Devasa Kaygılar

"Insanlar!.." dedi, yirmi iki yıldır çalışıp didinerek Allah'ın kendisine verdiği görevi tamamlamanın sevinci ve insanlığı özüne döndürmenin hazzıyla "İnsanlar!." Bu hitap insanlara değil insanlığaydı. İnsanlar öz kimliklerinden uzaktaydı çünkü, Allah'a kulluktan uzaktaydı. İnsan olmak, insaniyetli olmak yeterince itibar, yeterince iltifat idi. "İnsanlar!." ifadesi bütün insanlığa seslenişti; bu yüzden başka bir sıfata gerek duymadı, yalnızca "İnsanlar!.." diyerek başladı sözleri-ne. Değerli, kıymetli, sayın, muhterem, aziz gibi iltifat sıfatlarının hiçbirine gerek duymadan "İnsanlar!." dedi. Gerçek insan olmak, bütün bu sıfatların da sahibi olmak; insanlığın hakikatine ermek demekti çünkü.
Sayfa 553·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
“Allah’a yemin ederim ki tıpkı dün akşam uyuduğunuz gibi ölecek; bu sabah uyandığınız gibi de dirileceksiniz.” 
Sayfa 171·Kitabı okuyor
Efendimiz (s.a.v.) hayatı boyunca sevinçleri ve hüzünleri hep bir arada yaşadı. Hiçbir zaman doyuncaya kadar bir sevinç yaşamadı. Bu hakikati bildiğimizde bazı şeyleri daha doğru anlamaya baş-lıyoruz. Unutmayalım ki bu dünya Resûlallah'ı (s.a.v.) bile güldürmedi, bizi mi güldürecek? Yaşadığımız dünya imtihan dünyasıdır. Bizler cefa yurdundayız, sefa yurdunda de-ğiliz. Bunları unutmazsak imtihanlarımız ve dertlerimizle barışık hâle gelir ve en zorlu anlarda sahâbenin yaptığı gibi Resûlullah'in (s.a.v.) çektiklerini hatırlayıp sükûn buluruz.
Sayfa 46·Kitabı okuyor
"Ey nefsim! Seni sen yapan benim, beni de ben yapan sensin. Ya yola gel beraber gidelim ya da yoldan çekil ben Hakka gideyim.."
Sayfa 19·Kitabı okuyor
Peygamberimiz (sav) buyurmuş ki: "Allah cenneti yarattı. Cebrail'i (as) çağırdı, dedi ki: "Git bak, cenneti yarattım." Cebrail (as) gitti, baktı, gördü, döndü, geldi ve dedi ki: "Allah'ım, öyle müthiş bir yer yaratmışsın ki, herkes oraya girmek iste-yecek." Sonra Peygamberimiz buyuruyor ki: "Allah cennetin etrafinı nefse hoş gelmeyen şeylerle çevirdi. Namaz, oruç, hac, ver bakalım zekatı, içme bakalım içkiyi, yap bakalım şu hayrı, koştur bakalım şu iyiliğe... Zor..." Sonra Cebrail'e (as) dedi ki: "Tekrar bir bak bakalım." Cebrail (as) gitti, baktı, döndü, geldi ve dedi ki: "Ya Rabbi, cennetin etrafinı nefse ağır gelen şeylerle öyle bir donatmışsın ki, korkuyorum ki insanların çok azı oraya girecek." Sonra Allah cehennemi yarattı. Cebrail (as) dedi ki: "Git bak bakalım." Gitti, gördü, döndü, geldi ve dedi ki: "Ya Rabbi! O kadar korkunç bir yer yaratmışsın ki, insanların hiçbiri oraya girmek istemeyecek." Sonra Allah cehennemin etrafinı nefse hoş gelen heva ve hevesle donattı: "Yalan söyle, gıybet yap, harama bak, zina yap, içki iç, iftira at." Sonra Cebrail'e (as) dedi ki: "Git bak bakalım." Gitti, baktı, döndü, gördü, geldi ve dedi ki: "Ya Rabbi! Cehennemin etrafinı nefse hoş gelen şeylerle öyle bir donatmışsın ki, korkuyorum insanların çoğu oraya girecek." Sonra Efendimiz buyurdu ki: “Cennetin etrafı nefse ağır gelen şeylerle, cehennemin etrafı da nefsi çeken, nefsi kendisine mıhlayan şeylerle çevrilmiştir.” (Buhari)
Sayfa 267·Kitabı okudu