“Kalın duvarları delip özgür tutsakların yüreklerini aydınlatan bu ışık, yanı başındaki gönüllerin kalın duvarlarına çarpıp geri dönüyordu. Isıtamıyordu kabuk bağlamış bu yürekleri.
‘Ölümlerimiz bile,’ diyordu Canan, ‘ölümlerimiz bile yumuşatamıyorsa yüreklerinizi, neden bir kez daha düşünüp aynaya bakmıyorsunuz?’”