Öyleyse düşünmeliydim. Her şeyin hangi andan itibaren dağılmaya başladığını. Dönüm noktasının ne zaman olduğunu. Hangi boşluklarla hangi düğümlerin kritik olduğunu. Bazı insanların ayrılırken sahip oldukları en keskin bıçağı çıkardığını tecrübelerimizden biliriz. Karşısındakinin en zayıf ve yumuşak noktasına saplamak için çıkarırlar o bıçağı, o noktayı en iyi onlar bilir. Güç bela ayakta durabilen biri gibi yaşamak istemiyorum. Senin gibi. Yaşamak istediğim için seni terk ediyorum. Yaşam gibi bir yaşam için.
… birkaç defa kişisel vedalarım oldu. Bazılarını kendi irademle seçtim fakat bazıları aklımın ucundan bile geçmemiş, her şeyi feda etmek zorunda kalsam da yaşanmasını istemeyeceğim vedalardı.
Her şeyi yanlış yaptın sen, dedi Connie volta atarken. Sevdiğin kişiye kafayı öyle bir takmıştın ki kendi yapmayı sevdiklerini beslemedin. Şimdi de onları tamamen kaybettin.