“Ağlama duvarı ya da papazmışım gibi gelip içinizi boşaltıyorsunuz. Öğüt vermeye kalkışınca da dinlemiyorsunuz. O aptalca tartışmalarınız sizin olsun. “
Gene de bir burukluk duymuyor değilim. Baş ağrısına benzeyen sıkıntılı bir hüzün ya da. Geçip giden günlerimin ve şu saatimin bulanıklığını duyuran... Bir beklediğim mi vardı yoksa? Herkes gibi yaşamanın bir anlamı olduğunu sanıyordum da birden boşluğa mı düşüverdim.
Söz konusu kadınlar ne kadar gösterişsiz, kendi halinde olurlarsa olsunlar, beden yapılarından ya da huylarından konuşmak, onların bazı özelliklerini, niteliklerini abartmak, üstelik bu konularda biraz saygısızlık edip ileri gitmek hoşlarına gider.