Ayağı toprağa değdikçe uzaklaşamaz insan. Şehirlerden geçtikçe uzaklaşamaz. Çünkü şehir, bir hatırlama biçimidir. Her şehir, içinde bir hatırayı canlandıracak fotoğraflar taşır.
Savaş bir gün anlaşılabilir ve belki de bütün kıyıcılığına rağmen insanlık tarihinin sayfalarından dışarıya çıkamayacak şekil de geride bırakılabilir.
Pek çok savaşı kolektif zihnin geniş ve karanlık koridorlarında bıraktık.
Oysa bazı coğrafyaların kanını emen, kadınlarının gebeliğini emen, bulutları emen, çocukların saklambaçlarını emen canavara savaş demek haksızlık.
Savaş, bütün kıyıcılığına rağmen bir vicdanın nefes alabileceği kadar gözlerini kapatabilir, bu canavarlar ise asla.