Her gün, küçük bir yaşamdır, her uyanış ve yataktan kalkış, küçük bir doğumdur, her taze sabah küçük bir gençlik, her yatağa gidiş ve uyuma küçük bir ölümdür.
Mantıklı bir adam, kandırılmışların arasında tüm saat kuleleri yanlış kurulmuş bir kentte, kendi saati doğru olan bir adama benzer. Saatin gerçekte kaç olduğunu bir tek o bilir, ama bu onun ne işine yarar? Tüm dünya yanlış zamanı gösteren kent saatlerine göre davranmaktadır; hatta bir tek onun saatinin doğru zamanı gösterdiğini bilenler bile.
Türkiye'de geleneksel kültür içinde sıradan bir Türk ailesinde yetişmiş bir genç kızın tümüyle bağımsızlığını ilan etmesi, hiç dağ görmemiş birinin Everest'in tepesine çıkmak için hayatını yeniden planlamasına benzer. Genç kız kaderinin kafesindedir ve bu kafesten çıkması olağanüstü bir farkındalık ve destek gerektirir. Bu kafesin kurallarından biri, genç kızın bir birey olarak kendi kaderine yön veremeyeceğidir.