Şimdi dünya herkesten yapılmış bir gönül yorgunluğu.
Şimdi dünya soğuk. İnsan büyüdükçe bir bir ayrılıyormuş sevdiklerinden.
İnsan güzellikten önce korkuyu görüyormuş. Şimdi dünya eşiklerde bir salkım gözyaşı.
Kimse odalara sığmıyor..
Ne çok şey öğretir hayat.
En çok da direnmeyi.
Sonra kimseye çok da güvenmemeyi.
Öyle her sıfatı herkese hemen vermemen gerektiğini.
Kalabalığın güzelliğini...
Yalnızlığın gücünü...
Kendi gücünü keşfetmenin en büyük mutluluk olduğunu.
Ama en çok da herkese “hiç kimse” olarak bakabilmeyi.
Bazı mevsimlerde güneş var diye aldanmayıp, yanına bir şey almanın gerekliliğini.
Yani ihtimalleri.
Hayatta her şeyin mümkünlüğünü.
Hikâyede Derviş'in dediği gibi:
“Bu da geçer yahu!” diyebilmeyi...