İncelemem, kitabı bitirmeden yapılmış bir inceleme olarak, sanıyorum ki, hafızalara kazınacak. Kitapla ilgili yapılan alıntılardan etkilenip gerçek anlamda içime sinen bir hevesle tedarik edip okumaya başlamıştım yapıtı. Eser Pessoa'nın bir yan kişiliği diyebileceğimiz Bernardo Soares imzalı, "Öyleyse kim kurtaracak beni var olmaktan? Hayatımı toprağa veriyorum." satırlarıyla başlayan, günlük şeklinde oluşturulmuş deneme türünde yazılmış bir ıstırap, huzursuzluk kitabı tabiri caizse bana göre.
Kabul etmeliyim eserin üslubu beni, okumaya başladığım andan itibaren mıknatıs gibi adeta kendine çekmişti. Hiç abartısız kullanılan imge, mecaz, sembol, çağrışım, imaj, sözcük oyunları bütün dil hususiyetlerinin çarkını kıracak iddiayı bünyesinde barındırıyor. Edebi lezzeti ciddi anlamda çok değerli bu bakımdan.
Fakat, eserin ruha tesir eden öyle bir yanı var ki, insanın duygularında ıstıraba yol açıyor, sözün saatlerce düşünülecek anlam katmanları arasında sizi hem hapsediyor hem de sizin kurtuluşunuza imkan vermiyor. Bilinçte uyandırdığı yankının sarsıcı etkisi, yazarın da bence içinde olduğu derin melankoli ve depresif ruh halini bünyede kalıcı kılıyor ki okumaya devam ettikçe de bu duygudurum artarak devam ediyor. Yapıtla baş başa kalmak, yapıtın dünyasına girmek öz güven, cesaret ve sağlam bir ruh ile psikolojiyi beraberinde istiyor. Zaten zor olan dünyayı daha da zorlaştırıcı bir etkisine kapıldığımı kendi adıma söyleyebilirim. Eğer zor zamanlardan geçiyorsanız, eğer psikolojik olarak tanılı bir anksiyete ya da obsesif bozukluklar içeren rahatsızlığınız varsa, antidepresan kullanıyorsanız süreci zorlaştıran ve depresyon ilaçlarının, tedavinin etkisini kıran enerjiyi hissetmeniz kaçınılmaz olabilir. O yüzden lütfen sağlam bir ruh hali ile günde en çok bir doz olarak