Adinaton

Ancak Angel’in o nazik, yumuşak, o pek şefkatli genel görü­nümünün altında, ta derinlerde sert, kaskatı bir mantık gizliydi. Yumuşak toprağın içindeki sert bir maden damarı gibi, daha derine işleme çabasıyla yapılan her girişimi yarıda kesiyordu bu tabaka.
Sayfa 346
Reklam
‘‘Tess anlattıklarının doğru olmadığını söyle. Hayır, doğru olamaz.” “Doğru!” “Hepsi mi?” “Hepsi!" Clare, dudaklarından çıkacak bir yalanı, yalan olduğunu bile bile kabullenecekmiş gibi yalvararak bakıyordu ona.
Sayfa 342
Clare uzun uzun Tess’e baktı. Biricik, biricik Tess ’im o be­ nim! diye düşündü. Bu küçük kadının, iyi ya da kötü bahtımın bir parçası olduğunu yeteri kadar anlayabiliyor muyum? Hiç sanmam. Bunu tam anlamıyla kavrayabilmek için kadın olmak gerek. Dün­ya gözünde benim değerim neyse, onun da değeri o olacak. İleride başıma ne gelirse, onun da başına aynı şey gelecek. Başarısızlığa uğrarsam o da başarısızlığa uğramış sayılacak. Peki ya ben? Gü­nün birinde onu ihmal edecek miyim, incitecek miyim, onu sevdi­ğimi unutacak mıyım acaba? Tanrı korusun beni böyle korkunç bir suçu işlemekten!’
Sayfa 314
“Çünkü senin sev­ diğin kadın gerçekte ben değilim. Hayalinde yarattığın biri o. Olmam gereken biri.”
Sayfa 310 - Shakespeare: Beğendiğiniz bedenlere, hayalinizdeki ruhları koyup, bunu AŞK sanıyorsunuz
Aşkın derinliği, dürüst kişilerin ayıpladıkları bir suskunluğu meşrulaştırır mıydı?
Sayfa 309
Reklam