rookie

Mantığın Sesi
8/10
·400 syf.··
2025 13. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 10 Temmuz 2025 00:00
"İnsanlar," Geralt başını karşı yöne çevirdi, "canavar ve canavar hikâyeleri uydurmayı severler. Bunu yaptıkları zaman kendi canavarlıklarını görmezler." Oyunlarıyla ünlü Witcher evrenine Witcher 3 ile adım atarak başlamıştım. Daha sonra önce kitapları okumuş olmak adına oyuna ara verdim. Doğru şeyi yaptığını görüyorum çünkü bu şekilde hem seriye daha çok ısınmış olacağım hem de hakkında bir şeyler bilerek oyuna başlamış olacağım, diğer türlü geçmişte yaşanan olayları araştırarak ilerlemem gerekecekti. Normalde bu kadar hızlı kitap okuyabilen biri değilimdir ki 400 sayfalık bir kitap iki günde bitsin. Belki kısa hikayelerden oluşmasından dolayıdır bana aşırı akıcı geldi. Geralt'ın birbirinden farklı mekanlarda yaşadığı olaylar, öldürdüğü canavarlar ve tanıştığı -serinin ilerleyen zamanında önemli bir yere sahip olacak- kişiler kitabın bütününü oluşturuyor. En sevdiğim hikâye Bedel Meselesi oldu. Mantığın Sesi zaten temel hikâyeydi. Diğer hikayeler ondan önce geçiyor. Bir nevi geriye dönüş tekniğiyle yaşanmış olaylara diğer hikayelerle göz atıyoruz. Daha sonrasındaysa Son Dilek geliyor. Yakındığım bir nokta var sadece Geralt'ın Yennefer'a bu kadar çabuk ve kolay kapılması benim sinirimi bozdu. Sürekli mantığın sesini dinleyen witcherımızın konu Yen'e gelince aklı tutuluyor. Geralt silkelen kendine gel kadın sana naptırdı senin istediğin şeye bak. Sonuç olarak serinin sunduğu geniş evren, karakter çeşitliliği özellikle de canavarların bir çok türden oluşması kitaba canlılık katmış, epik bir hava vermiş. Kesinlikle önerimdir!!
1000Kitap
The Witcher - Son DilekAndrzej Sapkowski · Pegasus Yayınları · 20174,277 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Spoilerlı
9/10
·376 syf.··
2024 36. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 11 Kasım 2024 21:21
Bilmiyorum, sonunda o kadar üzüldüm ve şaşırdım ki ne yazacağima dair aklımdaki tüm fikirler uçtu. Büyük sırrın sahibini, köstebeği tahmin etmeme sevinirken sonrasındaki olanlar beni duygulandırdı. Oliver'dan nefret etmeme rağmen ona bile üzüldüm öyle söyleyeyim. (Red'i karavandan atması, Maddy'yi göz göre göre ölüme sürüklemesi ayrı gerizekalılık tabii ama ben fazla duygusalım) Arthur'u da sevsem mi sevmesem mi derken sondaki yazdığı mektupla kalbimi kazandı. Neyse ben en çok Red'e üzüldüm. Annesini hâlâ unutamaması, az kalsın onun gibi ölecek olması... Arthur'un da dediği gibi çok güçlü biri, yaşadıkları kolay değil Ve ve vee Simon favori karakterim unutmadan söyleyeyim (⁠ ⁠˘⁠ ⁠³⁠˘⁠)⁠ Sonuç olarak kitap beklentimin fazlasıyla üstünde çıktı. İBKCR zaten çok sevdiğim serilerden, holly jackson daha çok yazsın da okuyalım
Aranızdan BiriHolly Jackson · Epsilon Yayınları · 2024563 okunma
Dark Academia severlerden özür dilerim
6/10
·360 syf.··
2024 35. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2024 08:34
Dark Academia'ya başlangıç kitabı oldu benim için. Ama pek de iyi bir başlangıç değildi çünkü okurken her öyküde bana hitap etmeyen ve saçma gelen şeyler buldum. Genele bakınca Ontografi Profesörü, Tavşan ve Tazı, Pythia sevdiğim hikayeler oldu. Okurken kısa notlar almıştım ve aslında puanlama da yapiyordum ama bir yerden sonra bıraktım (hiçbir hikaye tatmin etmeyince akdhsksk) Genel puanı da zorlayarak 6 veriyorum o da sınav haftası beni rahatlatan kısa öykülerinden dolayı 1000 gemi 2/5 - ne okudum simdi dedim avikcasi. Cok kisa ve ne anlatmak istiyor belli degil. yazar aslinda kitabi icin on bolum yazmis o acidan bakildiginda kabul edilebilirdi belki Pythia 3/5 - bazı kısımları cumle yapisindan tekrar okumam gerektiği için ve hikâye biraz da karmaşık geldiği için puan kırdım. Aslinda guzel bi konusu vardi İzin 2/5 -bunu da okurken surekli WTF?? dedim cunku her şey o kadar alakasiz ki. Bi kere sizin adamla derdiniz neydi de oldurdunuz, healy'nin ya da cowlishaw'in olayi ne, hicbir seye anlam veremedim. Tavşan ve Tazı 3,5/5 - sonu tahmin edilebilirdi ama hikayenin atmosferini sevdiğim için diğerlerine nispeten yüksek verdim ve tüm dark academia ve gotik âlemine bi sorum var TAVŞANLARDAN NE İSTİYORSUNUZ?? X Evi 1/5 - başından sonu belliydi Tahribat - Cok basitti daha mistik olaylar ve gizem olmasini beklemistim Dört Cenaze - eğer daha karmaşık bi konusu olsaydi veya daha uzun olsaydi sevebilirdim Bilinmeyen Hazlar - niye boyle bi son yazarsin ki??? Tum kitabi bu dusunceyle okudum ama bu oykude daha da baskindi. O kadar sinir oldum ki... Bertie'de Hafta Sonu - bazı şeyler açıklığa kavuşsaydı çok güzel bi hikaye olurdu ama yine de iyiydi
1000Kitap
Kutsal SalonlardaPaul Kane · Athica Yayınları · 202421 okunma
Kızıl Gökler
9/10
·696 syf.··
Beğendi
·
2024 34. kitabı
·
71 günde okudu
·
Okunma: 19 Ekim 2024 14:50
Ön yargılarımın kurbanı olan kitapla karşınızdayım. Eğer inceleme yapmazsam hakkını veremezmişim gibi hissediyorum 1k'da incelemeleri okurken herkesin akıcı değil dediğini görünce otomatik olarak ben bu kitabı birkaç ayda anca bitirsem bir şey olmaz diyordum. Ki böyle olunca da aslında akıcı olmasına rağmen bir gün dolu dolu okuyup on gün hiç okuyamadım (kendi hatam). Bu kadar uzun sürede okumamın sebeplerini söylediğime göre asıl konuşmak istediğim noktalara geçmek istiyorum Karışık olarak gideceğim Öncelikle kızgın olduğum bazı noktalar var. Denizcilik terimleri o kadar fazlaydı ki bir süreden sonra artık anlamaya çalışmamaya başladım okuyup geçtim. Neyse asıl önemli olan neredeyse tüm kitap boyunca başlangıçtaki sahnenin gelmesini beklemiştim ama büyük hayal kırıklığı oldu... Orayı da geçtim methini çok duyduğumuz SABETHA'yla yine tanışamadık :(( Ezri-Jean ilişkisini başta hiç sevmemiştim ama sonradan ısınmaya başladım ki sonu da malum Karakterlerin konuşma tarzı çok benzerdi. Sanki tüm söylenenler Locke'un ağzından çıkıyormuş gibi hissettim ve bu tek tiplilik biraz canımı sıktı. Bunlar kitabın bana göre kötü olan yanları. Ama şimdi asıl az puan kırmamı sağlayan konulardan bahsedeceğim Son kısımda olayların patlak verdiği yer yani son yüz sayfa acayip iyiydi. Herkesin birbirinin arkasından iş çevirmesi her şeyin önceden kurgulanmış olması bana tamam şimdi scott lynch okuyorum dedirttirdi. Locke-jean arasındaki dostluk, birbirlerini her an kollamaları o kadar güzeldi ki locke'un fedakârlığı yüzünden kitabın sonunda gözlerim doldu. Bi an önce üçüncü kitabi okumak istiyorum çünkü ne olacak acayip merak ediyorum.
1000Kitap
Kızıl Gökler Altında Kızıl DenizlerScott Lynch · İthaki Yayınları · 2015686 okunma
8/10
·448 syf.··
2024 21. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 08 Temmuz 2024 00:00
Kitabı okumadan önce de Sandersonın kurduğu dünyayı beğeneceğimden emindim ki öyle de oldu. Ama canımı sıkan birkaç nokta var biraz onlardan bahsetmek istiyorum. Öncelikle Tress bu yolculuğa Charlie'yi aramak için çıkıyor, sevdiği adamı kurtarmak istiyor tamam ama ne kadar zorlu olduğunu da biliyor. İşin garip kısmı ailesini bu kadar çabuk ikna edebilmesi. Onun dışında ortalarda Charlie'nin adı hiç geçmese Tress'in macera aradığı için korsanlık yaptığını sanırsınız o kadar amacından uzaklaşıyor. Tanıştığı andan itibaren nasıl olduysa sıkı sıkıya bağlandığı mürettebatın iyiliği için hem Charlie'yi hem de kendini feda etmeye gönülden razı. Düşünceli olması güzel ama fazlası aptllığa kaçıyor. Bunların dışında dediğim gibi evreni zaten seviyorum ve tüm Cosmere severler okumalı bence
Edebiyat
Zümrüt Denizli TressBrandon Sanderson · İthaki Yayınları · 2024178 okunma