile karşılaşır. Dinah adında bir kızı vardır ve çok güzeldir. Ama kötü arkadaşları vardır. Dinah'ın arkadaşını görünce şok olur Bernie. Bu Max'tır. Onunla evlenecektir ve otelinde iş teklif eder Bernie'ye. Bernie bunu kabul eder ama 2 gün sonra Max öldürülür. Lansky gibi gangster arkadaşları bu işi soruşturmasını Bernie'den ister. Bernie Yüzbaşı Winston ile araştırmaları yapar ve eşcinsel olduğu için kovulan bir krupiye olduğunu ortaya çıkarır. Ama cinayet silahı olan Nagant Noreen'in silahıdır. Sonrasında Noreen'in arkadaşı olan hapisteki Castro destekçisi Alfredo Lopez kurtulsun diye istihbarat ile pazarlık yapar. Ama kimliğinin ortaya çıktığı belli olur. Teğmen ona şantaj yapar ama silah deposu karşılığında Lopez'i salar. Noreen ile görüşen Bernie, Dinah'ın kendi kızı olduğunu
Ölüler DirilmezsePhilip Kerr · Alfa Yayıncılık · 201547 okunma
10/10
·422 syf.··
Beğendi
·
2015 1. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2015 00:00
Ufuk Açıcı Bir Sinema Kitabı: The Godfather Mitosu Sinemayı sevmek için birçok neden var, hepiniz az çok bilirsiniz. Kimi bir filmi kült haline getirerek onu belirli zamanlarda yeniden izler, kimisi de bir yönetmenin bütün filmlerini aralıklarla bir daha izler. İlki Rüzgâr Gibi Geçti, Oz Büyücüsü, Şahane Hayat, Ucuz Roman ve bu yazının da konusu olan Baba gibi filmleri kapsamaktadır. Diğeri Tarkovsky, Kubrick, Fellini gibi kişisel sinema dilini ilk filmlerinden başlayarak oluşturmaya çalışan büyük ustaları da içine almaktadır. Şule Yayınları araştırma-inceleme dizisinden yayınlanan, Hakan Bilge’nin detaylı çalışması The Godfather Mitosu söylediğim gibi “belirli zamanlarda yeniden izlenen” filmlerden biri olan Baba efsanesini her yönüyle kuşatarak önemli bir eksikliği doldurmayı başarmış gözüküyor. Giriş ve son bölüm hariç 27 bölümden oluşan kitapta Baba efsanesi din, mitoloji, iktisat politikaları, felsefe, psikoloji eksenlerinde masaya yatırılarak, her bölümde bir başka açıdan ele alınarak üçlemenin satıraraları otopsi ediliyor. Arka kapakta da belirtildiği gibi kitap Baba üçlemesi hakkında Türkçede yazılan ilk eser olma özelliğini taşıyor. Hatta bildiğim kadarıyla Coppola üzerine yazılmış bir kitap da yok henüz Türkçede. Umarım bir yazar da bu boşluğu doldurur. Kitabın dikkat çekici birçok özelliği var: Sadece Baba filmlerine odaklanmadan gangster filmlerine, kara filmlere, western filmlerine ve korku filmlerine de geniş yer ayıran Bilge, iyi bir sinefil gözüyle Amerikan sinemasının önemli yapımlarını da işin içine katarak mukayeselerde bulunmuş. Bu açıdan kitapta birçok filmin ele alındığını da söylemekte yarar var. Birçok filme ayrı ayrı değinilmesi çalışmayı daha da zenginleştirmiş diyebilirim. Halbuki böyle bir durum okurda dikkat dağınıklığına neden
Sinema
The Godfather MitosuHakan Bilge · Şule Yayınları · 201517 okunma