Ben yine bakarım sana dünyanın tek penceresinden.
Sonra ikimiz de geçerek hayatın hevesinden,
böyle uzak, eksik azalacağız.
Ama dilediğin kadar uzağa git:
Hep aynı gökyüzünü paylaşacağız...
Dedim ey nüshasız aslım,
bu acıların hesabını veren yok;
onları güneşe ser, güneşe!
Acı bu, herkes onu her yerde,
o da güneşte çeker.
Sonra katlar dolabına koyarsın,
arada bir çıkarıp ütülersin, anarsın...
Bu acılar başka ne işe yarar?
/Devrilse de üstünüze şehir yarar
insana...
Acıtsa da kalbinizi şiir yanar
insana.../
Yapraklar sallanıp dururken ağaçlarda
içimde yarım kalmış bir orman.
İçimde yanmış kalmış bir orman...