Yıldız Kenter
Başımı alıp dağlara çıkacağım avazım çıktığı kadar haykıracağım; Dağlar taşlar yıkanacak gözyaşlarımda, beni onlar anlayacak derken... Ben, sen anla diyordum aslında..
Baktın öylece anlayamadın.
Teselli edecek sözler aradın, çığlığı duyamadın Suskun olduğum günlerde yüreğimin neden buz tuttuğunu düşünmedin hiç…
Girip göz bebeklerinden bana bakmaya zaman mı yoktu, yürek mi? Bilmiyorum…
Ben beni anlatmaya yetmedim biliyorum.
Yıldız Kenter
seni sevdiğimi,
kimseler bilmeyecek,
benimle olduğunu,
kadehler boşaldıkça gözlerimin dolduğunu,
kimseler görmeyecek,
kış eksi yirmilerde
aşkınla yandığımı,
anılar diye diye hep seni andığımı
kimseler duymayacak,
bir gün yalnız sen duyacaksın sana bile söylenmemiş,
senin için saklanmış sevda sözcüklerini,
bir gün yolun sonunda
saatler durduğunda”
Evet, ağlamaklı oluyorum, demdir bu.
Hani, kurşun sıksan geçmez geceden, Anlatamam, nasıl ıssız, nasıl karanlık...
Ve zehir - zıkkım cıgaram.
Gene bir cehennem var yastığımda,
Ahmed Arif