Ne yazık! Hepimizin yaşamında, yüreğimize bir mızrak darbesi alarak, başımızın üzerindeki gülden tacın yerini dikenli tacın aldığını hissederek otuz üç yılımızı bıraktığımız bir Golgotha vardır.
—Sevgili melek, bana bir gün söylediklerinizi tekrarlamama izin verin: Bunca şeyi nereden biliyorsunuz?
—Her acının öğrettiği bir şey vardır, onca acı çektiğim için bilgim derindir.
Tutkunun ürkütücü derecede fırtınalı hazlarının bedeli, ruhun dengesini altüst eden can sıkıcı endişelerdir. O fırtınaların coştuğu deniz kenarına geldim, onları çok yakından gördüm; beni çoğu zaman bulutlarıyla sardılar, dalgalar her zaman ayağımın dibinde kırılmadı, onların sıkıca kavradıkları yürekleri nasıl üşüttüğünü hissettim; yükseklere çekilmeliyim, yoksa bu uçsuz bucaksız denizin kıyısında öleceğim.